Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Yavuz Bingöl’le 8 aylık evlilikleri tek celsede biten Öykü Gürman, “Evlilik doğru insanla yapıldığı zaman güzel. Ben Yavuz’un sahip olduğu birtakım alışkanlıkları değiştirmeye çalıştım ama olmadı” dedi...

E.Ö.: Evlilik sonrası yapılan bu açıklamalar bana tuhaf gelir. Özellikle Öykü’nün “Benden sonra işi zor” açıklaması çok komik geldi. Ne gerek var? Bu nasıl bir egodur. Tipik kadın egosu. Erkekler de yapıyor tabii bu tarzı açıklamalar. Öykü’nün “Benim gibisini bulamaz” açıklaması gereksiz.

K.K.: 20 yıl önce İstiklal Caddesi’nin ‘soundtrack’ı olan ‘Turnalar’ şarkısından bugüne Yavuz Bingöl değişme kapasitesini doldurdu bence! Öykü Hanım’a değiştirebileceği bir şey kalmamış ne yazık ki...

R.B.: Öykü Gürman çok kısa sürede tek şarkı ile şöhret oldu ve çok kısa sürede Yavuz Bingöl’le evlendi. Neden böyle bir açıklama yapma gereği duymuş anlamadım. 50 yaşındaki Yavuz Bingöl’ü tanımıyor muydu? Yoksa aşk gözünü kör mü etmişti? Evlilik gibi boşanmalar da gayet doğal, anlaşamıyorsan ayrılacaksın ama arkadan konuşmayacaksın.

O.B.: Yavuz Bingöl’deki değişimi herkes biliyor, nereden nereye geldi. Onu değiştirmek çok da zor bir şey değildir bence. İlişkiler açısından konuşmak gerekirse, birini değiştirmek çok mümkün değil ama birisi için değişmek mümkün. Tarafların isteğine kalmış.

B.İ.: Kadınların ‘Değiştirebilirim’ iddiasıyla sevgili ve eş seçmesinin yanlışlığını ortaya koyan bir örnek daha. Bu nasıl bir özgüven? Öykü Gürman boşandığı kocasını eleştireceğine biraz egosunu törpülesin.

‘Tolgahan’ın ABD’de yaşama hayali var’

‘Asla Vazgeçmem’ dizisinin yıldızı Tolgahan Sayışman, 290 bin dolar ödeyerek Miami’de satın aldığı evle Kim Kardashian, Paris Hilton ve Lenny Kravitz’e komşu oldu. Bu yatırım hakkında neler söyleyeceksiniz? 

ESİN ÖVET: Ev almayacaksın, komşu alacaksın demişler. Vallahi kıskandım Tolgahan’ı. Ne eğlenceli komşuları var. Eğlensin bari biraz, özellikle Kim Kardashian ve familyasıyla. Güzel bir yatırım yapmış. Son yılların gözde şehirlerinden Miami. Birçok Türk’ün evi var.

KADİR KAYMAKÇI: Tolgahan güle güle otursun... Burada bilmem ne konutlarında ‘beton denizi’ manzaralı bir dairede oturacağına Kardashian gören bir evde yaşamak daha iyidir sanırım. Kim bilir belki iyi dost olup Kanye eniştenin bir klibinde de oynar...

REŞAT BALCIOĞLU: Tolgahan Sayışman belli ki parasını ABD’de gayrimenkule yatırıyor. Bunu hava atmak ya da dünyaca ünlü isimlerle yakın olmak için yaptığını düşünmüyorum. Tolgahan bildiğim kadarıyla ‘ABD’de yaşamaya karar verdim’ falan demedi. Yatırım amaçlı aldığını düşünüyorum...

OBEN BUDAK: Yeni nesil akıllı çıktı, ben bu duruma seviniyorum. Yıllardır Bodrum’dan çıkmayan starlara alışmıştık. Yeni nesil araştırıyor, kovalıyor, kendini bir şekilde besliyor. Los Angeles’ta ev fiyatlarının bizdeki daireler kadar olmasına çok şaşırmıştım ilk gittiğimde. Emlakta bile kazıklanıyoruz.

