"Hükümetler gelir ister vergiyle ilgili akıl vermek anlamsız"
"2.5 yıl önce yaşadığımız krizden sonra dünyada da Türkiye'de de yarışa geri döndük" diyen Citroen Avrupa CEO'su Jackson, pek çok otomotiv şirketinin aksine Türkiye'de üretim yatırımı yapmamalarını vergiye bağlamıyor. Jackson, "Oyunu kuralına göre oynamalı" diyor
Meltem ERSOY-HT GAZETE
2012 yılında mali krizi giren PSA Grubu (Peugeot-Citroen) sarsıntının etkilerini üzerinden atıyor. Citroen’in Avrupa Başkanı Linda Jackson ile Türkiye’de otomotiv satışlarının yılın ilk 4 ayında tüm zamanların rekorunu kırdığının açıklandığı gün buluştuk. Rakipleri gibi Türkiye’de üretim tesisi yatırımı yapmamış olmalarının PSA’nın geçmiş dönemine ait bir karar olduğunu vurgulayarak, “Yarışa geri döndük, şimdi yeni dönem hedeflerimiz var” diyor. İşte Jackson ile sohbetimizden öne çıkan başlıklar:
- Türkiye’de üretim yatırımı yapmadınız. Yatırım yapan rakiplerinize göre dezavantajlı konumda kaldığınızı düşünüp pişmanlık yaşadınız mı?
Biz Türkiye’de üretim yapıyoruz, ancak kendi üretim tesisimiz yok. Her ürün ve yatırım kararı o dönemki şartlara göre alınıyor. Biz de PSA olarak son 1.5 yıldır yeni bir döneme girdik. Zamanında yapılan tercihler de o dönemin kararlarıydı. Şu an itibarıyla Türkiye’de üretim yatırımı kararımız yok.
- Yatırım yapmama kararınızda yüksek vergiler etkili mi?
Sadece Türkiye’de değil, başka ülkelerde de yüksek vergiler var. Yatırımcı olarak bu konuda yapabileceğiniz çok bir şey yok aslında. Daha düşük olmasını umarsınız, ama kurallar böyleyse böyledir, oyunu kurallarına göre oynamak durumundasınız siz de. Şirketler tabii ki yatırımının karşılığında para kazanmak ister, hükümetler de gelir elde etmek ister. Bu konuda Türk hükümetine ‘Vergi şöyle olsun, böyle olsun’ diye akıl vermenin anlamsız olduğunu düşünüyorum.
YARIŞA GERİ DÖNDÜK
- PSA’nın kriz döneminden sonra Avrupa ve Türkiye performansında istediğiniz rakamlara geldiniz mi?
Avrupa performansına baktığımızda ve 2013 ile 2014’ü kıyasladığımızda Avrupa pazarında yüzde 7 büyüdük. Biz artık yarışa geri döndük. Sadece Avrupa’da değil, Türkiye’de de yarışa geri döndük. Türkiye’ye gelince 2014’ü yüzde 2.9’luk bir pazar payıyla kapattık. Bu yıl ise şimdiden yüzde 3.5’e çıkardık payımızı. Rekabet yoğun ve döviz kurları oynak iken bunu yapmak kolay bir iş değil.
TÜRKLERİN ÇILGIN TEKNOLOJİ KULLANIMI MODELİ BELİRLEYECEK
Türklerin sizi şaşırtan farklı tüketici davranışı var mı?
Dikkatimi çeken bir diğer şey Türklerin internet, sosyal medya, teknoloji düşkünlüğü. Genç nüfus bizi teknolojiye itiyor. Bizim araba tasarlarken, üretirken bunu dikkate almamız gerek.
'TÜRKİYE'DE SATIŞLAR 1 MİLYONU AŞARSA BU ÇOK SIRA DIŞI OLUR'
İlk 4 ayda Türkiye’de rekor oto satışı gerçekleşti, beklentiniz nedir?
Yılın sonunda 1 milyonu görebilir miyiz diye tartıştık, ama bence bu çok sıra dışı olur. Bekleyip göreceğiz. Bİz 800-900 bin seviyesinde kalacağına göre hesap yapıyoruz. Çünkü bu yükseliş devam edemez.
'OYNAK TL BİZİ MÜTEVAZI YAPIYOR'
- TL’deki değer kaybı kârlılık hedeflerinizi nasıl etkileyecek?
Bu bir denge. Koyduğunuz fiyat, pazar şartları ve kârlılık arasında denge kurmanız gerekiyor. Bu noktada bir üretici ve ithalatçı olarak kârlılığı nerede tutmak istediğiniz konusunda karar vermeniz gerekiyor. Her pazarda istediğiniz hacme ulaşabilirsiniz, ama sonucu kârlılık anlamında felaket olabilir.
- TL’nin performansı farklı olsaydı farklı bir pazar payı hedefi koyar mıydınız?
Evet, kesinlikle. Kur daha dengeli olsaydı daha yüksek hedefler koyabilirdik. Kurda hızlı değişiklikler bizi daha mütevazi ve çekingen davranmaya itiyor. Pazardaki diğer oyuncular da ona göre konum alıyor ve alacak. Şu anda yıl sonu için Türkiye’de pazar hedefi 800900 bin araç civarında. Eğer kur daha da kötü seviyelere gelirse tabii ki bu hedef de aşağı düşecektir.