Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
HT PAZAR / Gülenay BÖREKÇİ

Mehmet Bilal; “Üçüncü Tekil Şahıs”, “Adresinde Bulunamadı” ve “Üvey” gibi kitaplarıyla tanıdığımız bir romancı. Aynı zamanda “Aliye” ve “Binbir Gece” gibi her biri daha ilk bölümde fenomen olan televizyon dizilerinin senaristi. Daha doğrusu senaryo ekibinin içinde görev alan yazarlardan biri... Mehmet Bilal şimdi heyecan verici bir kitapla yeniden okur karşısında. Nar Kitap’tan çıkan “Béla: Osmanlı’da Bir Vampir” cesur ve tutkulu bir proje. Üstelik Mehmet Bilal’in sohbetimiz sırasında bana müjdelediği bir fantastik roman dizisinin de ilki... Onunla Osmanlı’da vampir olmakla kalmayıp Osmanlı’da bir nevi rock star da olan kahramanı Béla’yı ve romanını konuştuk.

İlk sorum: Vampirleri neden çekici buluruz, bize neyi vaat eder veya hatırlatırlar?

Yaşayan birer ölü olmaları yeterince baştan çıkarıcı galiba. Yani içinde barındırdığı çelişki. Ölümsüzlük vaadi, sonsuz gençlik imkânı, meydan okuyan bir güce sahip olma ihtimali, elbette bütün bunların getirdiği bir küstahlık... Biraz da sunduğu estetik olabilir. Filmlerde ve kitaplarda vampirler hep biraz soylu, zarif ve gizemli, günümüz tabiriyle “cool” varlıklar. Özenle seçtikleri kurbanlarından kan içme biçimleriyse neredeyse erotik bir birleşme gibi... Nereden bakarsanız, çok kışkırtıcılar.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