Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi Ana Beatriz Barros, Intimissimi modeli, Verona, Ana Beatriz, Intimissimi iç çamaşırları

        Seda Yılmaz/ HT CUMARTESİ

        Bizim Ana Beatriz” diyebileceğimiz kadar çok Türkiye’ye geldi gitti, çekimlere katıldı, haber oldu. Beyaz Show’a bile çıktı. Bu Habertürk’e verdiği kaçıncı röportaj hatırlamıyorum. Geçen aylarda İstanbul’a geldiğinde buluşamamıştık Brezilyalı Barros’la. Kısmet Verona’yaymış. 20 Eylül akşamı tarihi Arena di Verona’daki “Intimissimi on Ice Opera Pop” gösterisi öncesi buluştuk. İtalyan iç çamaşırı markası Intimissimi’nin buz pistinde opera müzikleri ve dünyaca ünlü artistik buz patencilerini bir araya getirdiği gösteriyi serin bir eylül akşamında gözümüzü kırpmadan izledik. Operanın popüler kültürle bu keyifli buluşmasını Ana Beatriz Barros’la birlikte markanın diğer işbirliği yaptığı güzeller Irina Shayk, Blanca Suarez, Bianca Balti, Lena Gercke, Katsia Zingarevich ve Martha Graeff gibi isimler de izledi. İşte Ana Beatriz Barros ile ayaklarımız donmadan önce yaptığımız, zor şartlar altında çalıştığı 14 yıllık kariyeri, Brezilya’nın kadın devlet başkanı, Dünya Kupası’ndaki ağır yenilgileri ve Türk dizilerine sıcak bakıp bakmadığa kadar uzanan söyleşimiz...

        ■ Yakın zaman önce çekim için İstanbul’daydınız. Burada ne kadar çok hayranınız olduğunu fark etmişsinizdir.

        Elbette... İnsanlardan çok iyi bir enerji aldım. Bana çok iyi davrandılar, çok güzel karşıladılar. Kendimi evimde hissettim... Türk hayranlarımla zaten Instagram’da, Facebook’ta da konuşuyordum. Ben de Türkiye’yi çok seviyorum zaten en beğendiğim ülkelerden biri olduğunu herkes bilir.

        ■ Ancak yaz tatilini Türkiye’de değil Yunanistan’da geçirdiniz...

        Evet, ne yazık ki Türkiye’de değil. Sadece 15 gün tatil yapma fırsatım vardı, onu da erkek arkadaşımın Yunanistan’daki evinde geçirdik. Ama rahatlamak ve yaklaşan iş temposuna hazırlanmak için yeterli oldu.

        ■ İki haftalık tatil fena sayılmaz sizin için 14 yaşından bu yana durmadan çalıştığınızı düşünürsek. Bu uzun kariyerinizde kaç defilede veya reklamda yer aldığınızı hatırlayabiliyor musunuz?

        Büyük ihtimalle yer aldığım defilelerin sayısı çok fazladır. Ama 280 kez dergilere kapak olduğumu biliyorum.

        ■ Bu kadar çok çekim, uçak yolculuğu, seyahat... Modellik için “Ağır işçilik gerektiriyor” diyebilir miyiz? Hayatınızda dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

        Evet, gerçekten çok zor, çünkü belli bir rutinimiz yok. Bazen ailenize, arkadaşlarınıza, sevgilinize bile ayıracak zaman bulamıyorsunuz. Ama bu iki yaşamı dengede tutmayı bir şekilde başarıyorsunuz. Bazen 2-3 gün izin alıyorum ve ailemin, erkek arkadaşımın yanına gidiyorum. Ama yine de çok zor. Her zaman yalnız başınasınız, sürekli seyahat ediyorsunuz. Hatta uçakta yatağımdan daha rahat uyuduğum oluyor. Seyahat etmek benim için sorun değil ama yine de yorucu.

        ■ Bazen özel günlerden, güzel tecrübelerden geri kaldığınızı hissediyor musunuz, hayatı kaçırdığınızı?

        Evet, özel günlerin çoğunu kaçırıyorum. Ailemin, arkadaşlarımın mutlu anlarında yanlarında olamıyorum ama hayatta her şeye bir arada sahip olamazsınız.

        ■ Peki, bu hızlı yaşamda en çok özlemini duyduğunuz şey nedir?

        En çok sevdiklerimi özlüyorum. Keşke onlarla daha çok bir arada olabilsem.

        ■ Daha önce yine Habertürk’e verdiğiniz bir röportajda ayağınızın 41 numara, bacaklarınızın selülitli olduğundan yakınmıştınız. Ama görüyorum ki böyle bir şey yok.

