Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Bakan Pakdemirli, çevrim içi olarak gerçekleştirilen "Belediyelerde Gıda Bankacılığı Çalıştayı"na katıldı.

Bir yıl önce tanıtımı yapılan Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası'nda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen 21 milyonu aşkın insana ulaşıldığını kaydeden Pakdemirli, bu yıl da ülkede gıda kaybı ve israfını önlemeye yönelik çalışmalarla dünyaya rol model olmaya devam edeceklerini söyledi.

Pakdemirli, dünyada herkese yetecek kadar gıda üretilmesine rağmen her 9 insandan birinin, yani 690 milyon kişinin yatağa aç girdiğine dikkati çekerek, "1 yıldır süregelen Kovid-19 salgınının, bu sayıya 132 milyon kişi daha eklediği tahmin ediliyor. Öte yandan, neredeyse 1 milyara yakın kişi obezite sorunu, 2 milyar insan da aşırı beslenmeden dolayı sağlık sorunları yaşıyor. Bir yanda gıdalar çöpe atılırken, diğer yanda insanların açlık nedeniyle hayatını kaybetme riski var. İşte gıda bankacılığı bu sorunların azaltılmasına doğrudan katkı sağlayacak önemli bir mekanizma, önemli bir sistemdir." diye konuştu.

Türkiye'de günlük 4,9 milyon ekmeğin israf edildiğine, üretilen sebze ve meyvelerin yüzde 50'sinin kaybolduğunu vurgulayan Pakdemirli, şu değerlendirmede bulundu:

"Hizmet sektöründe işletme başı yılda 4,2 ton gıda ve 2 bin litre içecek israfı var. Her yıl çöpe giden 19 milyon ton gıda bulunuyor. Bu da yaklaşık 625 bin çöp kamyonunun taşıdığı çöp miktarına denk. Çarpıcı bir rakam vermek isterim, ülkemizde gıda sektörünün cirosunun yıllık 500 milyar lira olduğu tahmin edilmekte. Yüzde 2 civarında gıdayı çöpe göndermekten vazgeçersek, bunun anlamı 10 milyar lira tasarruf demek. Bu oranı yüzde 5 yapmayı başarırsak 25 milyar lira demek. O nedenle ikramı değil, israfı önleyecek alışkanlıklarımızı öne çıkartmamız gerekiyor."

Pakdemirli, uygun koşullarda saklanmaması, plansız ve gereğinden fazla alışveriş, tabakta bırakılan yemek gibi nedenlerin gıdaların israf olmasına sebep olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) son araştırmasına göre de tarladan perakendeye gelinceye kadar oluşan gıda kaybının yüzde 14 olduğunu dile getirdi. Bakan Pakdemirli, israf edilen gıdalarla birlikte toprak, su, enerji ve üretiminde kullanılan kaynakların da israf edildiğini dile getirdi.

Gıdanı Koru Kampanyası kapsamında Türkiye'de ilk defa gıda kayıpları ve israfının önlenmesi, azaltılması ve yönetimine ilişkin ulusal strateji belgesini oluşturduklarını hatırlatan Pakdemirli, bu strateji kapsamında hayata geçirilen eylem planında yüzde 50 gibi önemli bir ilerleme kaydettikleri bilgisini verdi. Pakdemirli, kampanya kapsamında belediyelerin de desteğini aldıklarını ifade ederek, "Buradan, bütün belediyelerimizi, 'sofranasahipcik.com'a girmeye davet ediyorum. Buraya giriyorsunuz, gıdanızı israf etmemeye söz veriyorsunuz." şeklinde konuştu.

Pakdemirli, kampanya kapsamında perakende sektörüyle iş birliği yaparak olgunlaşan taze meyve ve sebzelerin indirimli satılmasını teşvik ettiklerini, son tüketim tarihi ve tüketim tarihi arasındaki farkı anlattıklarını böylece güvenilir olan gıdanın çöpe gitmesini engellediklerini anlattı.

