Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İnanç Zariyat Suresi Okunuşu ve Anlamı: Zariyat Suresi Arapça Yazılışı, Türkçe Anlamı, Meali, Tefsiri ve Okunuşu
        1

        Zariyat Suresi, İslam dini için önem taşıyan dualar arasındadır. Zariyat Suresi, Kur'an'ın 51. suresidir. Sure, 60 ayetten oluşur. Mekke devrinde indirildiğine inanılan sure ismini ilk ayette geçen ve esip savuran rüzgarlar anlamına gelen “ez-zariyat” kelimesinden alır. Zariyat Suresi'nde Allah’a inananların durumundan, İbrahim ve Musa Peygamberlerden, Ad ve Semud kavimlerinden, Nuh Peygamber'in kavminden ve zalimlerden bahsedilir. Zariyat Suresi Arapça okunuşu, Türkçe anlamı ve yazılışı hakkında bilgi sahibi olmak için doğru yerdesiniz. Bu sureyi ezberinizden bilmiyorsanız önce okumalı, daha sonra tekrar etmelisiniz. İşte, Zariyat Suresi Türkçe - Arapça okunuşu, anlamı, Diyanet meali, tefsiri, fazileti ve yazılışı...

        2

        Zariyat Suresi Arapça Okunuşu

        Bismillahirrahmanirrahim.

        1.Vezzariyati zerva

        2.Fel hamilati vıkra

        3.Fel cariyati yusra

        4.Fel mukassimati emra

        5.İnnema tuadune le sadık

        6.Ve inned dine le vakı'

        7.Ves semai zatil hubuk

        8.İnnekum le fi kavlim muhtelif

        9.Yu'feku anhu men ufik

        10.Kutilel harrasun

        11.Ellezine hum fi ğamratin sahun

        12.Yes'elune eyyane yevmud din

        13.Yevme hum alen nari yuftenun

        14.Zuku fitnetekum hazellezi kuntum bihi testa'cilun

        15.İnnel muttekıyne fi cennativ ve uyun

        16.Ahızıne ma atahum rabbuhum innehum kanu kable zalike muhsinin

        17.Kanu kalilem minel leyli ma yehceun

        18.Ve bil eshari hum yestağfirun

        19.Ve fi emvalihim hakkul lis saili vel mahrum

        20.Ve fil erdı ayatul lil mukınin

        21.Ve fi enfusikum e fe la tubrırun

        22.Ve fis semai rizkukum ve ma tuadun

        23.Fe ve rabbis semai vel erdı innehu lehakkum misle ma ennekum tentıkun

        24.Hel etake hadisu dayfi ibrahimel mukramin

        25.İz dehalu aleyhi fe kalu selama kale selam kavmum munkerun

        26.Ferağa ila ehlihi fe cae bi ıclin semin

        27.Fe karrabehu ileyhim kale e la te'kulun

        28.Fe evcese minhum hıyfeh kalu la tehaf ve beşşeruhu bi ğulamin alim

        29.Fe akbeletimraetuhu fi sarratin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akıym

        30.Kalu kezaliki kale rabbuk innehu huvel hakimul alim

        31.Kale fema hatbukum eyyuhel murselun

        32.Kalu inna ursilna ila kavmim mucrimin

        33.Li nursile aleyhim hıcaratem min tıyn

        34.Musevvemeten ınde rabbike lil musrifin

        35.Fe ahracna men kane fiha minel mu'minin

        36.Fe ma vecedna fiha ğayra beytim minel muslimin

        37.Ve terakna fiha ayetel lillezine yehafunel azabel elim

        38.Ve fi musa iz erselnahu ila fir'avne bi sultanim mubin

        39.Fe tevella bi ruknihi ve kale sahırun ev mecnun

        40.Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemmi ve huve mulim

        41.Ve fi adin iz erselna aleyhimur rihal akıym

        42.Ma tezeru min şey'in etet aleyhi illa cealethu kir ramim

        43.Ve fi semude iz kıyle lehum temetteu hatta hıyn

        44.Fe atev an emri rabbihim fe ehazethumus saıkatu ve hum yenzurun

        45.Femestetau min kıyamiv ve ma kanu muntesırın

        46.Ve kavme nuhım min kabl innehum kanu kavmen fasikıyn

        47.Ves semae beneynaha bi eydiv ve inna le musiun

        48.Vel erda feraşnaha fe nı'mel mahidun

        49.Ve min kulli şey'in halakna zevceyni leallekum tezekkerun

        50.Fe firru ilallah inni lekum minhu nezirum mubin

        51.Ve la tec'alu meallahi ilahen ahar inni lekum minhu nezirum mubin.

