Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
İHA

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 sanık hakkında açılan dava 13. celsesi ile devam etti.  

Duruşma, darbe girişimi tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Uzay Gücü Araştırma Şube Müdürü olarak görev yapan eski yarbay Özcan Murat Doğan'ın savunmasıyla başladı.

Duruşmada savunma yapan Doğan, 11 Temmuz 2016’dan itibaren Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Uzay Gücü Araştırma Şube Müdürlüğü'ne atandığını, 15 Temmuz'da da eski yarbay Ayhan Çatıkkaya'nın ivedi olarak Akıncı Üssü'ne geçmesini söylemesi üzerine buraya gittiğini anlattı.

Daha sonra üs komutanının emriyle refakatçi eşliğinde uçuş kulesine gittiğini belirten Doğan, kuleye çıktığında kimin hangi pozisyonda çalıştığını öğrenmeye çalıştığını, burada bulunan yarbay Nihat Altıntop'un kendisine ne olduğunu sorması üzerine, bir şey bilmediğini, üs komutanının emriyle geldiğini söylediğini aktardı.

Üs komutanının telefonda havadaki jetlerin uçuşa devam edeceği talimatı verdiğini, kendisinin de bunu ilettiğini ifade eden Doğan, yarbay Altıntop'un havadaki uçakların geri çağrılmasını istediğini duyunca, bu durum üs komutanının emirlerine aykırı olduğu için müdahale ettiğini bildirdi.

Terörle mücadele kapsamında faaliyet olduğunu düşündüğünü, Altıntop'un da yönergelerde anlatılan yetkilere aykırı davrandığını ileri süren Doğan, bu nedenle müdahalede bulunduğunu belirtti.

Doğan, Altıntop'un, bunun bir darbe girişimi olduğunu belirterek, uçakların inmesi gerektiği yönündeki söylemine karşın, uçakların darbede kullanıldığını daha önce görmediği için ona karşı çıktığı aktardı.

Kuledeyken kimsenin Genelkurmay Başkanlığı'nın uçuş yasağına ilişkin bilgi vermediğini öne süren Doğan, saat 23.15'te 141. filo komutanı eski yarbay Hakan Karakuş'un gelerek uçuş kontrol amirliğini üstlendiğini anlattı.

UÇAKLARIN DARBEYE KARŞI UÇTUĞUNU DÜŞÜNMÜŞ

İlerleyen dakikalarda Başbakan Binali Yıldırım'ın yaptığı açıklamayı inceleme fırsatı bulduğunu, bu açıklamadan uçakların darbeye karşı uçtuğunu düşündüğünü ileri süren Doğan, uçakların inmesini isteyen Altıntop'un da darbecilerle işbirliği içinde olduğundan şüphelendiğini söyledi.

Doğan, daha sonra Altıntop'un kuleye çıkan komandolarca derdest edildiğini, darbecilerle birlikte hareket ettiği için tutuklandığını düşündüğünü iddia etti.

Sanık Doğan'ın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları kampüsündeki salonda görülen duruşmada çapraz sorgusu yapılan sanık Doğan, Akıncı Üssü 143. Filo koridorundaki kamera kayıtlarından kendisini teşhis etti.

Başbakanlık avukatlarından İskender Minar, sanık Doğan'a, "Saat 21.53'te Ayhan Çatıkkaya tarafından arandıktan çok kısa süre sonra GATA'ya uğruyor, ardından saat 23.02'de Akıncı Üssü kulesindesiniz. Bu kadar az zamanda hızlı hareket etmek, bir yere ulaşmak, orada bir şeye müdahale etmek düşünüldüğünde planlı, hedefli bir hareket olduğu izlenimi var, bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusunu yöneltti.

Doğan, "21.53 civarında aranıyorum. Bir akrabam da arıyor, Ankara üzerinde uçakların uçtuğunu söylüyor. 'Ankara tehdit altında, Akıncı Üssü'ne çağrılıyorum' diye düşündüm. Eski bir filo komutanı ve savaş pilotu olarak benim için alarm zilleri çalıyor. Ülkem tehdit altında olabilir düşüncesiyle hemen Akıncı Üssü'ne geçtim." dedi.

Gazilerin bir kısmının avukatı olan Fatih Atalay'ın "Sizce iddianamedeki tapelere göre o gün neler olmuş? İfadenizde 'Hangi taraf darbeciydi anlayamadım' dediniz, sizce o gece Hakan Evrim ne yaptı? Hangi taraftaydı, darbeci miydi?" sorusuna sanık Doğan, alaycı bir üslupla "Bildiğim şey; İngiliz aktör Hugh Grant darbeci değildi, darbenin parçası değildi." yanıtını verdi.

Cevap üzerine avukat Atalay, "Peki Hugh Grant bu darbenin parçası değil, Fetullah Gülen parçası mı?" sorusunu yöneltti. Doğan, bu soruyu, "Bence darbeyi FETÖ yaptığı için parçası." şeklinde cevaplandırdı.

DURUŞMADA GERGİNLİK

Daha sonra sanık avukatlarına söz verildi. Sanık Harun Biniş'in avukatı Ayten İzmirli, uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre sanıkların hiçbir baskıya maruz kalmadan ve insanlık dışı muamele görmeden savunma yapma hakkına sahip olduğunu söyledi.

