Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dilek Birgen / GAZETE HABERTÜRK

Bakımlı ve ışıl ışıl saçlarla her ortamda tüm bakışları üzerimize kolayca çekebiliriz. Ancak güzelliğin büyük silahı saçlar, ne yazık ki stres, hava koşulları, tiroit hastalığı, kronik rahatsızlıklar, demir eksikliği, yanlış beslenme gibi pek çok faktör nedeniyle kolayca yıpranıyor, kısa sürede dökülmeye başlıyor. Yapılan istatistikler gösteriyor ki, Türkiye’de her 3 erkekten ve her 5 kadından 2’si saç dökülmesi sorunu yaşıyor. Erkeklerde daha çok genetik yatkınlık sebebiyle dökülürken, kadınlarda ise sürekli fön çektirmek, saçlara sık aralıklarla kimyasal işlemler uygulatmak süreci hızlandırıyor. Ancak artık saç dökülmesi problemini önlemek mümkün olabiliyor. Koreli bir firmanın 15 yıldır üzerinde çalıştığı saç dolgusu uygulaması ile başarılı sonuçlar elde edilmeye başlandı. Tüm dünyada büyük yankı uyandıran ve şimdiden dünya starlarının kullanmaya başladığı saç dolgusuyla ilgili Dermatolog Uzm. Dr. Elif Ebru Güner, “Saç ektirme işleminden daha kolay, en büyük özelliği kadınlarda uygulanabilmesi ve kellik boyutuna varmadan saç dökülmesini durdurabilmesi” diyor. 15 günde 1 uygulanan saç dolgusunun içerisinde hyaluronik asit ve peptidlerin bileşiminden oluşan bir karışım bulunuyor. Hücrelerdeki üretimi artıran bu karışım, radyo terapi yöntemi ve ince enjeksiyon yardımıyla 1’er cm aralıklarla saç derisi altına yerleştiriliyor. Karışım, deride 15 gün kalıyor. 4 seans (2 ay) sonrasında ise saç dökülme problemini ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor. Dr. Güner, bu dolgunun yılda 1 kez tekrarlanmasını öneriyor. Saçta son yıllarda popüler olan diğer yöntem ise kök hücre tedavisi. Bu tedavi, saç kökü hücrelerinin çoğaltılması ve bu sırada ortaya çıkan otosomal kimyasal bileşenlerin uygulanmasını kapsıyor. Dr. Melike Külahçı yöntemi şöyle anlatıyor: “Önce birkaç saç kökü alınıp laboratuvarda çoğaltılıyor. 6 hafta sonra çoğalan hücrelerin salgıladığı kimyasallarla ilk enjeksiyon için hasta çağırılıyor. İkinci uygulama 4 hafta sonra ağrısız bir enjeksiyonla yapılıyor. Saçlı deri vücudun kendi üretimi olan “growth faktörden” zengin bu iki enjeksiyonla saç köklerini tetikleyerek saçların çoğalmasını destekliyor.”

NEDEN TRİKOLOG?

Yukarıda saydığım yöntemler tıbbın geldiği son noktalar. Ancak saçları kaybetmeden harekete geçmek çok daha önemli. İşte bu noktada trikoloji biliminden yardım almak gerekiyor. Trikoloji bilimi; saç ve saç derisiyle ilgili sorunların teşhisinde ve çözümünde uygulanan bilimsel yöntemler bütünü. İstanbul’da hizmet veren Akademi Saç Terapi Merkezi 3 uzman trikologla, saç problemlerine saç ekimine gerek kalmaksızın çözüm bulmaya çalışıyor. Trikoloji uzmanları Evrim Bayraktar, Burcu Çayözü ve Serap Öztürk Niya trikoloji biliminin çözüm bulabileceği sorunları şöyle sıralıyorlar: “Saç kaybı, saç kıran, kellik, saç ve sakalların çıktığı bölgelerdeki deri problemleri, düzelmesi mümkün olmayan genetik saç sorunlarının kontrol altına alınması, bakteri, mantar veya virüs kaynaklı olmayan saç ve saç derisi enfeksiyonları, saçın renk kaybı, saç ekimi sonrasında gerekli olan bakım ve danışmanlık, yetersiz beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunlarının saça yansıması, hamilelik, ilaç kullanımı, yüksek ateş gibi vücudun hayati organları korumaya aldığı dönemlerde yaşanan saç kayıpları, ameliyat ve kazalardan sonra oluşan saç kayıpları.” Psikolojimizden çevre faktörlerine kadar pek çok çevresel koşuldan da etkilenen saçlar, biraz özen istiyor.