        52.Kezalike ma etellezine min kablihim mir rasulin illa kalu sahırun ev mecnun

        53.E tevasav bih bel hum kavmun tağun

        54.Fe tevelle anhum fe ma ente bi melun

        55.Ve zekkir fe innez zikra tenfeul mu'minin

        56.Ve ma halaktul cinne vel inse illa li ya'budun

        57.Ma uridu minhum mir rizkıv ve ma uridu ey yut'ımun

        58.İnnellahe huver razzaku zul kuvvetil metin

        59.Fe inne lellezine zalemu zenubem misle zenubi ashabihim fe la yesta'cilun

        60.Fe veylul lillezine keferu miy yevmihimullezi yuadun

        3

        Zariyat Suresi Türkçe Anlamı

        Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismiyle.

        1, 2, 3, 4, 5, 6.Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

        7, 8.Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

        9.Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.

        10, 11.Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

        12."Ceza günü ne zaman?" diye sorarlar.

        13, 14.Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

        15, 16.Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

        17.Geceleri pek az uyurlardı.

        18.Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

        19.Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

        20, 21.Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

        22.Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

        23.Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size vadolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.

        24.(Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?

        25.Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selam olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selam olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).

        26.Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

        27.Onu önlerine koydu. "Yemez misiniz?" dedi.

        28.(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

        29.Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

        30.Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

        31.İbrahim onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

        32, 33, 34.Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

        35.Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.

        36.Zaten orada bir ev halkında başka müslüman bulamadık.

        37.Orada, elem dolu azapdan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

        38.Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.

        39.O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.

        40.Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

        41.Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

        42.Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

        43.Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti

        44.Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

        45.Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.

        46.Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

        47.Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

        48.Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

        49.Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

        50.O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

        51.Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

        52.İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki,"O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

        53.Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.

        54.Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

        55.Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

        56.Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

        57.Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

        58.Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.

        59.Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.

        60.Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!

        4

        Zariyat Suresi Konusu

        Surenin ana konusu öldükten sonra dirilmenin gerçek olduğunu, yaratılmışlar içinde irade sahibi olma özelliğini taşıyanların, bir imtihan alanı olan dünya hayatını yaratılış amaçlarına uygun biçimde geçirip geçirmedikleri hususunda sorgulanacakları yargı gününden kaçış bulunmadığını ve bu yargılama sonunda herkesin bu dünyada yapıp ettiğinin olumlu olumsuz sonuçlarını mutlaka göreceğini ortaya koymaktır. Bu konu işlenirken, Allah Teala’nın kudretinin kanıtlarından ve insanlara lutfettiği imkanlardan örnekler, önceki bazı inkarcı toplumların başına gelen felaketlerden kesitler verilmekte; bu arada Hz. Peygamber’in ve onun yolunu izleyen müminlerin dini tebliğ ederken nasıl bir tavır takınmaları gerektiğine ışık tutulmaktadır.

        Zariyat Suresi Nuzül

        Mushaftaki sıralamada elli birinci, iniş sırasına göre altmış yedinci suredir. Ahkāf suresinden sonra, Gaşiye suresinden önce Mekke’de inmiştir.

        5

        Zariyat Suresi Tefsiri (Kur’an Yolu)

        İlk dört ayette dört grup varlık veya olaya yemin edildikten sonra 5 ve 6. ayetlerde hesap gününün geleceğinden şüphe edilmemesi istenmektedir. Burada çoğul kalıbında sıfat fiiller kullanılarak üzerine yemin edilenler (zariyat, hamilat, cariyat, mukassimat) hakkında değişik açıklamalar yapılmıştır.

