Avrupa Şampiyonluğunu çok basit hatalarla kaybettik diye üzüldük… Çok güçlü ülkeleri arka arkaya yenmek doğalmış gibi geldi… En son 16 yıl önce final oynadığımızı unuttuk… Her maçı 12-13 bin izleyicinin doldurduğu salonda oynadık… Nereden nereye…

Voleybol tarihimize altın harflerle yazılan bir hikayeye imza attık. Avrupa ikinciliği kendiliğinden, bir anda gelen bir başarı değildi elbette… Başta Voleybol Federasyonu Başkanı Akif Üstündağ olmak üzere ekibinin büyük emeği vardı bu başarıda…Yıllardır verilen bir mücadele ve kızlara olan inanç bu tabloyu yarattı…

Sesiz sedasız çalıştılar. Türkiye’nin her köşesine voleybolu götürdüler. Tanıttılar. Aileler çocuklarını gönül rahatlığı ile bu spora başlattı. Aile, kulüp, çalıştırıcı işbirliği voleybolun yükselişinde ki en büyük etkendi şüphesiz…

KAPTAN EDA GERÇEK BİR LİDER

Genç bir ekip yaratıldı. Tecrübeli ablalar örnek oldu onlara. Eda gibi bir kaptan vardı. Başlı başına bir kahraman.  Karizma bir lider. Takımı sırtlamasını bildi. En zor dönemde, anda ortaya çıktı. Umut oldu. Hırs, azim, inanç teknikle birleşti. Takım olma duygusu ortak bilinç olarak ortaya çıktı. Şampiyon olamadılar belki. Ancak, öylesine üstün mücadele gösterdiler ki bir şampiyonluktan çok ötesini hak ettiler. En önemlisi Türk halkının sevgisini kazandılar. Yüzlerce hatta binlerce aile kızlarını voleybolcu yapmak için niyetlendi şimdiden…

Çok şey kazandılar, çok şey kazandırdılar…

Ne kadar övünseler haklarıdır…

Hepsini yürekten kutlamak,  ellerimiz yırtılana dek alkışlamak bu başarının karşısında az kalır…

Ankara seyircisini de kutlamalıyız.  Her maç aynı heyecan ve coşkuyla salonu doldurdular…

Bu başarının bir başka mimarları da elbette kulüpler.  Voleybolu yeşerten, sevdiren Eczacıbaşı unutulmaz. Türk kızlarını voleybolla tanıştıran en önemli kulüp olmuştur. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın etkisi ise az değil. Taraftarın salonlara gelmesinde büyük rol üstlendiler. Son yıllarda Vakıfbank’ın voleybola yaptığı yatırımın sonuçları ortada. Milli takımda oynayan Ebrar, Meliha, Zehra, Kübra, Gözde,  Cansu bu takımın formasını giyiyor. Hatta şampiyon Sırbistan’ın en önemli oyuncusu Maja yine Vakıfbank takımında…

Voleybol ülkemizde yükselen değer olmuştur. Burası kesin. Özellikle kızların sporla tanışmasının büyük anlamı var.  Sporun tek başına erkek tekelinde olmadığını gösterdiler. Bir çok spor branşında kızların ortaya koyduğu performans bunun en somut örneği.

DAHA ÇOK ŞİRKET BU İŞE SOYUNMALI

Şimdi, ülkemize büyük gurur yaşatan bu gençleri çoğaltma zamanı. Bir çok holding özellikle kızları spora kazandırma adına elini taşın altına sokmak zorunda. Sosyal bir proje olarak bakma zamanı geldi. Örneğin  Sabancı grubu, Adana’da bu tür bir girişime imza atmalı. Geç bile kaldılar. Ezcacıbaşı’nın başlattığı Vakıfbank’ın ivme kazandırdığı bu yürüyüşe daha çok şirket takımını katmalıyız. Geleceğimiz gençler ne kadar çok sporla tanışırsa sosyal barış o kadar çok değer kazanacaktır. Sporun tek başına spor olmadığı gerçeğini anlatmaya gerek yok. Dünyanın pek çok ülkesinde örneklerini görüyoruz…

İmkan tanındığında neler yapacağımız ortada…