İçinden seçim geçen filmlerden ziyade seçim kampanyalarını merkeze alan politik öykülere odaklandık...
Yön: Michael Ritchie “Siyaset” ya da “seçim” deyince akla gelen ilk filmlerden biri. Jeremy Larner’in yazdığı senaryo hayali bir öykü üzerinden politik sistemi derinlemesine sorguluyor. Senato seçimlerinde kazanma ihtimali çok düşük olan Bill McKay (Robert Redford), başlangıçta özgür, cesur ve samimidir. Kazanma ihtimalinin belirmesiyle, parti kampanyaya ağırlığını koyar ve işler değişmeye başlar... Final sadece politikacıları değil, siyasi sistemi ve seçmenleri de sorguluyor.
Yön: Alan J. Pakula İki Washington Post muhabirinin gerçekten yaşanmış öyküsünü anlatan film, kuşkusuz gelmiş geçmiş en iyi gazetecilik filmlerinden biri. Öte yandan bir tür “seçim filmi” olarak görmek de mümkün. Robert Redford ve Dustin Hoffman’ın canlandırdığı iki muhabir, Watergate binasındaki basit bir hırsızlık olayını ısrarla takip ederek ABD Başkanı Richard Nixon’ın üçüncü kez Başkan seçilebilmek için yürüttüğü seçim kampanyasının kirli yanlarını açığa çıkartıyor. Tarihe Watergate Skandalı olarak geçen olay sonucunda Nixon istifa etmek zorunda kalmıştı.