"Kaçak satılan silahlar ABD'li askerlerin!"
Sarsılmaz Silah'ın Yönetim Kurulu Başkanı, ruhsatsız silah sayısının ruhsatlının 10 misline çıkmasıyla ilgili ABD'li askerleri işaret etti
Seçkin Ürey / HT EKonomi
Sarsılmaz’ın Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, Türkiye’de ruhsatsız silah sayısının ruhsatlının 10 misline çıkmasıyla ilgili olarak ABD’li askerleri işaret etti.
Aliş, ABD’li askerlerin Irak’ta silahlarını 50-100 dolara sattığına dikkat çekerek, “O silahlar sonra Türkiye’de 400 dolara satılıyor” dedi.
Eskiden kaçak silahın Bulgaristan’dan geldiğini anlatan Aliş, şimdi kaçağın kaynağı olarak Doğu’yu göstererek ruhsatsız silaha ağır ceza istedi.
Sarsılmaz Silah Sanayii’nin temeli 1880 yılında büyük dede Abdüllatif Bey'in Elazığ'da çakmaklı tüfek yapmaya başlamasıyla atıldı. Ailede hiçbir kuşak temsilcisi silah üretmekten vazgeçmeyince 70'lerin başında Düzce'de atölye ile başlayan seri silah üretimi, aynı dönemin sonunda fabrikaya dönüştü. Sarsılmaz bugün, Avrupa'nın üç ve dünyanın da 10'uncu büyük hafif silah üreticisi konumunda. Toplam 64 ülkeye ihracat yapan Sarsılmaz, silahlarını Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK), Emniyet'e ve çok sayıda ülkenin ordu ve polis teşkilatlarına satıyor. Sivil kullanımlı üretimi artık yüzde 10'da seyrediyor. Yıllık 250 bin adet kapasiteli fabrikasında ise toplamda 32 tip tüfek, 23 tip tabanca üretiyor. İtalya’da kuruluşu 1750 olan Bernardelli silah fabrikasının da sahibi olan ve M-16 adıyla bilinen ABD’li Colt’un tüfeklerinin ithalatçısı Sarsılmaz’ın başında bugün beşinci kuşağın mensubu Latif Aral Aliş bulunuyor. Geçtiğimiz ilkbahar boyunca yaşanan ‘silah almayı kolaylaştıracak’ eleştirilerine hedef olan Silah Kanunu değişikliği tartışmalarında aynı zamanda Avcılık ve Atıcılık Federasyonu Başkanı olan Aliş, yerini aldı. Yerli savunma sanayiinin desteklenmesinin devlet politikası olmasıyla bu sektör hareketlendi.
Geçtiğimiz ay da Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun (MKEK) görsellerini basına ilk yerli piyade tüfeği olarak dağıttığı Mehmetçik-1'i yayımladığı basın bülteniyle kıyasıya eleştiren Aliş sorularımızı şöyle yanıtladı:
MKEK rekabeti mi engelliyor?
Mehmetçik 1 diye HK 416'yı (TSK'da kullanılan G-3 ve HK-33'ün MKEK lisansörü Alman Heckler&Koch'un modeli) getirdi. Üzerinden HK'yı sildi. Mehmetçik 1 yazdı. İstediği zaman özel sektör, istedikleri zaman kamu gibi davranıyor. Çok kartlı. Kartlardan birini joker olarak kullanıyor.
Sizinki ne durumda?
Bizimki proje olarak hazır. Prototip yok. Prototip için izin gerekiyor. Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) izin bekliyoruz uzun zamandır. Alabilmiş değiliz. 1 yıldır bekliyoruz. Bu, bu tip izinler için anormal bir süre. Adı Sar-5 olacak. Sarsılmaz'ın Sar'ı ve 5'te teknolojsiyle ilgili bir özellik. Şu an açıklayamam.
MSB ile sorunlarınızı paylaşmıyor musunuz?
MKEK de üretsin istiyoruz. Kabiliyeti olan herkes üretsin. En iyisi seçilsin. MKEK'nin üstünde merciler var. Demek o üst merciler de olayın seyrini görmüyorlar, göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Bakan ile de görüştük. Bugüne kadar hep 'Tamam oldu, bakacağız' yanıtı aldık. MSB'deki Sayın Bakan'ın biraz yerli sanayiyi sevecen, ayağa kaldırır bakması lazım. Kamuyu kayırmaması lazım.
Amaç herhalde TSK'ya satmak. Savunma Sanayi Müşteşarlığı bu sürecin neresinde?
İlla TSK'ya satmak değil. Amaç dünyaya satmak. Öyle bir ürün yapmalıyız ki, dünya koşullarına uygun olsun. SSM (Savunma Sanayi Müsteşarlığı) kapalı devre bir yapıya sahip. Bu sistemde arabayla, mekanikle, radarla ilgili çalışılan firmalar belli. O çemberi genişletmeleri lazım. Çemberi genişletmedikleri için körler sağırlar birbirini ağırlar durumundalar. Ama iyi prezantasyon yaparlar.
