Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Hollanda Temsilciler Meclisi'nin 1915 kararına tepki gösterdi. Çelik'in açıklamalarından kısa bir süre sonra Hollanda Maslahatgüzarı, Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı.

Çelik, AK Parti Genel Merkezi'ne gelişinde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Hollanda'nın 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıyan kararını nasıl değerlendirdiğine yönelik soru üzerine Çelik, tarih üzerinden polemik yapmak suretiyle ortaya çıkan bu parlamento kararlarının iyi diyaloğa ve doğru çözümlere hiçbir şekilde hizmet etmeyeceğini söyledi.

Çelik, burada bir kere daha görüldüğü gibi bir parlamentonun hiçbir şekilde konuya vakıf olmadan böyle bir karar aldığını ifade etti.

Bu kararın neticesinde ortaya çıkan şeyin hiçbir şekilde Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine olanak sağlamayacağına işaret eden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aynı şekilde bu karar sonucunda ortaya çıkan şey, bu meselenin çözümüne ve konuşulmasına, iyi bir diyalog ortamı oluşmasına da imkan sağlamayacaktır. Daha önce Türkiye buradaki tavrını ortaya koydu. Ortak bir acıdan bahsettik. Cumhurbaşkanımız o zaman yaptığı konuşmada, Tarih Komisyonu kurulmasını, herkesin arşivlerini açmasını ve bu arşivlerin açılması neticesinde ortaya çıkacak karara da herkesin saygı duymasını istedi.

O zaman, herkes çok iyi hatırlayacaktır, karşılıklı olarak güven arttırıcı tedbirler söz konusu olacaktı. Fakat karşılıklı olarak o güven artırıcı tedbirler konusunda yapılacak çalışmalarla ilgili adım atılacakken, herkesin bildiği gibi, Ermenistan Anayasa Mahkemesi o kararı iptal etti. Dolayısıyla diyaloğa, burada oturup da beraber çalışmaya yanaşmayan taraf Ermenistan Anayasa Mahkemesinin kararıyla Ermenistan olmuştur."

"BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR"

Çelik, hem diasporanın tutumunun hem de bazı parlamentoların aldığı bu kararın esasında Ermenistan'ın daha da izole olmasına, doğru bir diyalog ortamının ortaya çıkmamasına yol açtığını vurguladı.

"Bizim arzu ettiğimiz şey, Srebrenitsa gibi bir soykırım meselesinde son derece sorumluluğu olan, son derece yanlış işlere imza atmış olan, bu soykırım konusundaki sorumluluğu açık olan Hollanda'nın bu konularda daha dikkatli davranması gerektiğiydi. Dolayısıyla Türkiye açısından bir geçerliliği yoktur." diyen Ömer Çelik, "Tabii ki Hollanda hükümetinin, parlamentonun aldığı bu karara karşı bir bilgi notunu göndermesini not ediyoruz. Bu önemlidir ama her halükarda bu parlamentonun aldığı kararı kınıyoruz, bizim için yok hükmündedir." değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRK VE RUM TARAFININ ONAYI GEREKİR"

Akdeniz'deki petrol arama gerginliğinden sonra Rum tarafının, AB nezdinde bir yaptırım girişiminin söz konusu olduğu anımsatılarak bu konuda Türkiye'nin bir girişiminin olup olmayacağının sorulması üzerine AB Bakanı Çelik, şöyle konuştu:

"Bu konuları tabii konuşuyoruz. Şu açık ve net bir şekildedir, burada hem Rum tarafının tavrı yanlıştır hem de Avrupa Birliği'nin tek taraflı tutum alması yanlıştır. Doğu Akdeniz'de arama çalışmalarının olması için ortak zenginliğin sahibi Kıbrıs Türk tarafının ve Kıbrıs Rum tarafının onayı gerekir.

Avrupa Birliği, sınır sorunlarını çözmemiş, Kıbrıs Türkleriyle problemini halletmemiş Güney Kıbrıs Rum kesimini Avrupa Birliğine alarak bir hata yaptı. Şimdi de münhasır ekonomik bölge ilan ettiği yerler, biliyorsunuz Türkiye'nin kıta sahanlığıyla da çatışmaktadır. Hem Kıbrıs Türklerinin hem Türkiye Cumhuriyeti'nin haklarını ihlal eden bir durumdur. Dolaysıyla bu çerçevede biz hiçbir şekilde buna müsaade etmeyeceğimizi, bunu doğru bulmadığımızı ifade ettik. Avrupa Birliği, bu konularda da tek taraflı tutum almamalıdır. Tek taraflı tutum alması halinde Türkiye'nin kuşkusuz buna tepkisi olacaktır."

