Bakan Şimşek: Son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu ilerlemedir
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uyguladıkları ekonomik programda ilerleme, sonuç ve başarı olduğunu belirterek, "Enflasyon, 2022 Ekim'de zirveyi yüzde 85 ile bulmadı mı? Yılı yüzde 64-65 civarında tamamlamadık mı? Bugün yüzde 31 civarıyız. Hedefler iddialı, bunlar hep konuşulacak. Hedef aralığımız yüzde 15-21, Merkez Bankamızın belirlediği. Piyasa nerede görüyor? 12 ay sonrasını yüzde 21-22'de görüyor. Bu, bir ilerlemedir. Biz mükemmeliyetçi değiliz, mükemmeliyetçiliğin ilerlemeye bir engel olmasını da istemiyoruz. İlerleme var, sonuç var, başarı var. Şu anda son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu, bir ilerlemedir" dedi
Bakan Şimşek, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi tarafından İstanbul'da düzenlenen zirvede yaptığı konuşmada, bir süredir uyguladıkları dezenflasyon programında gelinen noktaya ilişkin bilgi paylaştı.
Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin artık yeni normale döndüğünü, jeopolitik gerginliklerin ve çatışmaların oldukça yaygın hale geldiğini dile getiren Şimşek, dönüştürücü, yıkıcı ve yapay zeka gibi otonom sistemler ile insansı robotların yakında yeni normal olacağını söyledi.
Şimşek, bu gelişmelerin tüm sektörleri ve iş alanlarını etkileyeceğine dikkati çekerek, ticarette ciddi sınamalarla karşı karşıya bulunduklarını, korumacılığın tarihi rekor düzeyde olduğunu anlattı.
Dünyanın dört bir tarafında gerilimlerin ve sıcak çatışmaların sürdüğünü, bunların her geçen gün arttığını ifade eden Şimşek, 20-25 yıl önce yıllık 1-1,5 trilyon dolar olan küresel savunma harcamalarının bugün 3 trilyon dolara çıktığını, 2035'te ise yıllık 6,6 trilyon dolara ulaşmasının tahmin edildiğini bildirdi.
Geçmişte Sanayi Devrimi diye nitelendirilebilecek gelişmelerin ne kadar sürede gerçekleştiğini anlatan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bundan önceki sanayi devrimleri veya yıkıcı-dönüştürücü dönemler, genelde en az 40 yıl almış fakat yapay zeka ve bununla ilişkili dönüştürücü-yıkıcı teknolojiler, 20 yıldan daha az süre içerisinde sonuç doğuracak. Çok hızlı bir şekilde hemen hemen bütün alanları etkileyecek ve önceki yıkıcı, dönüştürücü teknolojilere oranla belki 10 kat, belki 100 kat daha hızlı bir şekilde, daha büyük oranda etkileyebilecek."
Şimşek, yapay zeka nedeniyle işten çıkarmalara değinerek, konfeksiyondan liman işletmelerine kadar akla gelebilecek tüm alanlarda insanların olmadığı fabrikaların artık yaygınlaşmaya başladığını anlattı.
"Bazı kırılmaları uygulanan programa yüklemek kolaycılık olur"
Bakan Şimşek, 55 ülkede 22 sektörü temsilen 1000 işletmenin üst yöneticisi (CEO) ile yapılan araştırmayla ilgili bilgi vererek, "(Gelecek 5 yılda iş dünyasını dönüştüren teknolojiler konusunda) Yapay zeka ile bilgi işleme teknolojileri yüzde 86 ile ilk sırada, robotlar-otonom sistemler yüzde 58 ile ikinci sırada. Enerji üretimi, depolama gibi teknolojiler şeklinde sıralama gidiyor." diye konuştu.
İş dünyasının temsilcilerinin sahada yoğun rekabeti görmeye başladığını dile getiren Şimşek, "Bazı kırılmaları hissediyorsunuz, görüyorsunuz. Bunun büyük bir kısmını uygulanmakta olan programa yüklemek kolaycılık olur yani çok basit olur ama size yardımcı olsa yine sorun değil. Konjonktürel konularla, açıklamalarla durum değerlendirmesi yaparsak hem kendinize hem de aslında programa haksızlık yapmış olursunuz." ifadelerini kullandı.
Şimşek, Türkiye'nin jeopolitik ve jeoekonomik kırılmalar ile ticarette korumacılığa nispeten daha hazırlıklı ülkeler arasında yer aldığını çünkü ihracatının 3'te 2'ye yakınının serbest ticaret anlaşması olan ülkelere yapıldığını, yüzde 80-85'inin de o serbest ticaret anlaşmalarının bulunduğu ülkelerin yanı sıra yakın coğrafyadaki özel ilişkiler kurdukları Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar'a gittiğini anlattı.
