Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Genellikle stres, kaygı, boşluk hissi veya çocukluktan gelen bir alışkanlık olarak ortaya çıkan bu davranış, oruçlu olunan saatlerde farklı bir boyuta taşınır. "Yemek" kelimesiyle tanımlanan bu eylem, orucun "yeme-içmeden kesilme" tanımıyla dil bilimsel olarak örtüşse de, mahiyeti itibariyle bir beslenme faaliyeti değildir. Ancak ağız yoluyla bir maddenin koparılması ve yutulma ihtimalinin bulunması, ibadet hassasiyeti taşıyan kişilerde ciddi bir "Acaba orucum gitti mi?" korkusu yaratır. Özellikle tırnak parçasının boğazdan aşağı inip inmemesi durumu, meselenin fıkhi hükmünü tamamen değiştiren kritik bir detaydır. Peki, psikolojik kökenli bu davranış olan tırnak yemek orucu sakatlar mı, koparılan parça yutulursa ne olur ve Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda nasıl bir fetva vermiştir? İşte bu yaygın alışkanlığın oruçla imtihanına dair tüm detaylar...

Oruç ibadetinin bozulması için temel kriter, vücuda dışarıdan bir maddenin girmesi ve bu maddenin mideye ulaşmasıdır. Bu madde, ister besin değeri taşıyan bir gıda (ekmek, su, meyve) olsun, isterse besin değeri taşımayan yabancı bir cisim (taş, toprak, kağıt, tırnak) olsun; fıkhi açıdan "mideye giren madde" kapsamında değerlendirilir. Ancak orucun bozulup bozulmadığına veya cezasının (kaza mı kefaret mi) ne olacağına karar verilirken, yutulan maddenin "gıda olup olmadığına" ve "mutad (alışılmış) bir yiyecek olup olmadığına" bakılır. Tırnak yemek eylemi, genellikle istemsizce veya bir tik olarak yapıldığı için, kişi çoğu zaman tırnağı kopardığının veya yuttuğunun farkına bile varmaz. İşte bu farkındalık eksikliği ve eylemin sonucu, fetvanın yönünü belirler.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