HOLLANDA MASLAHATGÜZARI DIŞİŞLERİ'NE ÇAĞRILDI

Hollanda'nın Maslahatgüzarı Erik Westrate, Hollanda Meclisinin 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıyan kararı dolayısıyla Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Maslahatgüzar Weststrate'ye, dün Hollanda Temsilciler Meclisi'nde alınan 1915 olaylarına ilişkin kararla ilgili Türkiye'nin kaygıları iletildi.

Bakanlıktan dün yapılan açıklamada da "Hollanda Temsilciler Meclisinin bugün 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan kararlar almasını şiddetle kınıyoruz. Avrupa’nın ortasında Srebrenitsa’da acısı hala dinmemiş soykırıma göz yuman bir ülkenin meclisinin aldığı söz konusu mesnetsiz kararların ne tarihte ne adalette yeri vardır. Dolayısıyla hiçbir hukuki bağlayıcılığı ve geçerliliği yoktur." ifadelerine yer verilmişti.

Türkiye’nin 1915 olaylarına ilişkin tutumunun tarihi olgulara ve hukuki normlara dayalı olduğu vurgulanan açıklamada, Avrupa hukukuna yerleşmiş içtihatlar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarının, bu hususta haklılığı ortaya koyduğu belirtilmişti. Açıklamada, Hollanda hükümetinin, Temsilciler Meclisinin soykırıma ilişkin değerlendirmesini uygulamayacağı ve Erivan’da düzenlenen anma törenlerinde temsil edilmenin olayların soykırım olarak kabul edildiği anlamına gelmeyeceği yönündeki açıklamasının not edildiği vurgulanmıştı.

Hollanda parlamentosu, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını "soykırım" olarak tanımıştı. Parlamentoda 3'e karşı 142 oyla kabul edilen önergeye sadece Türklerin kurduğu Denk Partisi karşı oy kullanmıştı. Parlamentoda alınan karar, hükümet protokolüne uymuyor. Hükümet protokolüne göre, soykırımların tanınmasında, uluslararası mahkemelerin hükümleri, Birleşmiş Milletlerin (BM) bilimsel araştırma ve bulgularındaki açık ve net olan sonuçların yönlendirici olması gerekiyor. Hollanda'da hükümet, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ne göre hareket ediyor. Bu nedenle kararın hükümet açısından bağlayıcılığı bulunmuyor.

AZERBAYCAN'DAN HOLLANDA MECLİSİNİN KARARINA TEPKİ 

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hikmet Hacıyev, Hollanda Temsilciler Meclisi'nin 1915 olayları ile ilgili Ermeni iddialarını "soykırım" olarak tanımasına ilişkin kararın kasıtlı ve ön yargılı olduğunu belirterek, Hollandalı milletvekillerini Hocalı katliamı konusunda da görüş bildirmeye davet etti.

Hacıyev, konuya ilişkin yayınladığı yazılı açıklamada, sahte tarihi bilgilerin kasıtlı siyasi amaçlar için kullanılmasını doğru bulmadıklarını vurgulayarak, Hollanda Temsilciler Meclisinin kararının kasıtlı ve önyargılı olduğunu bildirdi.

Ermenistan'ın çirkin siyasi amaçlarla arşivlerini açmadığını ve iddialarla ilgili tarihçilerin ortak araştırma yapmasını kabul etmediğine işaret eden Hacıyev, "Çünkü 1. Dünya Savaşı'nda Ermeniler Anadolu'da ve tarihi Azerbaycan toprakları olan Zengezur ve Gökçe bölgelerinde, Karabağ'da katliamlar yapmıştı. 1980'li yılların sonlarından başlayarak Ermenistan Azerbaycan'a karşı saldırı gerçekleştirmiş, sivillere karşı insanlık suçu işlemiştir. 26 Şubat 1992'de Ermenistan'ın şimdiki yöneticilerinin de bizzat komutanlığı altında Hocalı'da soykırım yapılmıştır. Hollanda Temsilciler Meclisini çifte standartı bir kenara bırakıp, adalet ve tarafsızlık ilkelerine göre hareket ederek Hocalı soykırımı konusunda da görüş bildirmeye davet ediyoruz."