Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem 3. Sayfa Genç avukatın ölümüyle ilgili şok iddialar! | Son dakika haberleri

        FEVZİ ÇAKIR /ANKARA-UĞUR USLUBAŞ/AHT

        Disiplin cezası nedeniyle hâkim olamayan, Fethiye tatilinde alkol ve ilaçla intihar eden Didem

        Yaylalı’nın (26) bir arkadaşı, attığı twit’le genç avukatın tayt giydiği için hâkim olamadığını iddia etti.

        Ankara Adliyesi avukatlarından Didem Yaylalı (26), 2009 yılında hâkimlik sınavını kazandı. Yaylalı, 2010’da staja başladı ve Ocak 2012’de son eğitimini almak üzere Türkiye Adalet Akademisi’ne girdi. Yaylalı, iddiaya göre bir süre sonra eğitimlere katılmamaya başladı.

        Akademi, Yaylalı’ya “Derslere neden katılmıyorsun?” sorusunu yöneltti. Yaylalı ise akademiye sağlık raporu sundu. Ancak raporun sahte olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine akademi Yaylalı’ya disiplin cezası vererekmaaş kesintisi uyguladı. Eğitimini tamamlayan Yaylalı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndan (HSYK), yasa gereği hakkında disiplin cezası verildiğinden hâkimliğe kabul edilemeyeceği yanıtını aldı.

        ‘MESLEĞE KABUL EDEMEYİZ’

        Yaylalı’nın itirazı 2013 Mayıs’ında HSYK tarafından reddedildi ve karar kesinleşmiş oldu. Karardan 3 ay sonra, Muğla’nın Fethiye İlçesi’nde bir otele tatilini geçirmek üzere giden Yaylalı’nın odasına giren temizlik görevlileri cansız bedeniyle karşılaştı. Odada bolmiktarda alkol ve antidepresan bulundu. Yaylalı’nın bir süre önce sevgilisinden ayrıldığı, bu ayrılık nedeniyle tatile çıktığı iddia edildi. Yaylalı’nın bir arkadaşı, genç avukatın HâkimSavcı Akademisi’ne taytla gittiği için hâkimolamadığını ileri sürdü. Yaylalı’nın astsubay babası Yaşar Yaylalı ise HSYK’yı suçlayarak “Röportor hâkimler kızımın geleceğiyle oynayıp hayatını mahvettiler” dedi.

        "KIZIMI ÇAYCI OLARAK KULLANDILAR"

        Didem Yaylalı’nın Uludağ’da görev yapan Astsubay babası Yaşar Yaylalı, "Bronşit tedavisi gören ve bu nedenle HSYK tarafından ataması yapılmayan kızımın geleceğiyle oynayıp hayatını aldılar” dedi.

        Yaşar Yaylalı kızının 2012 yılının Haziran ayında ataması yapılması gerekirken, ataması HSYK’nın 3'ncü Dairesi tarafından disiplin cezası ve bu süre zarfında hastane kayıtlarına ulaşmadığını gerekçe gösterip ataması reddedildiğini iddia etti. Baba Yaylalı, "HSYK, benim çocuğumla birlikte 4-5 çocuğun daha atamasını yapmadı. Raportör hakimler tarafından kızım hakkında tutulan iki satırlık tutanak kızımın geleceğiyle birlikte hayatını aldı” dedi.

        Kızıyla en son Ramazan Bayramında görüştüğünü de belirten Yaşar Yaylalı, "Kızım artık bu mesleği yapmak istemiyordu. Bursa'ya gelecekti. Bana son zamanlarda hakkımı sonuna kadar arayacağım. Onlar benim Gururumu haysiyetimi yok ettiler. Atamam yapılsın bir gün çalışıp istifa edeceğim” diyordu diye konuştu.

        Kızının gerçekleşmeyen ataması nedeniyle son zamanlarda doktor kontrolünde hafif dozda anti depresan ilaçlar kullandığını da belirten Yaşar Yaylalı, "26 yaşındaki bir kızın bu kadar ağır bir süreci atlatması kolay değildi" dedi.

        HSYK'DAN AÇIKLAMA

        Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Didem Yayla'nın özel hayatı nedeniyle mesleğe kabul edilmediği iddiaları gerçeği yansıtmadığını bildirdi. HSYK'dan yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında, Didem Yaylalı'nın ölüm olayı ile ilgili çıkan ve HSYK ile ilişkilendirilen haberlere ilişkin olarak doğru bilgilendirmede bulunmak amacıyla açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

        "Didem Yaylalı'ya Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor ve yaşanan acı olayın derin üzüntüsünü paylaştığımızı belirtmek istiyoruz" denilen açıklamada, Didem Yaylalı'nın 5 Mayıs 2010 tarihinde Ankara adli yargı hâkim adayı olarak göreve başladığı kaydedildi.

