Jay-Z, hakkında açılan taciz davasını anlattı: Beni çok yıprattı
Jay-Z, yıllar önce küçük bir kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında açılan, ancak şubat ayında düşen davanın ardından ilk kez konuştu: Kalbim kırılmıştı, yaşanan her şey beni çok üzdü
Ünlü rap şarkıcısı Jay-Z, yaklaşık 10 yıllık bir aranın ardından ilk kez röportaj vererek, son dönemde kendisiyle ilgili gündeme gelen konulara açıklık getirdi. 25 yıl önceki bir partide, 13 yaşındaki bir kıza cinsel istismarda bulunma suçlamasıyla dava edilen 56 yaşındaki Amerikalı şarkıcı, şubat ayında düşen davayla ilgili konuştu.
“Zordu. Gerçekten zordu. Kalbim kırılmıştı. Yaşanan her şey beni gerçekten çok üzdü" diyen Jay-Z, "Şimdi öyle bir noktadayız ki, sonuçlar neredeyse yeterince düşünülmüyor. Çünkü her şey çok anlık oluyor, anlıyor musunuz? O dava olayı, beni çok yıprattı. Kızgındım. Uzun zamandır bu kadar kızgın olmamıştım, kontrol edilemez bir öfke. Bunu birine yüklememelisiniz. Bu, çok emin olmanız gereken bir şey" ifadesini kullandı.
Jay-Z ayrıca, "Bunu gerçekten çok ağır atlattım. Üstesinden geleceğimizi biliyordum çünkü her şeyden önce, bu doğru değil. Günün sonunda gerçek, her zaman en üstün gelir” diye ekledi.
Gerçek adı açıklanmayan ancak mahkeme dosyasında adı Jane Doe olarak geçen kadın, Aralık 2024'te hem Jay-Z'ye hem de şu anda cinsel saldırı suçundan cezaevinde olan rapçi Sean 'Diddy' Combs'a karşı cinsel saldırı dava açmıştı. Şarkıcıların, 2000'de henüz 13 yaşındayken kendisini istismar ettiklerini iddia etmişti.
Gerçek adı Shawn Carter olan Jay-Z, davanın düşmesinin ardından, "Bugün bir zaferdir" diye başlayan bir açıklama yapmış, "Anlamsız, uydurma ve dehşet verici iddialar reddedildi. Bu hukuk davasının hiçbir değeri yoktu ve hiçbir yere varmayacaktı. Yarattıkları kurgusal hikaye, iddiaların ciddiyeti olmasa da gülünçtü. Bu deneyimi kimseye dilemem. Eşimin, çocuklarımın, sevdiklerimin ve benim yaşadığım travma asla göz ardı edilemez" ifadesini kullanmıştı.
16 yıldır evli olduğu Beyonce'den üç çocuğu olan Jay-Z, davanın açılmasının ardından, "Bir masumiyet kaybının daha yasını tutuyorum. Çocuklar, küçük yaşta bunlara katlanmak zorunda kalmamalı. Aileleri ve insan ruhunu yok etmeyi amaçlayan kötülüğün açıklanamaz boyutlarını anlamaya çalışmak adil değil" demişti.