Otel, restoran, kafeler (HORECA) için kılavuz hazırladıklarını belirten Pakdemirli, "Pandemiden en çok etkilenen sektörlerden biri olan HORECA'da sezona, israf bilinciyle girmelerini hedefliyoruz. Meyve-sebze hallerinde kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Hallerde yaşanan gıda kaybı ve israfının sebeplerini derinlemesine araştırıyoruz. Bu sorunu da kökten çözmeyi hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Ekonomi Reform Programı kapsamında gıda kaybı ve israfının önlenmesi konusunun da yer aldığını anımsatarak, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda belirlenen 7 alt eylemin 5'inden Bakanlığımız doğrudan sorumludur. Bahsettiğim bu alt eylemlerden bir tanesi, gıda israfının önüne geçmek amacıyla gıda bankacılığı sistemini cazip hale getirmek ve bunu yaygınlaştırmaktır. Gıda bankacılığı, gıda israfının önüne geçmede en etkili silahlarımızdan birisidir. Gıda bankacılığı, ihtiyaç sahipleriyle güvenilir gıdayı ücretsiz olarak buluşturan bir yapıdır."

"BELEDİYELERE İLHAM VERMEK İSTİYORUZ"

Türkiye'de şu an mevcutta işleyen bir gıda bankacılığı sistemi olduğuna ancak bu sistemin iyileştirilmesi gereken yanları bulunduğuna işaret eden Pakdemirli, şu ifadeleri kullandı:

"Bize düşen bu eksiklikleri tespit edip, sistemi daha iyi işler hale getirmek. Sizlere düşen ise bu sistemi yaygınlaştırmak. Bugün milyonlarca ton güvenilir gıda, sırf son tüketim tarihi ya da tavsiye edilen tüketim tarihi yaklaştı, ürün paketindeki etiket ters basıldı, ürünün dışındaki pakette gıdanın kalitesini etkilemeyecek ufak bir deformasyon oldu diye çöpe gidiyor. Halbuki öte yanda ihtiyaç sahipleri var. Belediyelerimiz arasında, bu uygulamayı layıkıyla yapan pek çok gıda bankası mevcut. Bu etkinlikte, gıda bankacılığı sistemi hakkında bilgimizi artırmayı ve iyi uygulamaları ön plana çıkartarak, henüz bu sisteme geçmemiş belediyelerimize ilham vermek istiyoruz."

Pakdemirli, ramazan ayının başında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılması amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisini patates ve kuru soğan tedariki ve dağıtımı için görevlendirdiklerini anımsatarak, "Yeni hasat dönemi öncesi üreticilerimizin ellerindeki ürünlerin israfını önledik ve bu ürünleri ihtiyaç sahibi ailelerimize dağıttık. Bu uygulama aslında güzel bir gıda bankacılığı örneğidir. Bugüne kadar 81 ilimizde, toplam 40 bin ton patates ve 10 bin ton kuru soğanın dağıtımını gerçekleştirdik. Böylece, üreticimizin depolarındaki ürünlerin israf olmasını önleyerek gelecek sezonda üretim yapma isteğini de güçlendirdik." dedi.

Gıda bankacılığının dünyada da uygulanan bir sistem olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Fransa'da süpermarketlerin, tavsiye edilen tüketim tarihi yaklaşan, güvenilir gıdaları atması yasak. Bu gıdaları atmak yerine, hayır kuruluşlarına ya da gıda bankalarına bağışlamak zorundalar. Eminim ki bugün burada bizler de dünyaya rol model olacak bir sistemin temellerini atabileceğiz. Bu çalıştay sonucunda, sistemin eksikliklerini tespit edebileceğimize, iyi örnekleri görünür kılacağımıza, gıda bankacılığının yaygınlaşması için sistemi teşvik edici hale getireceğimize, Ekonomi Reform Programı kapsamında yapacağımız mevzuat çalışmasına katkı sağlayacağımıza, en önemlisi de fazla gıdanın israf olmasının önüne geçeceğimize inancım tam. Gıda israfının önüne geçmek ve her bir vatandaşımızın yeterli gıdaya ulaşmasını sağlamak için başta belediyeler olmak üzere kamunun tüm kesimlerine büyük görevler düşüyor."