Türkiye'nin bulunduğu ulaşım akslarının ve Orta Koridor'un önemini vurgulayan Şimşek, Kalkınma Yolu Projesi ile bağlantısallık alanında yeni yatırımlar yaptıklarını, yeni nesil ticaret anlaşmaları üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Şimşek, "Şu anda en kritik gündem maddelerimizden bir tanesi kamu alımları, hizmetler ve tarımı da içerecek yeni nesil ticaret anlaşmaları." dedi.
"Savunma sanayisi, Türk sanayisinde hibrit inovasyon modelinin temeli olacak"
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin büyüme ve sermayenin nerede olduğu konusunda çalışması gerektiğini belirterek, sermaye sahibi ülkelere "Gelin, sizinle üçüncü ülkelerde iş yapalım" yaklaşımıyla gidilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin ana ticaret koridorlarının merkezinde olduğuna dikkati çeken Şimşek, ülkenin hizmet ihracatındaki başarılı uygulamalara ve elde ettiği gelire değindi.
Şimşek, geçen yıl hizmet ticaretinde 63,5 milyar dolar fazla verdiklerini kaydederek, hizmetler alanına dahil olan turizm, sağlık ve eğitim gibi sektörlerde elde edilen başarıları anlattı.
Hizmet sektörüne ellerinden gelen tüm destek ve teşvikleri vermeye devam edeceklerini vurgulayan Şimşek, Türkiye'de eğitim gören öğrenci sayısının 380 bine ulaştığını, 3-5 yıl içinde bu sayıyı 500 bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Türkiye'nin küresel inşaat sektöründe güçlü konumda olduğunu dile getiren Şimşek, bu alanda çevre ülkelerde büyük iş imkanlarının bulunduğunu, İstanbul'un da bir başka hizmet kalemi olan video oyunlarında dünyanın en önemli üslerinden birisi haline geldiğini vurguladı.
Şimşek, Türkiye'nin savunma sanayisinde elde ettiği başarılara ilişkin detaylar paylaşarak, 1990'lı yıllarda dünyanın en büyük ithalatçısı Türkiye'nin 2025 itibarıyla henüz kesin rakamlar açıklanmasa da dünyanın en büyük 10 ihracatçısı arasına girmiş olabileceğini söyledi.
Şu anda savunma sanayisi alanında 1400 ürünün geliştirme aşamasında olduğunu ifade eden Şimşek, "Savunma sanayisi, Türk sanayisinde hibrit inovasyon modelinin temeli olacak, temel taşı olacak." dedi.
"Siz istemeseniz de biz, sanayide dönüşümü görüyoruz"
Bakan Şimşek, fiber kapasite, internet, uzay hizmetleri, veri merkezleri ve yapay zeka gibi alanlarda yapılan yatırımlara işaret ederek, gelecek 5 yılda iş dünyasını değiştirecek teknolojileri ıskalama veya görmezlikten gelme lükslerinin bulunmadığını söyledi.
Şimşek, "Reel sektörün şu anda harıl harıl bakması gereken en temel başlıklardan bir tanesi de 'Yapay zekayı kullanarak rekabet gücümüzü, verimliliğimizi nasıl artıracağız?" diye sordu.
Türkiye'nin beşeri sermaye konusunda sıkıntısının olmadığını, bunu uluslararası çalışmaların da söylediğini dile getiren Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Burada dönüp dolaşıp her şey kaynak noktasına geliyor. 90 milyar doları deprem bölgesinin yeniden ihya ve inşasına harcayıp da bütçe açığını milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına çekecek fazla ülke ben bilmiyorum. Geçen sene gelişmekte olan ülkelerde ortalama bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6,3, bu oran Türkiye'de yüzde 2,9. Bir taraftan bizim kamu maliyesi, kamu bütçesini iyileştiriyoruz. Niye? Tam da bu hazırlıkları tamamlamak için. Çünkü savunma sanayisine, bu teknolojilerin gelişmesine, sanayide dönüşüme daha çok kaynak ayıracağız. Siz istemeseniz de biz, sanayide dönüşümü görüyoruz. Bu, bir ihtiyaç, zorunluluk çünkü etrafımız durmuyor, dünya yerinde saymıyor."
"Enerji emtia fiyatlarında düşüş beklenmesi Türkiye'nin lehine"
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin hem kamu hem özel sektör hem de hane halkı borçluluğundaki düşük oranlara ilişkin detaylar paylaştı.
