Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Güntay ŞİMŞEK / HT CUMARTESİ

Amerika’da, Boeing uçaklarının anavatanı sayılan Seattle, bizi bu defa THY’nin teslim alacağı 24’üncü Boeing 777-300ER sebebiyle ağırlıyor. Bu nedenle THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı başta olmak üzere üst yönetimle adeta bir çıkarma yapıldı. Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın Işıl da bu önemli işbirliği için THY ekibiyle birlikte Seattle’a geldi. Çünkü konu sadece uçak teslimi değil, aynı zamanda Boeing ile ‘Stratejik İşbirliği’ne imza atılarak Türkiye’yi bir adım daha ileriyi taşımak ve Amerika içinde THY’nin uçuş ağını güçlendirmek için bazı havayollarıyla masaya oturmak gibi bir dizi program söz konusuydu.

Hepsi bir kenara, Boeing ile ‘Stratejik İşbirliği’ altı çizilmesi gereken bir konu. Çünkü önceden sivil ve askeri uçak alımları sebebiyle offset anlaşmaları kapsamında Boeing ve Airbus’tan mühendisliği, tasarımı, yani her şeyi bitmiş işler alınır, Türkiye’de taşeron olarak üretim yapılırdı. Şimdi bu ilişki kendi kabiliyetimiz, yumuşak gücümüz ve Boeing’le gelişmiş iyi ilişkilerimiz çerçevesinde bir adım yukarı taşınacak.

Anlayacağınız üzere THY yönetimi, bu defa gücünü Türkiye endüstrisinin ileri seviyeye geçmesine katkı yapmak üzere devreye sokuyor. Ayrıca bu mevsimde yağmuru, sisi ve nemi ile bizi ağırlayan Seattle, yine Boeing yetkililerinin havacılığın geleceğine dair yaptıkları çalışmalarla bizleri şaşırtmaya devam etti. Bu sebeple Boeing’in merkezine kaç defa geldiğimi artık rakamlarla hatırlayamıyorum. Uçakların fabrika çıkış törenleri, ilk müşterisine teslimleri, en ilginç bilgi ve öngörülerle karşılaştığım toplantılarla anıyorum bu şehri. Mesela yıllar önce Boeing’le 10 günlük bir teknoloji turuna çıkmıştım. O zaman çift koridorlu büyük uçakların gelecekte daha popüler olacağına inanılıyordu. Hatta tartışmaların diğer tarafında bunun yansıması olarak büyük havalimanları yer alıyor ve gelecekte havacılığın hangi yöne büyüyeceği tartışılıyordu. Ama artık dört motorlu jumbo jetlerde ne Airbus’ın iki katlı A380’i ne de Boeing’in 747-8’ine talep var. Sıkı durun, tahminlere göre de gelecekte en fazla küçük gövdeli uçaklar satılmaya devam edecek. Noktadan noktaya uçuşlar artacak ve büyük havalimanlarına çok fazla ihtiyaç olmayacak.

Boeing Bölge Direktörü ve Market Analisti Shauna Bassett, Avrupa pazarının 20 yıllık geleceğini içeren tahminini paylaşırken, THY’nin başarısının altını çizip Avrupalı havayollarından biraz daha farklı olduğunu, ama Ortadoğulu Emirates, Etihad, Katar gibi şirketlerle de benzer ve ayrılan taraflarının bulunduğunun altını çizdi. Hasılı uçak üreticilerinin gözünde de THY, kendine has özellikleriyle temayüz eden bir havayolu konumunda. Bassett, Boeing’in havacılığın geleceğine yönelik tahminde bulunmaya 1960’larda başladığını, 1995’lerde havacılığın büyük uçaklarla büyüyeceği öngörüsünde bulunduklarını, ancak küçük uçakların bu denli pazardan pay alarak sektöre yön vereceğini tahmin edemediklerini vurguladı.

