Şekip Mosturoğlu: Büyüklüğümüz Galatasaray'ın ötesinde bir büyüklük
Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, HT Spor İstihbarat Şefi Sezgin Gelmez'in sunduğu Gelmez Dediğin Yerden programına konuk oldu. Mosturoğlu, nasıl Fenerbahçeli olduğundan 3 Temmuz sürecine kadar birçok konu hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
HT Spor İstihbarat Şefi Sezgin Gelmez'in sunumuyla Gelmez Dediğin Yerden programının konuğu Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu'ydu. Sezgin Gelmez merak edilenleri sordu Şekip Mosturoğlu cevapladı...
"CEMİL TURAN İZLEYEREK FENERBAHÇELİ OLDUM"
"Çocukluğumdan beri Fenerbahçe'yi tutuyorum, o yıllarda Cemil Turan Fenerbahçe'nin bayrak futbolcusuydu. Onun maçlarını dinleyerek, izleyerek Fenerbahçeli oldum. Bizim için en büyük hayal, Fenerbahçe formasına sahip olabilmek ve arkasına 10 numara işletebilmekti. Rahmetli annem, formamın arkasına 10 numara işlemişti; bu benim en büyük hayalimdi. İlk maçıma imkanlar sebebiyle 14 yaşımda gidebildim."
"DİVAN KURULU BAŞKANLIĞI ERKEN OLDU AMA ZAMANIYMIŞ"
Önce federasyonun hukuk kurulu üyesiydim. O dönemde naklen yayın kaosu vardı ve o davalarla ilgili çalışıyordum. Levent Bıçakçı’nın başkan olduğu dönemde başkan vekili oldum. 1.5 sene görev yaptım ve ardından Fenerbahçe’de 12 sene aralıksız yönetim kurulu üyesi oldum. Sonrasında da divan kurulu başkanlığı geldi. Benim için erken oldu ama zamanıymış.
"DİVAN KURULU'NDA DENGEYİ ÖN PLANDA TUTTUM"
Divan Kurulu’nda denge ve denetim var ve ben dengeyi ön planda tuttum. Yönetim ve kulüp üyeleri arasında dengeyi sağlayıp kulüpçülük ruhunu artıracağımı söylemiştim. Bunun dışında Divan’ın kurumsallaşması konusunda adımlar atacağımı da ifade etmiştim. Baktığımızda Divan’da toplanan kişi sayısı 700-800’e çıktı, toplantıların ilgisi arttı, tarihte ilk defa 3 başkanlı toplantı yaptık. Bu açıdan Yüksek Divan Kurulu’nun arzuladığımız seviyeye geldiğini düşünüyorum.
"ZOR GÜNLERDE F.BAHÇE CAMİASI BİR ARADADIR"
Hayatta olan 4 başkanımız var. Hayatta olan Divan Kurulu Başkanı sayımız ise 2. Yani aslında kulüpte yer alan "akil insan" sayımız çok fazla değil. Türkiye Kupası’ndan çekilme süreciyle ilgili ben saymıştım; 50-60 civarındaydı. Ama zor gününde Fenerbahçe camiası hep bir aradadır. Bunun en büyük örneği 3 Temmuz sürecidir.
"3 TEMMUZ SÜRECİNİ YAŞAYAN DÜNYANIN EN BÜYÜK KULÜPLERİ AYAKTA KALAMAZDI"
"3 Temmuz süreci hiç aklımdan çıkmıyor. Çok zor bir süreçti. 3 Temmuz sürecini yaşayan dünyanın en büyük kulüpleri ayakta kalamazdı. Bu kulübün ayakta kalması, şampiyonluklar yaşaması ve büyüklüğünden en ufak bir azalma olmaması, camianın gücünü gösteriyor.
Süreç çok ağırdı. 1 yıllık bir yargılama süreci oldu. Karar en az 3 defa Yargıtay’a gitti ve geldi. 11 sene boyunca, 1 senede verilen kararın sonuçlarını ortadan kaldırmak için uğraştık. Çok şükür beraat kararlarımız kesinleşti. Şimdi haksız tutuklamalarla ilgili açtığımız davalar var, onlar da lehimize sonuçlandı.
Fenerbahçe taraftarı ve camiası müsterih olsun; haksızlığın karşısında elde ettiğimiz hukuki kararlar sürecek."
"4-5 SENE LİGİ DOMİNE EDECEK BİR KADROYA SAHİP OLACAKTIK"
Soru: 3 Temmuz futbol takımında nelere sebep oldu?
"3 Temmuz sürecinde yönetimdeydim. Transfer planlamasını biliyordum. O günkü takımımız Süper Lig’in üstündeydi, yapılacak transfer Şampiyonlar Ligi’ne yönelikti. Halka açık şirketimizin hisse senetleri inanılmaz rakamlara ulaşmıştı.
Bu dinamiklere baktığımızda, en az 4-5 sene ligi domine edecek bir kadroya sahip olacaktık. Ama maalesef 3 Temmuz’da yediğimiz darbe bize pahalıya mal oldu."
Soru: Fenerbahçe 12 yıldır neden şampiyon olamıyor?
"Teknik ve kulübe yönelik eleştirel kısımlar da var ama istatistiklere baktığınız zaman penaltı sayıları, kart sayıları, cezalandırma oranları, hakem hatalarının şampiyonluk yarışında %5'lik bile etkisi olsa, zaten sonucu değiştiriyor. Özellikle hata boyutunu aşan hakem hataları! Bu istatistiklere baktığınız zaman sebep ve sonuç ortada. Elbette bunun dışında farklı şeyler var. Kadro istikrarsızlığı da yine bir faktör."
"BÜYÜKLÜĞÜMÜZ GALATASARAY'IN ÖTESİNDE BİR BÜYÜKLÜK"
"Fenerbahçe’nin bölünmüşlüğü rakibimizin güçlü görünmesini sağlıyor. Biz birlik olsak, bölünmemiş ve sürekli seçim atmosferinde olmasak, büyüklüğümüz Galatasaray’ın ötesinde bir büyüklük.
Son seçimde inanılmaz bir demokrasi olgunluğu oluştu. Seçimden sonraki 3-4 aylık süreçte birlik ve beraberlik noktasında muazzam bir hava yakalamıştık ve gelişme vardı. Ancak maalesef kulüp içi değil, dış etkenlerden dolayı yeniden seçim sürecine gelindi."
"SADETTİN BEY KULÜP İÇİ DİNAMİKLERLE ALAKASI OLMAYAN BİR SEBEPLE SEÇİME GTMEK ZORUNDA KALDI"
"Sadettin Bey, kulüp içi dinamiklerle alakası olmayan bir sebeple seçime gitmek zorunda kaldı. Bu durum sportif başarı ya da başarısızlıkla ilgili değildi."