BÜLENT İPEK: İleride ABD’de yaşama hayali var, yatırımlar onun için. Bizim bu haberimizden sonra ‘Tolgahan 290 bin dolarlık evle malikânede oturan Kardashian’a nasıl komşu oldu’ diyorlar. Küçükarmutlu’dan 200 bin liralık bir ev alarak 5 dakika mesafedeki Bebek sırtlarında oturan Türkan Şoray’a komşu olunabiliyorsa Kardashian’a da komşu olmak mümkün. 

‘Rafet’in eşinin Türkiye’de yaşama ısrarı çok manasız’

Rafet El Roman-Ceren Kaplakarslan ayrılığının altından uyum sorunu çıktı. Kaplakarslan’ın Almanya’ya uyum sağlayamadığı ve El Roman’ın kızlarıyla anlaşamadığı için ayrılık kararı aldığı öğrenildi.

E.Ö.: Nedense ben Rafet ve özel hayatından sıkılanlardanım. Adamın duruşu belli. Almanya’da yaşıyor. Kızlarını orada yetiştirmek için olaylı bir boşanma süreci yaşadı. Sen hem bu adamla birlikte ol, sonra “Hadi Türkiye’de yaşayalım, ben orada yaşamak istiyorum” de. Ne manasız istekler. Bu kadınları anlamak im-kân-sız.

B.İ.: Öykü Gürman gibi tipik bir koca değiştirme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması durumu daha var ortada. Rafet El Roman’ın kızlarını Almanya’da yetiştirmek uğruna yıllarca verdiği hukuk mücadelesi kitap olur. Ceren Kaplakarslan bunları bilmeden evlendi demek ki.

K.K.: Rafet El Roman ve uyum kelimesini aynı cümlede görünce aklıma onun şu sözleri geldi: “O memo / Gece variller ateş ateş / Etrafta sis duman ve cankiler / O rapçiler ve rakçılar / O memo / Burası Teksas Amerika / Herkes çizme fötr / Kot pantelon / Nasıl bir yaşam / Nasıl bir zaman...” El Roman’ın uyum problemi tarih öncesine uzanan eski bir sorun!

O.B.: Almanya’daki aile hayatı çok mu baskıcı acaba, giden dayanamıyor dönüyor. Çocuğu olanların evlenmesi çok zor, aşkını mı düşüneceksin kızını mı derken dengeler karışıyor. 

‘Şener Şen her teklifi kabul etmediği için kıymetli’

Mehmet Çalışkan’ın haberine göre yirmi yıldır sadece Yavuz Turgul’un filmlerinde rol alan Şener Şen, geleneği yine bozmadı ve Turgul’un yeni projesinde rol alacak. Sizce nasıl bir film olur?

E.Ö.: Şener Şen gibi isimler iyi geliyor izleyiciye. Adının geçmesi bile sevindirdi birçok kişiyi. Her yaptıkları iş o kadar beğenilmiş ve alkış almış ki hep ‘Ya beğenilmezse’ diye ince eleyip sık dokuyorlar. Yani önlerine gelen her teklifi kabul etmedikleri için kıymetliler.

K.K.: Şener Şen’i Yavuz Turgul’dan başka bir yönetmenin filminde izleyemeyeceğiz anlaşılan! Ama ne olursa olsun onu beyazperdede görmek büyük keyif. İnşallah ikilinin bu seferki buluşması bir komedidir. Şener Şen’i bir komedide görmeyi şahsen çok isterim...

R.B.: Şener Şen, sürekli film çeken birisi değil. Belli ki Yavuz Turgul’un projesi kafasına yatmış. Keşke daha fazla filmde rol alsa, en azından üç yılda bir yeni proje yapabilir. Şener Şen gibi değerler kolay yetişmiyor.