        GELİNLİĞİYLE UĞURLANDI

        Didem Yaylalı’nın cenazesi Hürriyet Mahallesi’nde bulunan Merkez Camisi’nde kılınan namazın ardından toprağa verildi. Tabutuna gelinlik ve hâkim cüppesi konulan Didem’in, Uludağ’da görev yapan babası Astsubay Yaşar Yaylalı, kızının katilinin HSYK ve Adalet Akademisi Başkanı olduğunu iddia ederek, "Benim serçemi kargalar yedi" diye konuştu.

        Muğla’nın Fethiye İlçesi’nde tatildeyken kaldığı otel odasında, ilaç içip alkol alarak intihar ettiği ileri sürülen ve yapılan otopsinin ardından ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu Morgu’ndan alınan hâkim adayı Didem Yaylalı’nın cenazesi dün akşam saatlerinde Bursa’ya getirildi. Yakınlarının gözyaşları içerisinde Mezarlıklar Şube Müdürlüğü Morguna konulan Didem Yaylalı’nın cenazesi bugün merkez Osmangazi İlçesi Hürriyet Mahallesi’nde bulunan Merkez Camii’ne getirildi. Cenazede anne emekli hemşire Şamile Yaylalı ve ablası Dilek Gonca yakınları tarafından güçlükle sakinleştirilebildi.

        Uludağ’daki Orduevi’nde elektrik teknisyeni olarak görev yapan Astsubay Yaşar Yaylalı, kızının ölümünden, hâkim olarak atamasını yapmayan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Adalet Akademisi yetkililerini sorumlu tuttu. Astsubay Yaylalı, kızının intihara sürüklendiğini ileri sürerek şunları söyledi:

        "Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) bu çocuğun katilidir. Adalet Akademisi Başkanı bu çocuğun katilidir. İki hafta önce çocuğumu çağırarak ’Gelsin elimi öpsün, affedeyim’ diyen Adalet Akademisi başkanıdır. Çıksın açıklama yapsın. Her şeyi kişiselleştirdiler. 26 yaşındaki çocuğun hayatıyla oynadılar. 1.5 yıldır çocuğu Adalet Bakanlığı’nda çaycı gibi kullandılar. Evet kızım intihar etti. Fakat onu intihara sürükleyenler o HSYK, Adalet Akademisi, Adalet Bakanı ve müsteşardır. Gerekli duyduğunuz her bilgi ve belgeyi ben size vereceğim."

        BEDDUA ETTİ

        Kendilerine bu acıyı yaşatanların da aynı acıyı yaşamasını istediğini söyleyen baba Yaşar Yaylalı konuşmasını şöyle sürdürdü: "İnşallah bugün mutlulardır. Amaçlarına ulaşmışlardır. Akşam eve gittiklerinde çocuklarıyla inşallah oturmaya vicdanları el veriyordur. İnşallah oturamazlar. Benim yaşadığım acının 500 katını Allah onlara inşallah yaşatır. Bugünün makamlarına ben belki müdahale edemeyebilirim. Gücüm yetmeyebilir. Ama Allah nezdinde o makamlara hesap sorulacaktır. O Adalet Akademisi Başkanı’nı, Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın. Benim yaşadığım acının 500 katını Allah onlara yaşatsın. Kendilerine Allah bir şey vermesin, çoluklarına çocuklarına versin inşallah. Bir vatanın evladı böyle harcanamaz. Benim serçemi kargalar yedi arkadaşlar, kargalar yedi. Bunları yazın."

        ’BENİM KIZIM BUNU HAKETMEDİ’

        Kızının 18 yıldır sabahlara kadar ders çalıştığını söyleyen baba Yaşar Yaylalı, "Ne için? Bu devlete, bu millete faydalı olmak için. Son aşamaya geldi. Ama bazı kafaları, bazı zihniyetleri aşamıyor. Kafası farklı diye, beyni farklı diye, farklı düşündüğü için, farklı yaşıyor diyor, farklı giyiniyor diyor insanlar bir yere getirilmiyor. Kendileri çok iyi, çok namuslu, Allah onları bildiği gibi yapsın. Ne diyeyim" dedi.

        Hâkim adayı kızının ölümüyle ilgili söylenenlerle ilgili HSYK’nın sitesine bir açıklama konmadığını söyleyen Yaşar Yaylalı, " Bir açıklama bekliyorum. Adalet Bakanlığı’ndan bir açıklama bekliyorum. O makamlara belki ben yetişemeyebilirim ancak Allah’ın makamında onlar hesap verecektir. Ama bu dünyada yaşadığım sürece o makamlardaki insanlarla baş etmek benim boynumun borcu olsun. Benim kızım bunu hak etmedi" diye konuştu.

        ’SERÇEM BENİ BIRAKIP NEREYE GİDİYORSUN?’

        Cuma namazının ardından cenaze namazı kılınan Didem Yaylalı’nın tabutu omuzlarda taşınarak cenaze arabasına konuldu. Bu sırada genç kızın annesi Şamile Yaylalı "Serçem beni bırakıp nereye gidiyorsun?" diyerek gözyaşı döktü. Didem Yaylalı’nın cenazesi, aynı mahallede bulunan Mutlular Mezarlığı’nda toprağa verildi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