        İlk ayette geçen zariyat kelimesi, “savuran, kırıp ufalayan, tozu dumana katan” anlamlarına gelmektedir. Müfessirlerin hakim kanaati, burada bu kelimeyle rüzgarların kastedildiği yönündedir. Kehf suresinin 45. ayetinde, “rüzgarın savurduğu” anlamına gelen cümlede aynı kökten türetilmiş olan “tezru” fiilinin, rüzgarın sağladığı etki hakkında kullanılmış olması ve –aşağıda geleceği üzere– Hz. Ali’den nakledilen bir söz bu görüşü destekler niteliktedir. Ayrıca, bu kelime “volkanları püskürten, mahlukatı kırıp geçiren ve etrafa yayan melekler”, “barut, dinamit vb. sonradan keşfedilmiş ve edilecek şiddetli patlama ve tahrip maddeleri”, “zürriyetin çoğalıp yayılmasına vasıta olan doğurgan kadınlar” yahut daha genel bir ifadeyle, “yaratılmışların hareketini sağlayan her türlü itici güç” gibi manalarla da açıklanmıştır. 2. ayet lafzi olarak “bir yük, bir ağırlık taşıyanlar, yüklenenler” manasına gelmektedir. Önceki ayette “rüzgarlar” anlamının benimsenmesi müfessirleri, bu ayeti “yağmur yüklü bulutlar” veya “bulutları taşıyan rüzgarlar” şeklinde anlamaya yöneltmiştir. İbn Abbas ve başka bazı alimlerin yorumu, “insan ve eşya yüklü gemiler” şeklindedir. Bir grup alim ise ayetin, bunların yanı sıra “gebe dişiler” manasını da içerdiği kanaatindedir. 3. ayette sözü edilen “kolayca akıp gidenler”den maksadın “gemiler” olduğu yorumu yaygındır (muasır eserlerde gemilerin yanı sıra tren, otomobil gibi ulaşım araçlarından da söz edilir). Bununla birlikte “rüzgarın sürüklediği bulutlar” ve “yörüngesinde hareket eden yıldızlar” manaları da verilmiştir. 4. ayette, daha önce sayılanları yöneten; rızık, doğum, ölüm vb. diğer konularda da Allah’ın buyruklarını uygulayan ve gerekli üleştirmeyi yapan meleklerin kastedildiği kanaati hakimdir (Taberi, XXVI, 185-188; İbn Atıyye, V, 171-172; Beyzavi, VI, 73; Elmalılı, VI, 4527).

        Zemahşeri ve Razi ilk dört ayette sayılanların ayrı şeyler ya da aynı şeyin farklı nitelikleri olabileceğini belirtirler. Hz. Ali’den nakledilen bir söz birinci ihtimali desteklemektedir. Bu rivayette ayetlerde geçen sıfat fiillerin özneleri sırasıyla şöyle açıklanmıştır: Rüzgarlar, bulutlar, gemiler, rızıkları taksim eden melekler. Burada aynı şeyin farklı niteliklerine yani rüzgar çeşitlerine değinildiği ihtimaline göre yapılan ve Razi tarafından daha güçlü bulunan yoruma göre ise bu ayetlerde geçen kelimelerin anlamları şöyledir: 1. Zariyat: Başlangıçta bulutları oluşturan rüzgarlar, 2. Hamilat: Su buharı halindeki bulutları –ki bunlar dağlardan daha ağır yüklerdir– taşıyan rüzgarlar, 3. Cariyat: Bu yüklü bulutları sürükleyen rüzgarlar, 4. Mukassimat: Yağmurları değişik yerlere dağıtan rüzgarlar (Zemahşeri, IV, 26; Razi, XXVIII, 195).