        Evet. (Gülüyor.) Keşke ayaklarım daha küçük olsaydı. Ama yapacak bir şey yok, bunu değiştiremeyeceğim için mutlu olmayı öğrendim.

        ‘İTİRAF EDELİM, BEN GÜZELİM’

        ■ Tüm kadınların ve erkeklerin hayran olduğu birisiniz. Ancak sizin de ayna karşısında mutsuz olduğunuz anlar oluyor mu?

        Elbette. Bazen önemli bir çekimin olduğu gün bir uyanıyorum suratımda sivilceler çıkmış oluyor. Her kadının kendini güzel hissetmediği günler olur. Böyle günlerde hemen oturup biraz makyaj yapar, saçımla ilgilenirim. O zaman belki güzel hissetmeye başlayabiliyorum. Haydi, itiraf edelim. Ben güzelim. (Gülüyor.) Ama bu konuda yardım alıyorum tabii.

        ■ İki kardeşiniz var. Onlar da sizin kadar güzel mi?

        Bu çok güzel bir soru. En büyük ablam eskiden modellik yapıyordu. Diğer ablamsa doktor. Birbirimizden çok farklı olduğumuzu düşünüyorum. Ve gerçekten çok güzeller.

        ■ Sizin peşinizden bu kariyere atılmak istemediler mi?

        Hayır, küçüklüğümüzden beri annem bize hep kendimizle yetinmemizi söyledi. Başkalarının ne yaptığından bağımsız olarak, kendi kariyerimize odaklanmamızı isterdi. Bu yüzden hepimiz başarılı olmak istedik ama kendi çizdiğimiz yolda.

        ■ Belli bir süre sonra kariyerinize ne yolda devam etmeyi düşünüyorsunuz? Tasarımcı ya da oyuncu olmak gibi bir planınız var mı?

        Evet, ben kendi markamı başlatmak istiyorum. Moda sektöründe bir marka olacak ve buna yakın zamanda başlamayı düşünüyorum. Ama televizyonda yer almak da isterdim, sunuculuk gibi bir şey olabilir. Ama yine modayla alakalı olsun isterim. Ama ilk hedefim, kendi giyim markamı yaratmak.

        ‘DANTEL KESİNLİKLE DANTEL’

        ■ Türkiye’de diziler oldukça popüler. Bir teklif gelecek olsa, İstanbul’da bir dizide oynamak ister misiniz?

        Tabii ki, bu teklifleri göz önünde bulundururum. Hayatta yeni maceralara her zaman açığım, bu yüzden bu teklifi değerlendirirdim.

        ■ Bir İtalyan markasıyla çalıyorsunuz. Bu markanın tasarımlarında Rönesans’ın etkilerini görüyoruz. Sizin hayatınızda “Rönesans” olarak nitelendirebileceğiniz dönüm noktalarınız oldu mu?

        İntimissimi gibi büyük bir markanın yüzü olduğum için çok mutluyum. Markanın kendisine, tasarımlarına zaten hayrandım. Bu markayı temsil ettiğim için çok gurur duyuyorum.

        ■ Peki, iç çamaşırında tercihiniz nedir?

        Dantel, kesinlikle dantel. Her türlü kıyafette dantel favorimdir. Çok çekici, şık ve zarif bir kumaş olduğunu düşünüyorum.

        ‘Kadın devlet başkanımızla gururluyum’

        ■ Biraz da Brezilya’dan bahsedelim. Dünya Kupası’nda üzücü bir sonuç aldınız. Bunun ülkeniz için çok önemli olduğunu biliyorum...

        Ne yazık ki, Brezilya sahada elinden gelen performansı tam sergileyemedi. Biraz disiplinsizlerdi bu yüzden Almanların kazanmayı hak ettiğini düşünüyorum. Onlar kazandığı için mutluyum. En azından takımımıza ve ülkemize, disiplin olmazsa başarının gelmeyeceğini göstermiş oldular. İyi bir ders çıkarmış olduk.

        ■ Brezilya’nın devlet başkanı bir kadın... Bunun ülkedeki kadınlara bir avantaj sağladığını düşünüyor musunuz?

        Evet, 21. yüzyılda kadınların da lider olabileceğini ülkeme göstermiş oldu. Bence bu çok önemli. Erkeklerin yapabildiği her şeyi, kadınların da yapabileceğini, dünyadaki herkesin anlaması gerekiyor. Bir kadın tarafından temsil edilmek beni çok mutlu ediyor ve bu geriye değil, ileriye gittiğimizin bir göstergesi.

        ■ Peki size bir teklif getirilse, ülkenizde siyaset alanında çalışmak ister miydiniz?

        Hayır. (Gülüyor.) Hayır, bu çok zor bir meslek. Ülkeme başka yönlerden katkı sağlamayı tercih ederim.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