"Terör belasıyla bizi bölmek isteyenler beyhude uğraşmaktadırlar"
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, 18 Mart dolayısıyla, konuşma yaptı
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, memleketin dört bir köşesinden yüz binlerin 96 yıl önce, sevgililerini, her şeylerini geride bırakarak Çanakkale'ye aktığını, aralarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen binlerce insanın da bulunduğunu belirterek, ''Bu fedakar insanların, bu ülkenin bölünmesi gibi bir derdi o zaman da yoktu, bugün de yok. Terör belasıyla bizi bölmek isteyenler beyhude uğraşmaktadırlar'' dedi.
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla, 18 Mart Stadı'nda düzenlenen tören, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Ercüment Tatlıoğlu ile Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ın, altın madalyayı, Türk bayrağına takmasıyla başladı. Törende, saygı duruşunun ardından, İstiklal Marşı okundu.
Çanakkale Valisi Tuna, törende yaptığı konuşmada, Çanakkele Zaferi'nin tarihten silinmek istenen bir milletin, bütün yokluk ve imkansızlıklara rağmen, vatanını canı pahasına nasıl savunduğunu, birlik ve beraberliğinin ne kadar sağlam temellere dayandığını bütün dünyaya göstermesi bakımından insanlık tarihinde özel bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Çanakkale'nin, milletin milli mücadele kadrolarının ilk tanındığı yer olduğunu ifade eden Tuna, Çanakkale'nin, geride kalanların da savaşı olduğunu, savaşın askeri yönü kadar, cephe gerisindeki kahramanlıklarla da öne çıktığını anlattı.
Köylerde tarla sürecek gencin kalmadığını, eğitime ara verildiğini, okulların hastane olarak kullanıldığını dile getiren Tuna, bir askerin mektubunun yazılmasından yiyeceğinin teminine, çayından sigarasına, yemeklerin siperlere zamanında ulaştırılması gibi her özenin gösterildiğini belirtti.
Tuna, 96 yıl önce Çanakkale'de bir destan yazıldığını belirterek, şöyle konuştu:
''O savaşta şehit olmayan talihine küserdi. Düğüne gider gibi şehadete gittiler ve dünya tarihine mühür vurdular. Özgürlük, hak, adalet, namus, bağımsızlık uğruna canlarını ortaya koyabilenler bu yolda yürüyerek ebedileştiler. Şehitlerimiz, bu savaşın hakkını verdiler ve özgürlüklerini kazandılar ve bize de özgürlüğümüzü kazandırdılar.
Memleketin dört bir köşesinden yüz binler, sevgililerini, her şeylerini geride bırakarak Çanakkale'ye aktı. Aralarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen binlerce insan vardı. Bu fedakar insanların bu ülkenin bölünmesi gibi bir derdi o zaman da yoktu, bugün de yok. Terör belasıyla bizi bölmek isteyenler beyhude uğraşmaktadırlar. O tarihte bu bölgelerimizde hem Ermeni olayları yaşanmaktaydı hem de Doğu Cephesi adı altında kıran kırana bir savaş vardı. Böyle bir ortamda binlerce kişinin bölgeden gelip, Çanakkale Savaşı'na katılması ve mücadelesi, ülkenin her karış toprağını vatan olarak gördüklerinin, ülkelerine olan sadakatlerinin ispatıdır. Onlar, bugünleri görerek, bizi birbirimizden ayırma gayretlerini imkansız kılmak için canlarını vermişler ve burada kucak kucağa yatmaktadırlar.''
''DÜNYA İÇİN DE ALINACAK DERSLERLE DOLU''
Vali Tuna, Çanakkale Savaşı'nın sadece Türkiye ve millet için değil, bölge ve dünya için de alınacak derslerle dolu olduğunu belirtti.
