Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ankara’da görülen bir velâyet davasında, hâkimin yaptığı Türkiye yorumu şaşkınlık yarattı. G.Ç-T.Ç. çifti, 2008 yılında boşandı. Tek çocukları Alperen’in velâyeti annesinde kaldı. Ancak anne T.Ç., 2015’te tekrar evlenerek Mısır’a yerleşme kararı aldı. Bunun üzerine baba G.Ç., oğlunun velâyetinin kendisine verilmesi için dava açtı. Dava dilekçesinde, Mısır’da darbe sonrası terör ortamı olduğunu, oğlunun zarar görmesinden endişe ettiğini belirtti. Ayrıca Mısır’a gitmesi durumunda oğlu ile görüşmesinin de sınırlanacağını kaydetti.

'ÇOCUK MUTLU’

Davalı anne, oğlunun babası ile görüş günlerine uyarak önce Mısır’a gidip okul kayıt işlemlerini yaptırdığını ve çocuğun diğer ihtiyaçlarıyla da ilgilendiğini, bu nedenle baba-çocuk arasında yeniden kişisel ilişki (görüşme günleri) düzenlenmesini istedi. Davaya bakan Ankara 5. Aile Mahkemesi Hâkimi Şerafettin Şanver, babanın velâyetin kendisine verilmesi talebini reddetti. Gerekçeli kararda, mahkeme uzmanlarının da çocuğun Mısır’da iyi bir yaşam sürmesi zor olsa da annesinin yanında huzurlu olduğunu, bu nedenle velâyetin annede kalması yönünde görüş bildirdikleri kaydedildi. Hâkim Şanver, sömestr tatilinde Türkiye’ye gelen çocukla bizzat görüştüğünü ve onun da Mısır’da annesi ve eşiyle birlikte yaşamaktan mutlu olduğunu belirtti.

‘TÜRKİYE’DE DE BOMBA PATLADI’

Kararda şu ifadeler yer aldı: “Davacının en büyük kaygısının Mısır’ın içinde bulunduğu sosyopolitik durumdan kaynaklı darbe ve sonrasındaki terör ortamı olduğu ve bu sebeple çocuğun terör ortamından zarar görebileceği olduğu ifade edilmiştir. Oysa dava açıldıktan sonra ülkemizde büyükşehirlerde birçok bomba patlatıldığı, ülkenin birçok yerinde silahlı çatışmaların devam ettiği, meydanlar ve ulaşım araçlarında terör eylemleri yapıldığı, bu nedenle çocuk için Türkiye’nin Mısır’dan daha güvenli olduğunu söylemek zordur. Dolayısıyla çocuk için Türkiye’de bulunmak mutlak güvenlikli bir ortamda yaşayacağı anlamına gelmez. Çocuğun annesiyle Mısır’da mutlu bir ortamının olduğu, eğitimine devam ettiği, orada yaşamasının gelişimine olumsuz etkide de bulunmadığı anlaşılmıştır.”

FEVZİ ÇAKIR/GAZETE HABERTÜRK