        Müfessirler Kur’an’daki kasemlerin (yeminler) amacı konusunda yeri geldikçe çeşitli izahlar yapmış olmakla beraber bu konuyu bütüncül bir bakışla inceleyen fazla eser bulunmadığı görülmektedir. İbn Kayyim el-Cevziyye’nin et-Tibyan fi aksami’l-Kur’an isimli eseri dışında eski alimlerin bu konuda müstakil eserine rastlamadığını belirten muasır Hindistan alimlerinden Abdülhamid el-Ferahi, bu eseri ve Razi’nin Mefatihu’l-gayb’ındaki açıklamaları da dikkate alarak Nizamü’l-Kur’an ve Te’vilü’l-Furkān bi’l-Furkān adlı tefsirine bu konuda değerli bir mukaddime yazmıştır. Abdülhamid el-Ferahi, İm‘an fi Aksami’l-Kur’an adlı kitabında (Dımaşk – Beyrut 1994), her bir yemin ifadesine ait özel açıklamaları tefsirdeki yerlerine bırakarak konuyu ana çizgileri içinde incelemektedir. Özellikle İbn Kayyim ve Razi’nin bu konudaki görüşlerini tahlil eden, yeminin tarihi ve insanların yemine ihtiyacı hususuna örnekleriyle değinen, bu arada Araplar’ın yeminlerinde üzerine yemin edilene veya muhataba değer verme yahut bizzat yemin edenin mertebesinin yüceliğine dikkat çekme manasının bulunduğuna, bazan da yalan yere yemin edenin lanete uğraması telakkisine dayanıldığına dair örnekler veren müellif, daha çok şu hususların altını çizmektedir: Kasemin mahiyeti ve amacı “delaletler”dir, yani belirli manaları göstermektir. Kur’an’da kasemin asıl amacı tazim (yüceltme) değildir; ancak bazı kasemlerden bu mana anlaşılır. Yeminde “muksem bih”in (üzerine yemin edilenin) bulunması bile şart değildir, dolayısıyla muksem bih zikredilmeyince bir şeyler takdir etmek gerekmez ve yemini, mutlaka üzerine yemin edilen bir şeyin tazimi gözetiliyormuş gibi yorumlamak doğru olmaz. Yeminde asıl amaç, yemin edenin sözü pekiştirmesi, bir şeyi yapıp yapmamayı kendisine gerekli kılıcı bir azim ve kararlılık izhar etmesidir (bu konuda ayrıca bk. Razi, XXVIII, 193-194; İbn Kayyim el-Cevziyye, et-Tibyan fi Aksami’l-Kur’an, notlarla neşreden: Taha Yusuf Şahin, Beyrut 1982; Sadık Kılıç, Yemin Olsun ki, İstanbul 1996).

        Bu ayetlerde, muhatapların dikkatini çekecek ve üzerinde düşünmelerini sağlayacak bir tarzda yemin edilerek konunun ciddiyetine vurgu yapıldığı açıktır (İbn Atıyye, V, 171). Bu olağan üstü düzen ve dengeyi kurmaya kadir olan yüce Allah’ın vaad edilen ba‘s olayını yani insanların öldükten sonra diriltilmelerini gerçekleştirmeye de muktedir olduğuna işaret edilmektedir (Beyzavi, VI, 74). İbn Aşur’un da belirttiği üzere, burada mevsufları (nitelenenleri) açıklanmaksızın çok önemli ve üstün nitelikler üzerine yemin edildiğine göre bu ayetler, belirtilen sıfatlara elverişli pek çok mevsufu düşünmeye imkan veren çok ince bir icaz (özlü anlatım) özelliği taşımaktadır (XXVI, 336). Öte yandan, kanaatimizce, yerin ve göğün önemine birkaç defa değinen (bk. 7, 20, 23, 47, 48. ayetler) bu surenin 22. ayetinde, “Rızkınız ve size vaad edilenler göktedir” buyurulması, ilk dört ayette de insan için hayati önem taşıyan bazı yasalara, özellikle birtakım atmosfer olaylarına ve biyosferdeki değişkenlere, ayrıca bunların ilahi iradeye uygun olarak gerçekleştirilmesinde görevli meleklere işaret edildiği ihtimalini güçlendirmektedir.