Çanakkale Savaşı'nın bugün kin ve merhametsizlik ve savaşlarla çalkalanan günümüz dünyasına ilham kaynağı olabilecek büyük bir değer taşıdığını vurgulayarak, şunları söyledi:
''Çanakkale Savaşı'ndan barış, istikrar, huzur, birlik çıkarmasını bilmek, bizim nesillerimize düşmektedir. Sadece milli sınırlar içinde değil, evrensel ölçekte barış ve istikrar arıyorsak, Çanakkale Savaşı dünyada bir benzeri olmayan ders konusu olabilecek niteliktedir. Sadece bölge için değil, dünya için ders çıkarılabilecek büyük bir miras. Bölgesel ve küresel ölçekte barış ve hoşgörü tohumları, 96 yıl önce burada, bu topraklara ekilmiştir. Çanakkale'de takriben 45-50 farklı din, dil, ırk, milliyet, etnik köken, coğrafya ve devletten insanlar savaştılar ve bunların büyük bir kısmı bu topraklarda yatmaktadır. Esasen şehitlerimiz bize, savaştan barış çıkarmasını, büyük bir kaosu istikrara dönüştürmenin yolunu da göstermişlerdir. Savaş şartlarında yer alan esirlerin ecdadının yaralarını saran torunlarıyız.''
Çanakkale Savaşı'nın Medeniyetler İttifakı Projesi'ne ilham kaynağı olacağını ifade eden Tuna, yeryüzünde 72 milletin savaş için bir araya geldiği ikinci bir şehrin bulunmadığını, bu bakımdan kentin savaştan barış çıkarmanın sembolü bir fener olduğunu kaydetti.
ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANI GÖKHAN
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da 96 yıl önce yaşanan Çanakkale Savaşları'nın günümüze yansımalarının, öğretilerinin hiç bitmediğini, geleceği kurgularken başvurulacak abidevi bir kılavuz olarak Türk milletini aydınlattığını söyledi.
Çanakkale Savaşları'nın ardından yaşanan değişimler, yapılan çıkarımlar, savaşan tüm tarafların, tüm ulusların ortak çıkarımları olduğunu ifade eden Gökhan, ''Bu çıkarımlar çok önemli ortak değerlerin oluşumuna, bu değerlerin farkına varılmasına sebep olmuş ve Çanakkale'den tüm dünyaya dalga dalga yayılmıştır'' dedi.
Çanakkale Boğazı'nın, dünya tarihinde yalnızca Çanakkale Savaşları'nda değil, emperyalist düşlerine kavuşmak arzusuyla yanıp tutuşan pek çoklarının suya düşen hayallerinin adresi olduğunu dile getiren Gökhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu nedenle bizler barışı çok iyi bilir, çok iyi tanırız, savaştan ötürü. İşte bu yüzden, 'vatan' sözcüğünün tam karşılığıdır Çanakkale ve Mustafa Kemal Atatürk'ün, savaşın ardından oğullarına kavuşamayan analara 'Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır' diye seslenerek teselli verdiği, bir yüce gönüllülüğün izahıdır Çanakkale. Bu mücadelenin ardından kurulan Cumhuriyet ve gerçekleşen devrimler, ulus olma bilinciyle, bağımsızlık ruhuyla, ilerleyen süreçte de demokrasiyle, laiklikle, haklarıyla tanıştırdı insanımızı. Amaç, bağımsızlıksa, özgürlükse, demokrasi ise insanoğlu bugün dahi mücadeleden vazgeçmiyor. Sonucu her ne olursa olsun, daha aydınlık, daha özgür bir yaşam ideali her şeyin önüne geçiyor.''