Sanıklara ve avukatlarına hakaret edildiğini ileri süren İzmirli, "Eğer savcılar görevini yerine getirmeyecekse o makamda oturmalarının gereği olmadığını düşünüyoruz." ifadesini kullandı.

Sanık yakınlarının da duruşmaları takip etme hakkı bulunduğunu, güvenliklerinin de mahkeme heyetince sağlanması gerektiğini söyleyen İzmirli, sanık avukatlarının dahi duruşma salonunda güvenliklerinin sağlanamadığını iddia etti.

İzmirli'nin sözlerine müştekiler ve avukatları tepki gösterdi. Bazı müştekilerin hakaret içeren ifadeler kullanması üzerine Mahkeme Başkanı Giray, bu kişilerin salondan çıkarılması talimatı verdi.

Daha sonra söz alan duruşma savcısı Fatih Halil Kaplan, "Avukat Hanım söyleyecek sözümüz olmadığını düşünmesin, elbette var. Fakat bizim vereceğimiz karşılık, bize verilen bu ağır görev ile orantılı olacaktır. Ona yakışan bir şekilde olacaktır. Üslubunu avukat hanıma aynen iade ediyorum ve kesinlikle aynı üslupla karşılık vermeyeceğiz.

Nasıl heyetiniz, sanıkları, müştekileri, sanık avukatlarını sabırla dinliyorsa aynı sabırla dinlemeye devam edeceğiz. Sanık avukatları dahi heyetinizin sabrına teşekkür ediyor, biz o teşekküre layık olacak şekilde görevimizi yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Yaşanan gerginliğin ardından duruşmaya ara verildi.

İDDİANAMEDEN DETAYLAR

Akıncı Üssü iddianamesindeki MASAK raporlarında, TSK'dan birçok FETÖ şirketine yüklü para transferleri yapıldığı yer alıyordu. Bu raporlardan birinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığından 2014-2016 yılları arasında FETÖ bağlantılı Milsoft adlı şirkete 7 milyon 62 bin 851 lira para transferi yapıldığı belirtildi. Bu transferlerin eski Tuğgeneral Aydemir Taşçı dönemlerini kapsadığı tespit edildi. Ayrıca yine MASAK raporuna göre eski Tuğgeneral Aydemir Taşçı'nın döneminde ATESİN Havacılık adlı şirkete toplam 2 milyon 284 bin dolarlık ödeme yapılmış ve bu şirketin ortaklarından Necdet Sungur hakkında da FETÖ'den işlem yapılmıştı.

RAVZA KAVAKÇI KAN: SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı Kan, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı yapılmış bu darbe girişiminin ve dava sürecinin takipçisiyiz." dedi.

Kan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 kişi hakkında açılan davayı takip etti.

Duruşmaya verilen arada, davanın görüldüğü Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları kampüsü önünde basın mensuplarına açıklamada bulunan Kan, sözlerine 17 Ağustos depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek başladı.

15 Temmuz darbe girişiminin en temel insan hakkı olan yaşama hakkına yönelik olduğuna dikkati çeken Kan, şunları söyledi:

"Bu davaları hem TBMM mensupları olarak, hem teşkilatlar olarak, hem de AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı olarak yakından takip ediyoruz. Vatandaşlarımızın, şehit ailelerimizin, gazilerimizin yanındayız. Bugün de mahkeme salonu oldukça kalabalıktı. Bundan büyük memnuniyet duydum. Şehit ailelerimizi yalnız bırakmıyoruz. Sivil toplum örgütlerine de teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Onlar da şehit ailelerini yalnız bırakmıyorlar. Ankara'da, İstanbul'da, farklı illerimizde, her nerede böyle bir dava varsa biz takip ve destek için vatandaşlarımızın yanındayız. Biz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı yapılmış bu darbe girişiminin ve dava sürecinin takipçisiyiz. Davalar neticelene kadar biz her gün buradayız."

Duruşma salonunda zaman zaman gerginlikler olduğu hatırlatılarak bu konudaki değerlendirmesi sorulan Kan, "Mahkeme ortamı kolay bir ortam değil. Aileler sevdiklerini kaybetmişler. Hayatlarının altüst olduğu bir süreçteler. Onların kaybettikleri, şehitlerimiz ölmediler, aramızdalar ama o hasret daima onlarla olacak. Kolay bir süreç değil" ifadesini kullandı.

Yargılama süreci boyunca bağımsız mahkemelerin çalışmasına da şahit olduklarını aktaran Ravza Kavakcı Kan, "Masum insanlara silah döndürecek kadar acımasız, ahlaksız, insanlıktan uzak varlıkların her halde mahkeme karşısında Ben suçluyum demesini beklemiyoruz. Onlar bizim için hala sanık. Adalet sistemimiz onlara suçlu dediğinde ve gerekli cezayı aldıklarında biz biraz daha huzura kavuşmuş olacağız." diye konuştu.

Kan'ın konuşmasının ardından bir grup vatandaş, terör örgütü FETÖ'yü protesto etti.