2020 en iyi film Oscar'larındaki en iddialı 15 yapım
2019 yılında ABD'de ticari gösterime giren filmlerin değerlendirildiği 92. Akademi Ödülleri, 9 Şubat 2020'de gerçekleştirilecek bir törenle sahiplerine verilecek. 13 Ocak 2020'de açıklanacak adayların kim olacağına dair tahminler şimdiden başlamış durumda... Özellikle Venedik, Toronto ve Telluride film festivallerinde görücüye çıkan filmlerin ardından "Oscar manzarası" giderek netleşiyor. Habertürk sinema yazarı Mehmet Açar, en iyi film Oscar'ına aday olabilecek en iddialı 15 filmi yazdı
Kadın hikâyeleri ve feminist filmlerin son yıllarda Akademi içindeki yükselişi hesaba katıldığında “Little Women”a şans verenleri haksız bulmuyorum. Oyuncu kadrosu da akla direkt Oscar'ı getiriyor: Saoirse Ronan, Timothée Chalamet, Emma Watson ve Florence Pugh'un yanı sıra filmde Laura Dern ve Meryl Streep de oynuyor. Dağ fare doğurmazsa Oscar'a aday olma ihtimali çok yüksek... Film ABD'de 25 Aralık'ta, Türkiye'de ise 14 Şubat'ta gösterime girecek.
1917
Henüz filmi seyreden hiç kimse yok ama yönetmeni, oyuncu kadrosu, prodüksiyon kalitesi ve konusu itibarıyla 2020'de verilecek Oscar ödüllerinin önde gelen favorilerinden biri... İngiliz yönetmen Sam Mendes'in, büyükbabasından dinlediği bir anısından yola çıkarak senaryosunu Krysty Wilson-Cairns ile yazdığı film, Birinci Dünya Savaşı sırasında iki İngiliz askerinin gerçekleştirmeye çalıştığı imkânsız bir görevin hikâyesini anlatıyor.
1600 İngiliz askerinin hayatını kurtarmak için zamana karışan iki genç askeri George MacKay ve Dean-Charles Chapman oynuyor. Diğer rollerde Colin Firth, Benedict Cumberbatch Mark Strong ve Richard Madden gibi isimler var. Fragmanı gerçekten şahane. Belli ki “1917”yi seyretmeden önce 2020 Oscarları hakkında son sözü söylemek mümkün olmayacak. Film ABD'de 25 Aralık'ta, Türkiye'de 10 Ocak'ta gösterime girecek.
PARASITE
Geçtiğimiz mayıs ayında Cannes'da Altın Palmiye kazanan Güney Kore filmi “Parasite”in Oscar tahmincilerinin listesindeki yeri, Telluride ve Toronto film festivallerindeki gösteriminden sonra her geçen gün biraz daha sağlamlaşıyor. Aslına bakarsanız, en iyi film Oscar'ını kazanacağını iddia eden kimse yok ama ilk 9'a girme ihtimali azımsanamaz... “Memories of Murder” (2003), “The Host” (2006), “Mother” (2009) ile tanınan Bong Joon-ho'nun yönettiği “Parasite”, sadece eleştirmenler tarafından değil seyirci tarafından da çok sevilen, beğenilen bir film...
Şimdiden 90 milyon doları aşan bir hasılatı var. Akademi üyeleri de filmi severse, adaylığının önünde hiçbir engel kalmayabilir. Film, hepsi de işsiz olan dar gelirli bir ailenin hikâyesini gerilimle komedi arasında gidip gelerek anlatıyor. ABD'de 11 Ekim'de az sayıda kopyayla gösterime girecek. Türkiye vizyon tarihi ise 1 Kasım...
JOJO RABBIT
2014 yapımı “sahte belgesel” türündeki komedi filmi “What We Do in the Shadows?” ile dikkat çeken Yeni Zelandalı yönetmen Taika Waititi, “Thor: Ragnarok” gibi hem eleştirmenlerin hem seyircilerin gönlünü çelen bir süper prodüksiyonun ardından bu kez Oscar yarışında söz sahibi olabilecek bir filme imza attı. Yanlış anlaşılmasın, Waititi komediden vazgeçmiş değil. “Jojo Rabbit”, komediyle dramı bir araya getiren bir film... Hitler'in ordusunda görevli bir genç, annesinin evde Yahudi bir kızı sakladığını fark eder...