20 YILDA 38 BİN KÜÇÜK UÇAK

Boeing analisti Bassett, önümüzdeki 20 yılda yaklaşık 38 bin yeni uçağa ihtiyaç olacağını ve bunun da çoğunun tek koridorlu küçük uçaklardan oluşacağına dikkat çekti. Tabii devreye oyunu değiştiren Çin, Japonya ve sesten hızlı uçarak mesafeleri çok daha az zamanda kat edecek uçakların da devreye gireceğini dikkate almak gerekiyor. Ama her halükârda gelecek, küçük uçakların olacak ve büyük havalimanlarına olan trafikler de azalacak gibi görünüyor.

PLASTİK KANATLI BOEING 777X

Yolculu ilk uçuşunu 2020’de yapması planlanan ve havacılık dünyasında merakla takip edilen Boeing 777 8X ve 9X modellerinde plastik gövdeli Boeing 787’nin tecrübesinden faydalanılarak kanatlar kompozit malzemeden yapılacak. Boeing Ticari Uçaklar Bölgesel Direktörü George S. Alabi, bu uçaktaki kompozit kanadın hafiflik ve ince yapısıyla performansını artıracağını, yakıt maliyetlerinde yüzde 15, uçağın işletme giderlerinde (operating coast) ise yüzde 10 tasarruf sağlayacağına dikkat çekti. Ayrıca halihazırdaki Boeing 777 modellerinin yüzde 99.5 güvenlik oranıyla uçtuğunu, ‘yakıtı koy ve uç’ şeklinde tarif edildiğini ifade etti. Plastik kanatlı 777X’in özellikle öne çıkan en yeni özelliğinin, kanadının neredeyse işkenceyle aşağı yukarı esnetilmesi başta olmak üzere her türlü testlerden geçtiğini ve beklenenin üzerinde şaşırtıcı sonuçlarla başarıya ulaşıldığını da belirtelim. Muadili uçaklarda yukarı doğru esneme 6 metreye kadar çıkarken, plastik kanatlı 777’de bu miktar 8 metreye kadar çıkmasına rağmen hiçbir sorunla karşılaşılmamış.

TÜRKİYE’DE 250 BOEING UÇUYOR

Boeing Türkiye Genel Müdür Ayşem Sargın Işıl ile Boeing’in büyük gövdeli uçaklarının üretildiği ve dünyanın en büyük kapalı tesisi olan Everett’i beraber gezdik. Türkiye’de 250 yolcu uçakları bulunduğu bilgisini veren Işıl, havacılık endüstrisinde Türk şirketleriyle yaptıkları işbirlikleri neticesinde 2 bin 500 kişiye doğrudan iş sağladıklarını vurguladı. Boeing’in Türkiye ofisinde sürekli olarak çalışan 50 kişi var. Ayrıca her hafta 50 kişi de dışarıdan alındığı için Türkiye’deki Boeing çalışanı sayısı 100’ün altına düşmüyor. Işıl, Boeing’in Türkiye’de yaptırdığı işlerin yıllık karşılığının yaklaşık 100 milyon dolar olduğunu açıkladı.

BOEING 100’ÜNCÜ YILINI KUTLUYOR

2016, aynı zamanda Boeing’in 100. kuruluş yılı. McDonnell Douglas DC-3 model uçaklarıyla 1945’te Türkiye’ye adım atan Boeing, 70 yıldır da Türkiye’de. Ancak endüstriyel taraftan ilişkilerin çok ilerletilemediğinin altını çizmek gerekiyor. Şu an bile offset projelerle Boeing’in yılda 100 milyon dolarlık iş yaptırmasının karşılığı en fazla küçük gövdeli bir uçak anlamına geliyor. Halbuki bir Boeing uçağının bileşenlerinin ancak yüzde 30’u ABD’de üretiliyor. Dolayısıyla yüzde 70’lik pay dünyanın dört bir yanına dağıtılıyor. Eğer Türkiye’de teknolojik gelişmelere fırsat verilir, kalifiye insan kaynağı sorunu giderilirse Boeing’le başka türlü de uçabiliriz...