Kuzey Afrika'da, Ortadoğu'da bugün yaşananların, bunun kanıtı olduğunu ifade eden Gökhan, ''Tunus'ta bir halk ayaklanmasıyla başlayıp dalga dalga yayılan rejim karşıtı gösteriler, yıllarca demir yumrukla ülkelerini yöneten bazı diktatörleri, ayrılamadıkları koltuklarından etmiş ve sığınacak ülke dahi bulmakta zorlanmışlardır. Tüm bu olumsuzlukların bir kadermişçesine dayatıldığı bir ülkede, kimse sonsuza dek susmaz, susamaz. Gün gelir yasemin satan bir genç her şeyin başlangıcı olur ve ok yaydan çıkar. Daha iyi bir yaşam için, laik ve demokratik, eşitçe paylaşımların yaşanacağı aydınlık bir gelecek için ayaklanan halkların mücadelesi, 96 yıl önce temelleri atılmış Cumhuriyet'in, laikliğin, demokrasinin ve tabii ki Mustafa Kemal Atatürk'ün önemini, değerini bir kez daha gözler önüne seriyor'' dedi.
Daha iyi bir yaşam için taleplerin hiç son bulmaması gerektiğini vurgulayan Gökhan, ''Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in mirasçıları olarak, ülkemizi daha çağdaş, daha ileri demokrasiye sahip bir ülke yapma adına mücadelemiz hiç bitmemelidir'' ifadesini dile getirdi.
TUĞAMİRAL TATLIOĞLU
Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Ercüment Tatlıoğlu da Çanakkale Deniz Zaferi'nin Türk milletine, Büyük Önderi'ni, İstiklal Savaşı'nın Başkomutanı'nı, Türk'ün kaderini değiştiren Mustafa Kemal Atatürk'ü kazandırdığını, asırlardır yorgun düşmüş ve yok edilmek istenen bir milletin kendine güven duymasını sağladığını söyledi.
Hürriyet ve bağımsızlığı yüzyıllardır koruyan Türk milletinin karşısındaki muazzam güce rağmen yılmadan ve fedakarca mücadele etme kararının, Mehmetçiğin vatan, millet ve bayrak sevgisini çelikten bir kaleye dönüştürdüğünü ifade eden Tuğamiral Tatlıoğlu, ''İhtilaf devletlerince kolay bir harekat görüşüyle başlayan Çanakale Zaferi, askeri olay olmaktan çıkmış ve savaşa katılan tüm devletleri etkilemiştir. Türk milletinin tarihinde benzersiz bir savaş destanı olarak yer alan Çanakkale Zaferi, Türk milletinin varlığı tehlikeye düştüğünde en kötü şatlar altında dahi neler yapmaya muktedir olduğunun en öneli ifadesidir'' dedi.
Tuğamiral Tatlıoğlu, Çanakkale Destanı'nı yaratan şehitlerin 96 yıl önce övünç duyulacak bir zaferi Türk milletine armağan ettiğini dile getirerek, ''Bugün ülkemizi ve ulusal menfaatlerimizi her zaman, her yerde koruyabilmek maksadıyla, güçlü bir silahlı kuvvetler yaratmış olmamızda, Çanakkale Savaşı'ndan çıkarılan derslerin büyük payı vardır. Çanakkale Zaferi'ni gurur içinde kutlarken, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu zaferi tarihe altın harflerle yazan silahlı kuvvetlerimizin aramızda bulunmayan kahraman mensuplarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla anıyoruz'' diye konuştu.
TÖRENDEN NOTLAR
18 Mart Stadı'ndaki törene, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, bazı milletvekilleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Törende, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönderdiği kutlama mesajları okundu.
Başbakan Erdoğan, konuşmasını tamamlayıp kürsüden indikten sonra, ellerinde Türk bayrakları bulunan bir öğrenci grubunun oluşturduğu koridordan geçerek, protokoldeki yerini aldı.Harbiye Askeri Müzesi Mehteran Bölüğü'nün de gösteri sunduğu tören, öğrencilerin, askerlerin ve gazilerin resmi geçidiyle sona erdi.
Başbakan Erdoğan, kaldığı otelden törenin yapıldığı 18 Mart Stadyumu'na, Başbakanlık'a ait otobüsle geldi. Erdoğan, otobüsten vatandaşları selamladı.
AA