Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema Son dakika: Anneler üzerine 20 unutulmaz film  
        14

        ÇILGIN CUMA (2003)
        (Freaky Friday)

        Kuşak çatışması ve anne–kız ilişkisi, fantastik bir beden değiştirme öyküsüyle geliyor karşımıza… Tess (Jamie Lee Curtis) ile 15 yaşındaki kızı Anna (Lindsay Lohan), yaptıkları tartışmanın ardından, uyandıklarında beden değiştirirler... Anne ve kız işlerin kötüye gitmemesi için günü kurtarmaya çalışırken birbirlerini daha iyi tanıma fırsatı bulurlar. Mary Rodgers’ın senaryosundan uyarlanan, Barbara Harris ile Jodie Foster’ın oynadığı 1976 tarihli orijinal filme göre daha eğlenceli bir uyarlama. Özellikle karakterlerin daha iyi yazıldığı kesin. Filmin yönetmeni Mark Waters.

        15

        ERIN BROCKOVICH (2000)

        Erin Brockovich (Julia Roberts), işsiz ve yalnız bir annedir. Bir avukatlık bürosunda çalışmaya başladığında kimse onu ciddiye almaz. Giyim kuşamını beğenmez, halini tavrını küçümserler. Ama o başkalarının düşüncelerini çok da önemsemez, patronundan aldığı bir dosyayı kendi çabalarıyla araştırır. Araştırmalarını derinleştirdikçe Pacific Gaz ve Elektrik Şirketi’nin çevreye ve insan sağlığına verdiği zararları kanıtlayacak belgeler bulmaya başlar... Çocuk yetiştiren bir anne olarak mesele onun için giderek daha önem kazanır. Hayatın içinden gelen, fevri ve açık sözlü bir kadın olan Erin, ilk bakışta bir kahraman gibi görünmese de yaptıklarıyla ABD’nin gönlünü fetheder. Julia Roberts'ın Erin Brockovich ile Oscar kazandığı film, kadınların yaratacakları farklılıkları anlatıyor... Steven Soderbergh’in yönettiği ‘Erin Brockovich’, kadınlığın, anneliğin gücünü gösteren filmlerden biri.

        16

        BURADAN ÇOK UZAKTA (1999)
        (Anywhere But Here)

        Anne kız ilişkisinde bildik klişeyi tersine çeviren bir film. Mona Simpson’un romanı kızının oyuncu olmasını isteyen çılgın, uçuk ve biraz dengesiz bir anne ile kendine sakin bir hayat kurmak isteyen erken olgunlaşmış kızının öyküsünü anlatıyor. Kendi özlemlerini kızına transfer etmek isteyen annede Susan Sarandon ve annesinin çılgınlıklarıyla baş etmeye çalışan kızda Natalie Portman çok iyi.

        17

        OMUZ OMUZA (1998)
        (Stepmom)

        İlk gösterime girdiğinde eleştirmenler tarafından gözyaşı avcısı bir melodram olarak nitelenmişti. Eleştirmenler fikirlerini hâlâ değiştirmedi ama “Omuz Omuza” öyküsü itibarıyla Anneler Günü deyince akla gelen ilk filmlerden biri olup çıktı. Acımasız bir hastalığa yakalanan Jackie (Susan Sarandon), çocuklarını eski kocasının yeni sevgilisi Isabel’e (Julia Roberts) teslim etmek konusunda isteksizdir. Isabel de böyle mükemmel bir anneyle nasıl rekabet edeceğini bilemez. Anneliğin tanımını biyolojik olmaktan çıkaran filmlerden.

        18

        TERMİNATÖR 2: MAHŞER GÜNÜ (1991)
        (Terminator 2: Judgment Day)

        İlk filmin “yokedici” robotu bu kez iyilerin yanında... Schwarzenegger'i, “soydaşı” makinelere karşı insanlık uğruna savaşırken sevginin önemini anlayan ama bu arada “kapıyı kaportayı dağıtan” Terminatör rolünde seyrediyoruz. Filmin asıl kahramanı ise hiç şüphesiz bir anne, yani Sarah Connor (Linda Hamilton)... Sarah, 1984 yapımı filme oranla daha farklı bir anne olarak geliyor karşımıza. Kurban olmayı kabul etmeyen, oğlunun hayatını korumak için sonuna kadar mücadele etmeye kararlı bir Sarah Connor bu... Erkeklerin korunmasına muhtaç, zayıf ve aciz bir kadın değil. Tam aksine, hem fiziksel hem ruhsal anlamda erkeklerden daha güçlü. Çünkü o bir anne... Filmin ruhuna çok şey katan Sarah Connor'ın, çağımızın aksiyon kahramanı kadınlarına ilham veren öncü bir karakter olduğunu iddia edebiliriz.

        19

        ÇELİK MANOLYALAR (1989)
        (Steel Magnolias)

        Louisiana’daki bir güzellik salonunda bir araya gelip dedikodu yapan ve birlikte iyi vakit geçiren farklı kuşaklardan 6 kadının öyküsü... Hayat hiçbirisi için kolay olmasa da sıkıntıları aşmanın bir yolunu hep bulurlar. Kuşkusuz, aşamayacakları sıkıntılar da vardır... Bir komedi gibi başlayan ama giderek hüzün duygusunun baskın çıktığı film, harika diyalogları ve mütevazı öyküsüyle seyircileri yakalamayı, etkilemeyi başarıyor… Kadın dayanışmasını anlattığı kadar anne–kız ilişkisi üzerine de etkili bir film… Herbert Ross’un yönettiği film, yıllar geçmesine rağmen hâlâ eskimiyor.

        20

        SEVGİ SÖZCÜKLERİ (1983)
        (Terms of Endearment)

        Nevrotik anne (Shirley MacLaine) ile uçarı kızının (Debra Winger) yıllara yayılan hikâyesi... Kocasını kaybettikten sonra uzun bir süre erkeklerle çıkmayan anne, erken evlenen kızına karşı eleştirel ve katı davranır. “Sevgi Sözcükleri”, hayatın kendisi gibi bir film. Derin acılarla gündelik hayatın komedisini, gözyaşıyla kahkahayı inandırıcı bir öyküde birleştiriyor. 5 Oscar’lı filmde oyuncular da çok iyi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