Lara Di Lara "Global bir altyapım var"

04.03.2017 - 10:50 | Güncelleme:

Lara Di Lara, geçen hafta yayınlanan ikinci albümü Hazineler İçindesin’i “Gözümden, içimden, kafamdan, sesimden; toprak, hava ve suda olan bitenler hakkında” diyerek tanımlıyor... Her bir şarkının, bütün hikâyeyi tamamladığı bu yeni albümü ondan dinledik

Son zamanlarda ardı ardına dinlemek için tekrara aldığım, dinledikçe içine daha da çok girdiğimi fark ettiğim bir albüm oldu ‘Hazineler İçindesin’... Yoğun üretim ve paylaşımın baş döndürdüğü bu dönemde, yeni bir albümü ‘tekrar’a almak, çok sık zaman bulabildiğimiz bir şey değil. Dilara Sakpınar’ın (alternatif müzik dünyasında çokça sevilen grup ‘123’ten de tanıyoruz onu) kendi şarkılarını yazıp seslendirdiği; Lara Di Lara olarak yayınladığı albüme dönersek... İnişli-çıkışlı ruh hali neşe ile tedirginlik arasında gidip gelen, her bir şarkıyla hikâyesini kendi başına net bir biçimde anlatan bir çalışma bu. Lara Di Lara’ya göre kara kıştan yağmurlu bir güne kadar birçok ortama fon müziği olabilir. Bir dinleyici olarak bende yarattığı hissiyatsa yaklaşan baharla birlikte orada olduğunu bilip özleyip ama henüz, sadece ayaklarımızı sokabildiğimiz; uçsuz bucaksız bir deniz ferahlığı verdiği... Tabii bir de keşfedilecek bolca hikâyenin yer aldığı, sahiden de hazineler içinde bir albüm olduğu!

Neşeli ama bir taraftan da tedirgin ve hatta depresif bir akışı var albümün... Nasıl bir ruh hali içinde ‘Hazineler İçindesin’?
Son zamanlarda bu topraklarda yaşadığımız durumların etkisi var tabii... Aslında iyiyim, sağlığım yerinde, yapabildiğim şeyi güç bela da olsa yapabiliyorum ama bir taraftan da kendimi çok iyi hissetmiyorum! Bir yandan hayat devam ederken, neşe ve umut varken diğer yanda hüzün ve kızgınlıkla birlikte karanlık duyguların olmasının nedenini sorgulamak... Bunların birleşimi ortaya böyle bir albüm çıkardı. Yanı sıra melankolik yapıdaki bir şarkıyı neşeli anlatıp, neşeli tınıları olan bir şarkının, naçizane, derinlikli şeyler anlatmasını; bu zıtlığı da seviyorum.

Albümde ilham aldığını söylediğin Melih Cevdet Anday şiirlerinin yanı sıra şarkıların da hikâyesi var...
Albümdeki parçaları son iki senede toparladım. Her zaman doğadan, hayvanlardan ve insanlardan etkilenen bir insanım. Bunu zamanla fark ediyorum. Melih Cevdet’in şiirleri ve çok yönlülüğü beni etkiledi. İstanbul’u daha çok düşündüğümü fark ettim bu şarkıları yazarken.

Stockholm’de doğup büyümüş olmanın da etkisi olmalı...
İsveç ile bağım hiç kopmadı, ara ara bu ikilemi yaşıyorum. İstanbul’dan, Anadolu ve Karya bölgesinden yani bu topraklardan çok etkilendim. Bir de tabii insan ilişkilerinden; yeterince sohbet ediyor muyuz, birbirimize karşı sevgimiz var mı, çocuk olmak nasıl bir şey ve o çocukluk hissini devam ettirebiliyor muyuz, gibi birçok sorunun da yansıması oldu bu albüm.

Kuzeye dair o ‘melankolik neşe’ albümde kesinlikle hissediliyor, belki de İstanbul ile kurduğun zorlayıcı ilişki de...
Çok doğal olarak gelişiyor her şey... İki taraftan da besleniyorum, dinlediğim müziklerin farklılığı da etkili oluyor. Sözler Türkçe ama altyapılara bakınca etnik yapıya sahip değil de. İsveç için soğuk denir ama öyle değil, buradaki küçük çevremde bile daha büyük soğukluklarla karşılaştığım oluyor. Bütün bunlardan beslenip, filtremden geçiriyorum.

‘MÜZİĞİ TEK BİR CÜMLE İLE ANLATMAK ÇOK ZOR’

Dinleyicilerin filtresine ‘Hazineler İçindesin’den neler takılacak?
Eleştirileri bile tatlı bir dille yazıyorlar. Genelde aldığım yorum, sözlerin onlara ulaştığına dair, demek ki onların dünyalarında da bir şeyler yaratabiliyor.

Repertuvarın nasıl oluştu, nelerden besleniyorsun?
Farklı müziklerden besleniyorum artık türleri de ayırmak çok zor. Kendi müziğimi de ‘Caz yapıyorum’ gibi tek bir cümleyle anlatamıyorum. Klasik müzik de dinliyorum, Kuzey cazı da, Türk müziği de; Brezilya müziğine çok büyük bir aşkım var. Belki İsveçlilik tarafımdan, bazı şeyleri içimden yeni çıkarıp yeni keşfettiğimi fark ediyorum; işte böyle global bir altyapım var.

Başarılı orkestra şefi babanın, Ender Sakpınar’ın kızı olarak klasik müziğe yönelmeyi düşünmedin mi?
Her zaman enstrüman çaldım, piyano ve ancak kendi kendime yetecek kadar gitar ama klasik müzik en az dinlediğim şey olabilir. Belki doğal olarak zaten hep orada olduğu için! Müzisyen olayım diye baskıyla büyütülmedim hiç ama müzik evde hep vardı tabii...

Başrolünde müziğin olduğu; belki de hayatını değiştiren hatırladığın ilk anın neydi?
Annem bana hamileyken Eric Satie çok dinlerlemiş, doğup eve getirildiğim gün de Eric Satie koymuşlar ve gülümsemişim. Bilincim yerine geldikçe ben de çok dinlemeye başladım, bu hikâyeyi bilmiyordum ve anlatıldığından beri de böyle olduğuna inanmak istiyorum. Babamın konser provalarında hiç sıkılmaz; kim nasıl çalıyor onu izlerdim. Müzikle ilgileneceğimi dile getirmesem de muhtemelen o kapı, o dönemde açıldı.

Ailedeki bir başka müzisyen İlhan Erşahin, yanı sıra Annen Leyla Sakpınar ressam ve eşin Berkun Oya da kültür üretiminin içinde bir isim... Evde üretimin yeri nerede, mesela fikirler tartışılıyor mu?
Biz çok iyi anlaşan bir aile olduk, başta babam olmak üzere üzerimde hep bir pozitif etki yarattı. Kardeşim de benimle aynı ailede büyüyüp baskı görmeden yetişen bir çocuk olarak, üstelik çok da yetenekli olmasına rağmen müziği seçmedi. Ben seçtim ve memnunum... Şarkılarımı aileme dinletirim, üzerine tartışırız da ama öyle her şeyi de değil! Eşimle de aynı şekilde birbirimizden etkilendiğimizi zannediyorum.

HT CUMARTESİ / SELİN ÖZAVCI TOKÇABALABAN


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300