Waititi'nin Christine Leunens'in romanından bizzat uyarladığı filmde genç oyuncular Roman Griffin Davis ve Thomasin McKenzie'nin yanı sıra Stephen Merchant, Alfie Allen, Sam Rockwell, Scarlet Johansson gibi isimler de yer alıyor. Dünya prömiyerini 8 Eylül'de Toronto'da yapan filmi eleştirmenler vasat buldu ama yine de Oscar tahmincilerinin en iyi film listelerindeki yerini koruyor. ABD'de 18 Ekim'de gösterime girecek.
THE TWO POPES
Senaryosunu Anthony McCarten'in yazdığı film, gerçek olaylardan esinleniyor ve gelenekçi Papa Benedict ile geleceğin reformist papası Cardinal Bergoglio'nun Katolik Kilisesi'nin geleceğine yön çizme çabalarına odaklanıyor... Fernando Meirelles'in yönettiği filmde Anthony Hopkins Papa Benedict'i, Jonathan Pryce ise Cardinal Bergoglio / Papa Francis'i canlandırıyor.
Dünya prömiyerini Telluride Film Festivali'nde yaptıktan sonra Toronto'da da gösterilen film, eleştirmenlerden aldığı yüksek notlarla Oscar şansını artırmış görünüyor. Akademi'nin gerçek hayat hikâyelerine olan ilgisini unutmamak gerek. Film önce sinemalarda, sonra Netflix'de gösterime girecek.
PAIN & GLORY
Usta İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın yeni filmi “Pain & Glory” (Dolor y Gloria), dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali'nde çok beğenildi. Antonio Banderas'ın en iyi erkek oyuncu, Alberto Iglesias'ın en iyi müzik ödüllerini kazanmasının yanı sıra festivalin en iyi filmlerinden biri olarak kaldı akıllarda. Eleştirmenlerden aldığı yüksek notları gişede seyirciden gördüğü ilgiyle birleştirmesini bildi. “En iyi uluslararası film” kategorisinde İspanya'nın adayı olan “Pain & Glory” ABD'de 4 Ekim'de gösterime giriyor.
Akademi üyeleri severse en iyi film dalındaki adaylardan biri olmaması için hiçbir neden yok. Başrollerinde Antonia Banderas ile Penelope Cruz'un oynadığı film, tecrübeli bir yönetmenin hayatını, geçmişte yaptığı seçimleri sorgulama sürecini anlatıyor. En iyi film adaylarında tahmincilerin ilk 10'una giremese de Akademi'nin duygusal filmlere olan ilgisi nedeniyle bir şansı olduğunu düşünenlerin sayısı az değil. Türkiye'de 11 Ekim'de gösterime girecek.
WAVES
Dünya prömiyerini Telluride Film Festivali'nde yapan “Waves”, iki genç çiftin aşk öykülerini anlatan duygusal bir dram... Daha önceki iki filmi, “Krisha” (2015) ve “It Comes at Night” (2017) ile dikkat çeken genç yönetmen Trey Edward Shults, bu kez hedefi 12'den vurmasını başardı. Film, Telluride'den sonra gösterildiği Toronto'da da çok olumlu tepkiler aldı.
Sonuç olarak, ABD'de 1 Kasım'da gösterilecek “Waves”, Akademi üyelerinin radarına girmiş durumda... Çok güçlü adaylardan biri değil belki ama listelerin çoğunda yer alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Kelvin Harrison Jr., Lucas Hedges, Taylor Russell, Alexa Demie, Renée Elise Goldsberry ve Sterling K. Brown gibi isimler yer alıyor.
AD ASTRA
Bir uzay filmi ve bilimkurgu olması itibarıyla tahmincilerin “Oscar'da en şanslı filmler” sıralamasında hiçbir zaman üst sıralarda yer almadı. Toronto ve Telluride film festivallerinde gösterilmemiş olması, Oscar yarışında çok da iddialı olmadığının bir işareti olarak yorumlandı... Peki, Akademi'nin ilgi alanına girebilir mi? Zor görünüyor ama dünya prömiyerini Venedik Film Festivali'nde yapan “Ad Astra”nın festival seyircileri ve eleştirmenlerden çok iyi tepkiler aldığı gerçeğini unutmamak gerekiyor...
Oscar'a aday olacağı varsayılan birçok filme oranla daha fazla beğenildiği kesin... Dolayısıyla, bir şekilde yarışta olduğu söylenebilir. Film, kayıp babasını bulmak ve gezegenimizin geleceğini tehdit eden gizemi çözmek için Güneş Sistemi'nin sınırlarına doğru yolculuğa çıkan bir astronotun (Brad Pitt) hikâyesini anlatıyor. James Gray'in yönettiği film, ABD ve Türkiye'de 20 Eylül'de gösterime girecek.