Küresel ekonominin tüm bu gelişmelere rağmen geçen sene epey direnç gösterdiğini, bu sene de dirençli olmasının tahmin edildiğini, ticaret ortaklarında hafif kıpırdanma olduğunu, AB'nin kendisini toparlamaya başladığını anlatan Şimşek, avro/dolar paritesinin yükseldiğini ve bir süre daha yüksek kalmaya devam edeceğini, bunun ihracatçılar için önemli olduğunu, enerji fiyatlarının ise uluslararası kuruluşlar tarafından uzun vadede reel ve nominal olarak düşmesinin beklendiğini söyledi.
"Son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu, bir ilerlemedir"
Bakan Şimşek, uyguladıkları programın ilk aşaması sayesinde risklerin hepsini yönettiklerini, kural bazlı piyasa ekonomisine geçtiklerini, enflasyonun kontrolden çıkmasını önlediklerini, cari açığın ödemeler dengesi sorununa dönüşmesini engellediklerini, deprem harcamalarını yapmalarına rağmen bütçe açığını kontrol altında tuttuklarını anlattı.
Bir taraftan rezerv birikimi yaparken diğer yandan koşullu yükümlülükleri azaltmaya başladıklarını dile getiren Şimşek, programın ikinci aşamasında dezenflasyonun başladığını, mali disiplinin tesisini yaptıklarını, Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarından (KKM) çıkışı başarıyla yönettiklerini, 2025'te çoklu simültane şoklar yaşamalarına rağmen programın sonuç üretmeye devam ettiğini belirtti.
Şimşek, şu anda üçüncü evrede olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
"İş yaparken, bütçe yaparken, planlama yaparken artık enflasyonun daha az hissedileceği, belirsizliklerin azaldığı, fiyat istikrarına doğru artık yolculuğun son evresi yani enflasyonun tek haneye indirilmesi. Kazanımların pekiştirilmesi tabii ki önemli. Burada bütçe açığının milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına tutulması, orta vadede cari açığın milli gelire oranının yüzde 1'in altına düşürülmesi, verimlilik ve rekabet gücü odaklı reformlarla reel sektörün dönüşümü."
Şimşek, geçen yıl kuraklık, zirai don, ABD'nin tarife uygulamaları gibi olumsuz gelişmelere rağmen enflasyonun düştüğünü belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Enflasyon, 2022 Ekim'de zirveyi yüzde 85 ile bulmadı mı? Yılı yüzde 64-65 civarında tamamlamadık mı? Bugün yüzde 31 civarıyız. Hedefler iddialı, bunlar hep konuşulacak. Hedef aralığımız yüzde 15-21, Merkez Bankamızın belirlediği. Piyasa nerede görüyor? 12 ay sonrasını yüzde 21-22'de görüyor. Bu, bir ilerlemedir. Biz mükemmeliyetçi değiliz, mükemmeliyetçiliğin ilerlemeye bir engel olmasını da istemiyoruz. İlerleme var, sonuç var, başarı var. Şu anda son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu, bir ilerlemedir."
"Sıcak paraya karşı ilk defa bu hükümet tedbir aldı, biliyor musunuz?"
Bakan Şimşek, "2026'da enflasyon niye düşsün?" diye sorulabileceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Çünkü para, maliye ve gelirler politikası destekleyici olmaya devam ediyor. Çünkü biz, hedeflenen enflasyonla uyumlu yönetilen, yönlendirilen yani kamunun belirlediği, etkilediği fiyatlamaları yapıyoruz ama en önemlisi hani diyorlar ya 'Para politikasıyla bir yere varamazsınız'. Varılacağını kim söyledi ben anlamıyorum. 'Bugüne kadar para politikasıyla biz, sihirli bir şekilde bütün sorunları çözeriz.' diyen oldu mu? Bunu söyleyen mi oldu? Nereden çıkarıyorsunuz? Biz, tam aksine entegre, çok boyutlu, birbiriyle tutarlı olan bir program uyguluyoruz. Önce 'Program yok.' denildi, sonra 'Bu program var ama başarılı olmaz.' denildi. Sonra 'Bu program sıcak paraya dayanıyor.' denildi. Sıcak paraya karşı ilk defa bu hükümet tedbir aldı, biliyor musunuz? Haberiniz var mı? Sıcak para girişini sınırlamak için fiilen vergimsi bir adım attık yani o kanaldan gelen kısa vadeli fonlara karşılık oranlarını artırdık. Bir sonraki bahane ne olacak bilmiyorum ama ortada bir program var ve bu program sonuç üretiyor. Üretmeye de devam edecek."
Şimşek, hizmet enflasyonunun yüzde 91'den yüzde 40'lara düştüğünü ve düşmeye devam edeceğini, mal enflasyonunun yüzde 56'lardan yüzde 25-26'ya kadar gerilediğini, temel mal enflasyonunun yüzde 17,5'e kadar indiğini, tüm enflasyon göstergelerinde iyileşme yaşandığını anlattı.