Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "15. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri" galasında konuştu
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Türkiye, tarih boyu ve bilhassa da son 13 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da Suriye'nin yanında olacak, yaralarını saracak ve kalkınmasına bütün gücüyle katkı verecek. Dün olduğu gibi, bugün ve bundan sonra da Türkiye, Suriye'nin birliğinin, üniter yapısının ve toprak bütünlüğünün korunmasını öncelik olarak belirleyecek." dedi
ABONE OLCumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Fişekhane'de düzenlenen "15. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri" gala programında yaptığı konuşmada, TRT'nin "küresel yayıncılık misyonu" çerçevesinde, belgesel yapımcı ve profesyonellerini desteklemek ve uluslararası yapımların geniş izleyici kitlesine ulaşmasını sağlamak amacıyla 15. kez düzenlediği "TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri" töreninde olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Altun, bu yıl "Uzak Olsa da Aslında Çok Yakın" sloganıyla düzenlenen programı, savaş, çatışma, iklim krizi, açlık ve insanlık suçları gibi tehditlerle yüzleşilen çağda, değeri daha da iyi anlaşılan belgeselciliğe hakkını teslim etmek için önemli bir vesile olarak gördüğünü ifade etti.
İzleyiciye "belge" yani "kanıt" sunan belgesellerin, beyaz perde ya da ekran için üretilen yapımlar olmasının ötesinde, yumuşak güç enstrümanlarından biri olan kamu diplomasisinin de önemli bir unsuru olarak öne çıktığını vurgulayan Altun, şunları söyledi:
"Hele ki bu çağda, hele ki bu coğrafyada. Çok da uzak geçmişe gitmeye gerek yok, sadece son 1 yılda olanlara bakalım. Eğer kameralar kayıtta olmasaydı Gazze'deki dramı, vahşeti, dehşeti, insanlık suçlarını yeterince göremeyecektik, o büyük acıyı bu haliyle hissedemeyecektik. Daha yakında sadece son 1 haftada olanları düşünelim. Eğer yine kameralar kayıtta olmasaydı Şam'daki Sednaya Cezaevi'nde on yıllar boyu süregelen o akıl almaz işkenceleri belgeleyemezdik. Hakeza vatanına yıllar sonra dönenlerin sevincini, mutluluk gözyaşlarını göremez, zulmün son bulmasına şükredenlerin sonsuz gülümsemelerine de tanıklık edemezdik."