        Müfessirlerin çoğu, –surenin genel üslubunu, son ayetinde inkarcıların haşir günüyle tehdit edildiklerini ve özellikle 8. ayette müşriklere hitap edildiğini göz önüne alarak– 5. ayette de inkarcılara hitap edildiği, burada yer alan “size vaad edilen” anlamındaki ifadeyle öldükten sonra diriltilecekleri uyarısına değinildiği, 6. ayetteki “din” kelimesiyle de onlara verilecek cezanın kastedildiği yorumunu yapmışlardır (Zemahşeri, IV, 26; İbn Atıyye, V, 172; Razi, XXVIII, 196-197). 5. ayette bütün insanlara hitap edildiği, dolayısıyla hem mükafat müjdelerinin (vaad) hem de ceza uyarılarının (vaid) gerçekleri ifade ettiğine, 6. ayette de dünyada yapılanların olumlu veya olumsuz karşılığının verileceği yargılama gününün mutlaka geleceğine işaret edildiği kanaatini taşıyanlar da vardır (Taberi, XXVI, 188-189; Hazin, VI, 74; Şevkani, V, 96).

        6

        Zariyat Suresi Kaç Ayet?

        Zariyat Suresi 60 ayetten oluşmaktadır.

        Zariyat Suresi Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor?

        Zariyat Suresi, Kur’an-ı Kerim’de 519. Sayfada başlayıp 522. Sayfada biter ve 26 ile 27. cüzde yer alır.

        7

        Zariyat Suresi Abdestsiz Okunur Mu?

        Vakıa suresi, 79. ayette “Temizlenmiş olanlardan başkası ona el süremez.” şeklinde emredilir. Bu nedenle, cünüp olan ya da abdestsiz birisinin Kur’an-ı Kerim’e el süremeyeceği gibi herhangi bir ayeti de okuyamaz.

        Özetle, abdesti olmayan birisi, Kur’an-ı Kerim’e el dokundurmadan ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu caizdir; ancak abdestsiz olan birisi Kur’an’a dokunarak Zariyat suresini okuyamaz. Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen kimse, bunları dua niyetiyle okursa caizdir. (Elmalılı Hamdi YAZAR, Tefsir, Vakıa 79. ayet in izahı; Celal Yıldırım, İslam fıkhı, IV/157)

        Keza, başörtüsü olmadan da Zariyat suresi okunabilir; ancak Kur'an'a saygıdan dolayı başörtülü olunması tavsiye edilmektedir.

        Zariyat Suresi Adetliyken Okunur Mu?

        Zariyat suresinin adetliyken Kur'an-ı Kerim'den ya da ezberden okunması caiz olmamaktadır.

        8

        EZBERLEMENİZ İÇİN DİĞER DUALAR VE SURELER

        • Ayetel Kürsi
        • Kunut Duaları
        • Sübhaneke Duası
        • Nasr Suresi
        • İnşirah Suresi
        • İhlas Suresi
        • Asr Suresi
        • Felak Nas Suresi
        • Yasin Suresi
        • Kadir Suresi
        • Alak Suresi
        • Al-i İmran Suresi
        • Beyyine Suresi
        • Cuma Suresi
        • Hümeze Suresi
        • Fatiha Suresi
        • Müzzemmil Suresi
        • Duha Suresi
        • Fetih Suresi
        • Kevser Suresi
        • Kehf Suresi
        • Müddessir Suresi
        • Münafikun Suresi
        • Bakara Suresi
        • Sebe Suresi
        • Muhammed Suresi
        • Nisa Suresi
        • Duhan Suresi
        • Salli Barik Duaları
        • Kaf Suresi
        • Nebe Suresi
        • Tur Suresi
        • Ahzab Suresi
        • Enfal Suresi
        • Abese Suresi
        • Hac Suresi
        • Rad Suresi
        • Fatır Suresi
        • Necm Suresi
        • Tebbet Suresi
        • Maun Suresi
        • Fussilet Suresi
        • Zuhruf Suresi
        • Mürselat Suresi
        • Furkan Suresi
        • Kasas Suresi
        • Nur Suresi
        • Mümin Suresi
        • Zümer Suresi
        • Fil Suresi
        • Hakka Suresi
        • Şura Suresi
        • Casiye Suresi
        • İbrahim Suresi
        • Ankebut Suresi
        • Kıyamet Suresi
        • Saffat Suresi
        • Tekasür Suresi
        • Zilzal Suresi
        • Neml Suresi
        • Kureyş Suresi
        • Kalem Suresi
        • Mearic Suresi
        • Şifa Duası
        • Rızık Duası
        • Dilek Duası
        • Nazar Duası
        Haberi Hazırlayan: Mehmet Kerem Hançer
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