'Hayalim insana benzeyen otomobiller'
Birçok ünlü markada pek çok modele imza atan otomobil tasarımcısı Laurens Van der Acker, Renault'da Rönesans'ı başlattığı Yeni Clio'yu tanıtmak için İstanbul Autoshow'daydı...
AYSUN ÖZ KAŞİ/HT PAZAR
Sabah erkenden İstanbul Beylikdüzü’ndeki TÜYAP FuarMerkezi’nin önündeydim... Stantlarına geçmeden önce kapının önünde son sigaralarını içen ince uzun, kısa etekli hostes kızlar, Autoshow’un başladığını haber veriyordu. İçeri girer girmez spotlar altında parlayan yüzlerce otomobil ziyaretçileri karşıladı. Bense, 2009’da 22 yıllık Renault Tasarım Direktörü Patrick le Quément’ı koltuğundan eden Laurens Van der Acker’i bekliyordum.Markaya Rönesans yaşatma hedefiyle yolan çıkan Acker, ilkmeyvesi Yeni Clio için fuardaydı.
Dünya basınının önüne geçen ay Rönesans’ın doğduğu Floransa’da çıkarılan Yeni Clio için Acker “Sınıfında en zengin kişiselleştirme olanağı sunan bir otomobil” diyor.
47 yaşındaki Hollandalı tasarımcı, işe Bugatti’de başlamış. Ardından Audi, Ford veMazda’da birçokmodele imza atmış. Giyime kuşama özellikle de spor ayakkabılara ilgisi olan Acker, otomobil tasarlamayı anlattı...
Otomobil tasarım süreci nasıl işliyor? Günde kaç saat tasarım yapıyorsunuz?
Takım çalışmasıyla yürüyen, herkesin ayrı görevlerinin olduğu bir süreç. Her takım üyesi bağımsız ama temelde amaca yönelik bir işbirliği var. Bu süreç çoğu kez, iş günü anlamında zamandan bağımsız işleyebiliyor.
Tasarımcının antrenmanı nedir? Romancı roman okur, siz otomobillere mi bakıyorsunuz? İlham mı geliyor?
Hayatımın her alanından ilham alıyorum. Gezdiğim, gördüğüm coğrafyalar; farklı kültürler, yapılar...
Otomobil tasarlamanın elbise, bina ya da sanatsal bir ürün tasarlamaktan farkı ne?
Markanın değerlerini kendi bakışımla yansıtmalıyım. Yani kendi stilim ve tarzım markanın değerleriyle birlikte hayat bulmalı. Ünlü bir moda tasarımcısı bir markadan diğerine geçtiğinde, o markanın değerlerini yansıtan tasarımlar yapmak zorunda. Ancak mimarlıkta durum değişiyor. Mimarı marka olarak satın alırsınız. Aynı mimarın elinden çıkan yapılar çok benzerdir ve yalnızca mimarın tarzını yansıtır.
Otomobil tasarımında, motoru yapan mühendisler, kaportayı takan ustalarla nasıl bir işbirliği var aranızda?
Herkesin uzmanlık alanları var ama kimse bağımsız bir adım atamıyor. Motoru yapan mühendis, ilgi alanını otomobilin yalnızca motoruyla sınırlı tutamıyor. Çünkü otomobilin dış yapısı, ağırlığı, tasarımı “Nasıl bir motor” sorusuna ışık tutuyor. Benzer şekilde teknolojik donanımla ilgili çalışan uzman da dış hatlardan ya da ölçülerden bağımsız çalışamıyor.
‘5 YAŞINDA EGZOS TASARLADIM’
5 yaşındayken egzoz tasarlamışsınız; ne münasebet?
Babam mimar olduğu için elime aldığım ilk oyuncaklar kâğıt ve kalem. Bina resimleri çizerek başladım bu işe. Sonra sıkıldım ve otomobil figürleri çizmeye başladım.
Otomobil tasarlarken ne hayal ediyorsunuz?
İnsan gibi görünen otomobiller tasarlamak istiyorum. Hayatın her aşaması için uygun otomobiller... Kişiselleştirmek trend ve siz de kişiselleştirmeye imkân tanıyorsunuz. Kullanıcı için otomobilin tasarımı, kendini yansıtması, aranan bir özellik. Bu nedenle otomobiller farklı donanım seçenekleriyle sunuluyor. Ancak bunlar artık, kullanıcının “Bu benim otomobilim” demesi için yeterli olmuyor. Mesela Clio, iç donanımdan dış aksesuvarlara kadar birçok unsuru teker teker değiştirmeye, seçmeye olanak veriyor.
‘TÜKETİCİ ÜRETİME KATILIYOR’
Kişileştirme oluyor ama sonuçta sizin imkân verdiğiniz kadar. Ya müşteri daha fazlasını isterse?
Bu konuda ileri bir noktadayız. Yeni Clio ile kendi otomobilinizi bir tablet bilgisayar aracılığıyla yaratıp sipariş vermenize olanak var.
Pek çok ürüne internet, sadece olsun diye katılıyor. Gerçekten işe yarıyor mu? Tasarımda teknoloji doğru yöne mi gidiyor? Tasarımsal mı, işlevsel mi, yoksa fuzuli mi?
Bir ürüne ekstra bir özellik eklemek her zaman tasarım değildir. Teknoloji de tasarımın bir unsuru olabilir. İlk anda ilgi görmeyen bir tasarım zamanla alışkanlık haline bile gelebilir.
Kişisel bir talep standart hale geldi mi hiç?
Otomobilde standartlar ihtiyaç, talep ve Ar-Ge üçgeniyle oluşuyor. Önceden opsiyon olarak sunulan birçok özellik artık standart.
‘Otomobilden yola çıkarak ayakkabı tasarladım’
Bir de meşhur ayakkabılarınız var...
Kaç çift olduğunu bilmiyorum ama ayakkabılarımı seviyorum. Paris Otomobil Fuarı’nda, Adidas’ın Clio için ürettiği “Clio4Love” ayakkabılarımı giydim. Ayakkabı bana otomobili çağrıştırıyor.
Ayakkabınızı otomobile göre mi seçiyorsunuz?
40 yaşında takım elbise giymeye başladım. İlk giydiğimde aynaya baktım ve aynada babamı gördüm! Hâlâ genç olduğumu hatırlamak için değişik ayakkabılar giymeye başladım. Spor ayakkabıları seviyorum ve genellikle onları tercih ediyorum.
Ayakkabıdan ilham alıp otomobil tasarladığınız oldu mu?
Renault’da kullandığımız her renge göre Adidas’ın sitesinden kendime yeni ayakkabılar tasarladım. Ancak henüz ayakkabıdan yola çıkarak otomobil tasarlamadım!