Bolu'nun neyi meşhur? Bolu'da ne yenir, ne alınır, neresi gezilir?
İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropolün tam ortasında, yeşilin her tonunun, oksijenin en bol halinin ve tabiatın en cömert manzaralarının saklandığı bir vaha düşünün. Dört mevsim ayrı bir kartpostal karesine dönüşen, sonbaharda kızılın, kışın beyazın, ilkbaharda ise çiçeğin başkenti olan Bolu, sadece bir şehir değil, aynı zamanda Türkiye'nin doğal rehabilitasyon merkezidir.
Yüzlerce gölün, uçsuz bucaksız ormanların ve tertemiz yaylaların ev sahibi olan bu coğrafya, doğaseverler için adeta bir cennet gibidir. Ancak Bolu'yu sadece manzarasıyla tanımlamak eksik kalır; burası aynı zamanda "Saray Mutfağı"nın mimarları olan dünyaca ünlü aşçıların yetiştiği topraklardır. Mengenli aşçıların elinden çıkan lezzetler, Osmanlı saraylarından bugünün en lüks otellerine kadar uzanan bir gastronomi geleneğini temsil eder. Hafta sonu kaçamaklarının, balayı tatillerinin ve kayak tutkunlarının vazgeçilmez rotası olan bu şehir, ruhunu dinlendirmek ve midesini şenlendirmek isteyenler için eşsiz seçenekler sunar. Arama motorlarında gezginlerin en sık yanıt aradığı "Bolu'nun neyi meşhur, Bolu'da ne yenir, ne alınır, neresi gezilir ve yapılacak şeyler neler?" soruları, tabiatın kucağında huzur dolu bir yolculuğun davetiyesidir. İşte Köroğlu'nun diyarında sizi bekleyenler...
Bolu, %65'i ormanlarla kaplı olan yüzölçümüyle Türkiye'nin en yeşil şehirlerinden biridir. Şehre adım attığınızda ciğerlerinize dolan o temiz hava, sizi anında yeniler. Abant'ın dingin sularına yansıyan çam ağaçları, Yedigöller'in büyüleyici renk cümbüşü ve Kartalkaya'nın zirvesindeki kar kalitesi, her mevsim farklı bir aktiviteye olanak tanır. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Mudurnu ve Göynük gibi ilçeleri ise, Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerini koruyarak zamanı durdurmuş gibidir. Bu yazımızda, Mengen aşçılarının sırlarını taşıyan yöresel yemekleri, fotoğraf tutkunlarının rüyası olan milli parkları, şehre özgü organik ürünleri ve gezi rotalarını tüm detaylarıyla ele alıyoruz. Doğanın kalbinde bir keşif için okumaya devam edin...
BOLU'DA NE YENİR?
Bolu mutfağı, Osmanlı saray mutfağının günümüzdeki en güçlü temsilcisidir. "Mengenli Aşçılar"ın ünü ülke sınırlarını aşmıştır. Bolu'da yemek, sadece karın doyurmak değil, bir sanatın icrasıdır. Yöresel lezzetlerin başında "Abant Kebabı" gelir. Közlenmiş patlıcanın üzerine kuzu eti, mantar, domates ve kaşar peyniri konularak güveçte pişirilen bu yemek, tam bir lezzet şölenidir. Benzer şekilde "Yedigöller Kebabı" da tavuk ve kırmızı etin sebzelerle uyumunu sergiler.
Bolu'nun bir diğer alametifarikası "Keş Peyniri" ve cevizdir. Bu ikili, erişte makarnasının üzerine serpilerek yapılan "Keşli Cevizli Erişte"de buluşur ve ortaya basit ama damak çatlatan bir tat çıkar. Aynı peynir, "Kedi Batmaz" adlı ilginç isimli yemekte de kullanılır. Mısır unu hamurunun kaşıkla şekillendirilip keş peyniri ve tereyağı ile servis edildiği bu yemek, yörenin en otantik tatlarındandır.
Çorba severler için "Ovmaç Çorbası" (Oğmaç), hamur kırıntıları, nohut ve salçalı sosuyla doyurucu bir seçenektir. "Kaldırık Dolması" ise hodan otunun yapraklarıyla yapılan, sarımsaklı yoğurtla sunulan farklı bir dolma türüdür. Tatlı olarak "Bolu Beyi Tatlısı", profiterolü andıran yapısı ve üzerindeki çikolata sosu, pişmaniye ve fındık ile modern bir dokunuş sunar. Ayrıca "Kabaklı Gözleme" de Bolu pazarlarının vazgeçilmezidir.
BOLU’DA NERESİ GEZİLİR?
Bolu denince ilk akla gelen yer şüphesiz "Abant Gölü"dür. Bir krater gölü olan Abant, etrafındaki çam ormanları, göl çevresindeki yürüyüş parkuru ve faytonlarıyla her mevsim ayrı güzeldir. Kışın donan göl yüzeyi bembeyaz bir masal sunarken, baharda açan nilüferler görsel bir şölendir. Hemen yakınındaki "Gölcük Tabiat Parkı" ise, o meşhur "göl kenarındaki tek ev" fotoğrafının çekildiği yerdir. Devlet Konukevi olan bu yapı ve gölün yansıması, Bolu'nun simgesi haline gelmiştir.
Doğa tutkunları için asıl cennet "Yedigöller Milli Parkı"dır. Heyelan sonucu oluşan Büyükgöl, Seringöl, Derin Göl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl isimli yedi gölden oluşan bu bölge, özellikle sonbaharda ağaçların kızıla, sarıya ve turuncuya dönmesiyle fotoğrafçıların akınına uğrar. Burada kamp yapmak, şelaleleri gezmek ve doğanın sessizliğini dinlemek paha biçilemezdir.
Kış turizminin gözbebeği "Kartalkaya Kayak Merkezi", Köroğlu Dağları'nın zirvesinde, kaliteli pistleri ve lüks otelleriyle kayak ve snowboard severleri ağırlar. Tarih sevenler için ise "Göynük" ve "Mudurnu" ilçeleri, Cittaslow (Sakin Şehir) unvanına sahip, bozulmamış Osmanlı evleri, dar sokakları ve tarihi konaklarıyla adeta bir zaman tünelidir. Akşemseddin Hazretleri'nin türbesi Göynük'te ziyaret edilebilir. Ayrıca "Seben Kaya Evleri", Friglerden kalma, kayalara oyulmuş çok katlı yerleşim yerleriyle Kapadokya'yı aratmaz.
BOLU'DA YAPILACAKLAR VE ALINACAKLAR LİSTESİ
Bolu seyahatinizi doğayla iç içe geçirmek ve dönüşte sepetinizi doğal ürünlerle doldurmak için aşağıdaki listeyi rehber alabilirsiniz.
Bolu, her mevsimi ayrı bir renk, her köşesi ayrı bir huzur olan, doğanın insanlığa en güzel hediyelerinden biridir. Şehirden ayrılırken ciğerleriniz oksijenle, ruhunuz huzurla, bagajınız ise lezzetle dolacaktır.