Prototip üretildi. Seri üretime geçildi diyelim. Sonrası?
Ağır silahlara geçmek istiyoruz. Piyadeden sonra makineli, ardından uçaksavara geçmek istiyoruz.
AR-GE'YE 10 MİLYON DOLAR HARCADIK
Latif Aral Aliş silahın ar-ge’si için 10 milyon dolar harcadıklarını dile getirirken, herşeyi kendi geliştiren ve üreten bir marka oldukarını söyledi.
KADIN İÇİN UFAK TABANCA ESKİDE KALDI
Kadın ve silah konusu hep merak edilir. Sarsılmaz da bir dönem kadınlar için renkli silah üretirdi.
Artık kadını erkeği kalmadı. Bazı kadınlar erkekten daha güçlü. Çift silahla gezen çok kadın tanıyorum. Kadınlar ufak tabanca taşır hikâyesi 15 sene geride kaldı. Biz mesela artık renkli silahı çok ama çok az üretiyoruz. Benim tek kıskandığım atıcı bir kadındı.
Dünya şampiyonumuz da bir kadın binbaşı zaten. 11 yaşındaki kızım da yetenekli. 12'sine bastığında yarışmalara sokmayı düşünüyorum.
Kıskanmak derken?
3 yıl önce havalı silah şampiyonası var. Genç bir bayan. Ya birinci ya ikinci oldu. Sordum. Üsteğmenmiş. Zayıf, çıtı pıtı biri. Hani güçlü bir yapı beklersiniz. Öyle değil. Sikorsky pilotuymuş. Faydası oluyormuş. 'Burada öğrendiğim tekniği havada ateş ederken uyguluyorum. Başarılı oluyorum' dedi. İlk defa birisini kıskandım. Dünya şampiyonumuz Ayşe Binbaşı var. 800 metreden bardağı vuruyor. Yani 15 santimi vuruyor.
ALMAN, İTALYAN TÜRK'TEN DAHA MERAKLI
Bizde genel olarak ilgi hangi silahlara yönelik?
Şimdi moda askeri renkli, koyu yeşil silahlar. Güvenlik güçlerini taklit etmek istiyorlar. Ama güvenlik güçleri siyah alır. Şimdi silahın paslanmaz çelikten olması moda. Ama hâlâ ağırlıkla parlak beyaz seviyoruz. Araplar altını hatırlattığı için parlak sarı sever. Amerikalılar siyah sever. İdeali zaten siyah. Alırlarsa mat beyazalırlar.
Peki Avrupalılar? Onların adı hiç geçmez.
Avrupa'da orta boy, paket boyut denilen silahlar tercih ediliyor. Taşıdığın belli olmayacak. Avrupalı 'Tişört bile giysem belli olmamalı' diyor. Almanlar ve İtalyanlar silaha çok meraklıdır. Bir de 'Türkler meraklı diyorlar' ama daha az aslında. Ruslar paranın sınırı olmayınca istiyorlar. Rusya'ya en pahalı silahlar gidiyor. 70 bin dolarlık silahlar var. Pırlantalı filan silah gönderdik. Gelir dağılımında fark olduğu için Rus halkı kendi üretimlerini alır.
BİZİM İÇİN DEĞİL AMA ABD'Lİ İÇİN 100 DOLAR İYİ PARA
Yaşanan olaylarda ateşli silah kullanımı artıyor, öyle bir izlenim var.
Kesinlikle değil. Ben federasyon başkanı olduğum için istatistikleri biliyorum. Yaralama ve cinayetlerin sadece yüzde 20- 25'i silahla oluyor. Ütü kordonuyla bile cinayet işleniyor. Zaten en çok bıçakla oluyor. Ateşli silahla yaşanan olayların da yüzde 10'u ruhsatlı silahla oluyor. Ruhsatsız adam silah kullanmakta daha rahat davranır. Ruhsatsız almak doğrudan suçlu psikolojisi getirir. Bu yüzden adam alkol alır havaya da ateş açar, kafası atar silaha da davranır. Sonra gider denize atar, sen sağ ben selamet yoluna devam eder.
Kaçak silah niye bu kadar ucuz?
Ruhsatsız silah sayısı, ruhsatlının 10 misli. Amerikan askerleri Irak'ta sattılar. Bizim için para olmayabilir ama ABD'de 100 dolar iyi para. Savaşta silah kaybetmek normal. 50- 100 dolara silahı Iraklı'ya satıyor. Iraklı 200 dolara kaçakçıya satıyor. O da gelip Türkiye'ye 400 dolara satıyor. Eskiden Bulgaristan'dan gelirdi, şimdi Doğu'dan geliyor. Etrafımız abuk sabuk ülkelerle dolu. Ruhsatsıza karşı ciddi cezalar olmalı.
NAPOLYON DÖNEMİ ER MİĞFERİ ÜRKÜTTÜ
Ailesinden kalan eski eşyaları ofisinde saklayan Aliş’in masasında bir de Napolyon döneminden kalan iki miğfer var. Aliş, “Bir kere başımın üzerine koymak istedim, ürktüm” diyor