Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Zinde kalmak isterken kaygıya sürüklenmeyin! Kafein tüketimi ruh halimizi nasıl etkiliyor?

        Uyanıklık, enerji ve odak... Kafeinin sunduğu bu etkiler, aynı zamanda anksiyete ve panik atak riskini de beraberinde getiriyor. Psikolojik dengemiz fincandaki miktara bağlı olabilir.

        KAFEİN KAYNAKLI ANKSİYETE BOZUKLUĞU NEDİR?

        Kafein, dünyada en yaygın kullanılan psikoaktif maddelerden biridir. Kahve, çay, enerji içecekleri ve bazı ilaçlarda bulunan kafein, merkezi sinir sistemini uyararak enerji artışı ve uyanıklık sağlar. Ancak her birey kafeine aynı şekilde yanıt vermez. Özellikle yüksek miktarda tüketildiğinde, bazı kişilerde kaygı, huzursuzluk ve panik belirtileri gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu durum, kafein kaynaklı anksiyete bozukluğu olarak adlandırılır.

        REKLAM

        BELİRTİLERİ

        Kafein tüketiminin ardından kısa sürede ortaya çıkan ve genellikle birkaç saat süren belirtiler iki grupta incelenebilir:

        Fiziksel Belirtiler:

        - Hızlı kalp atışı (taşikardi)

        - Titreme, seğirme

        - Aşırı terleme

        - Mide bulantısı, hazımsızlık

        - Baş ağrısı

        - Uykusuzluk

        - Baş dönmesi

        Psikolojik Belirtiler:

        - Yoğun kaygı veya korku hissi

        - Huzursuzluk, gerginlik

        - Sinirlilik, aşırı uyarılma hali

        - Konsantrasyon zorlukları

        - Panik atak benzeri durumlar (nefes darlığı, göğüs ağrısı, boğulma hissi)

        NEDENLERİ

        Kafeinin anksiyete üzerindeki etkisinin temelinde, merkezi sinir sistemini uyarması yatar. Kafein, beyindeki adenozin reseptörlerini bloke ederek yorgunluk hissini bastırır ve adrenalin gibi stres hormonlarının salınımını artırır. Bu da “savaş ya da kaç” tepkisini harekete geçirerek anksiyete semptomlarını tetikleyebilir.

        REKLAM

        RİSK FAKTÖRLERİ

        Kafein kaynaklı anksiyete bozukluğu herkeste görülmez; bazı bireyler bu duruma daha yatkındır. Bu yatkınlığın arkasında şu faktörler yer alabilir:

        - Genetik Yatkınlık: Ailede anksiyete bozukluğu geçmişi olan bireyler daha hassas olabilir.

        - Düşük Kafein Toleransı: Nadiren kafein tüketen kişilerde etkiler daha şiddetli görülebilir.

        - Mevcut Anksiyete Bozuklukları: Zaten kaygı sorunu yaşayan bireylerde, kafein semptomları şiddetlendirebilir.

        - Yüksek Kafein Alımı: Günde 400 mg’dan (yaklaşık 4 fincan kahve) fazla kafein tüketimi riski artırabilir.

        TEŞHİS

        Bu bozukluğun tanısı, kafein tüketimiyle anksiyete belirtileri arasında net bir bağ kurulmasıyla konur. Uzmanlar, kişinin tüketim alışkanlıklarını ve yaşadığı belirtileri değerlendirerek, gerekirse fiziksel muayene ve testlerle diğer olasılıkları dışlayarak tanıya ulaşır.

        REKLAM

        KAFEİNİN PSİKOLOJİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

        Kafein yalnızca uyanıklık sağlamakla kalmaz, aynı zamanda zihinsel ve duygusal durumumuzu da etkileyebilir. Hem olumlu hem de olumsuz etkileriyle, psikolojik sağlığımız üzerinde önemli rol oynar.

        1. KAFEİN VE UYANIKLIK

        Kafein, yorgunluk hissine neden olan adenozin maddesinin etkilerini engelleyerek uyanıklığı artırır. Bu sayede enerji seviyeleri yükselir, dikkat süresi uzar.

        2. KAFEİNİN DUYGU DURUMU ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

        Orta düzeyde kafein tüketimi (günde 200–400 mg), dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonlarının salınımını artırarak ruh halini iyileştirebilir. Bu durum, bireylerin daha enerjik ve motive hissetmesine katkıda bulunur.

        3. KAFEİN VE ANKSİYETE

        Anksiyeteye yatkın bireylerde kafein tüketimi, kaygı seviyesini artırabilir. Kalp atış hızında artış, terleme ve huzursuzluk gibi tepkiler, vücutta stres hormonlarının salınımıyla birlikte şiddetlenebilir. Bu nedenle, kaygı sorunu olan kişilerin kafein miktarını sınırlandırması önerilir.

        REKLAM

        4. KAFEİN VE DEPRESYON

        Kafein depresyon belirtilerini hafifletici etki gösterebilir. Harvard Tıp Fakültesi’nin bir araştırmasına göre, düzenli kahve tüketen kadınlarda depresyon riskinin %20 daha düşük olduğu saptanmıştır. Ancak kafeinin uyku kalitesini bozması, uzun vadede depresyonu kötüleştirebilir. Bu nedenle, kafein alımında denge büyük önem taşır.

        5. KAFEİN VE UYKU

        Kafein, uykuya geçişi zorlaştırabilir ve uyku kalitesini düşürebilir. Özellikle akşam saatlerinde tüketilen kafein, gece boyunca uykusuzluğa ve zihinsel yorgunluğa neden olabilir. Bu da dikkat dağınıklığı, ruh hali bozuklukları ve verimlilik kaybına yol açabilir. Uzmanlar, uyumadan en az 6 saat önce kafein alımının durdurulmasını tavsiye eder.

        6. KAFEİN BAĞIMLILIĞI VE TOLERANS

        Kafein, alışkanlık haline geldiğinde bağımlılık yaratabilir. Vücut zamanla tolerans geliştirir ve aynı etkiyi görmek için daha fazla kafein gereklidir. Bu da bağımlılık döngüsüne neden olabilir. Kafein yoksunluğu, baş ağrısı, sinirlilik, yorgunluk ve odaklanma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler birkaç gün sürebilir, ancak bazı bireylerde daha uzun da sürebilir.

        Görsel Kaynak: istockphoto

        ÖNERİLEN VİDEO

        Küçükçekmece'de kayıp olarak aranan gencin cesedi bulundu

        üçükçekmece'de yaklaşık 10 gündür kayıp olarak aranan Enes Aldum (29) boş arazide ölü olarak bulundu. Aldum'un cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Morgu'na götürüldü. Olay, saat 15.00 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi Aşık Veysel Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne 'boş arazide bir erkek cesedi var' ihbarı yapıldı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri olay yerinde yaptığı incelemede cesedin Enes Aldum'a ait olduğunu ve yaklaşık 10 gün önce öldüğünü belirledi.   10 GÜNDÜR ARANIYORDU Aldum yaklaşık 10 gündür kayıp olarak aranıyordu. Ceset üzerinde yapılan incelemede ise cesedin bir süredir boş arazide olduğu belirlendi. Olaya ilişkin inceleme sürüyor.  

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