O.B.: Yavuz Turgul da Şener Şen de ustalığının doruğunda. İnanıyorum ki başarılı bir iş çıkaracaklar. Turgul’un yeniden film çekmesi çok önemli.

B.İ.: Şener Şen’e bizi kendinden mahrum bırakıyor diye hepimiz kızıyoruz. Ama yılda çekilen 130 filmin 100’ü komedi ve neredeyse 80 tanesi batıyor. Şener Şen, kalan o 20 filmden hiçbirinin içinde kendini göremiyor demek ki. 

‘Nejat belli ki yazınca rahatlamış’

Nejat İşler ilk kitabı ‘Gerçek Hesap Bu’ ile eteğindeki taşları döktü. İşler, parmaklarını kaybetmesine neden olan hastalığını sevgilisinden kaptığını açıkladı. İşler’in bu kitabı hakkında neler söyleyeceksiniz?

E.Ö.: Nejat farklı bir isim. Zaten hep kendini yansıtan filmlerde rol alıyor. Farkını her zaman ortaya koyuyor. Sevgi adamı, yürek adamı. Parmak değil her şeyi kaybetmeye razı bu uğurda.

B.İ.: Nejat İşler, halkın gönlünde sağlam yer kapmış ünlülerden biri. İyi oyuncu olmasının yanında sevilmesinin nedeni kitabına da yansıttığı samimiyeti. Setlere dönmesi hepimizi sevindirdi.

O.B.: Kitap yazmak büyük rahatlık. Kelimelerinizin arasına sakladığınız sırlarınızın insanlar tarafından okunuyor olması, o kelimeleri yazan için çok konforlu. Yazmak rahatlatıyor yani. Yazarken çektiklerini bilemem ama şimdi rahatlamıştır.

R.B.: Nejat İşler sanat dünyası içerisindeki değerli isimlerden birisi. Hayat felsefesi herkese göre olmayabilir ama hayatını kendi istekleri doğrultusunda canının istediği gibi yaşayan birisi. Kaç kişi şöhret ve parayı bırakıp çekip gidebilir veya ara verebilir? Nejat Bey düşündüklerini dürüstçe kaleme almış. Helal olsun! Özeleştiri yapmak da itiraf etmek de herkesin harcı eğil.

K.K.: Nejat ne çekmiş kadınlardan ya! Ama o kadınlara teşekkür etmeliyiz çünkü Yeşilçam’a çok iyi bir oyuncu kazandırmışlar... Yeniden setlerde olduğunu görmek beni sevindiriyor doğrusu. Ha bu arada ‘Forza Gümüşlükspor’ diyorum;)

‘Türk halkının alışık olmadığı türde bir ilişki’

Yılmaz Erdoğan, Köyceğiz’de organik yaşamı tercih ederken eşi Belçim Bilgin’in Bebek’te elinde satılık evler listesiyle görüntülenmesi akıllara “Boşanacaklar mı?” sorusunu getirdi. Sizce bir ayrılık mevzubahis olabilir mi?

E.Ö.: Yılmaz Erdoğan-Belçim Bilgin çifti boşansın, memleket olarak rahatlayacağız. Bıkmadı bu dedikoduları yayan insanlar. Bıkmadı ikilinin boşanmasını bekleyenler. İkili gayet güzel bir evlilik yaşıyor bence. Türk halkıın alışık olmadığı türde bir ilişki.

K.K.: İkili hakkın daki ayrılık iddiaları magazin dünyası için artık vaka-i adiyeden oldu! Bu yüzden onlar çıkıp “Boşandık” demeden hiçbir dedikoduya inanmam ben...

R.B.: Benim bildiğim, duyduğum bu evlilik zaten bitmiş. Resmiyette evliler ama gerçek hayatta evli gibi değiller, Belçin Hanım İstanbul’da setten sete koşuyor, şehir hayatı yaşıyor, Yılmaz Erdoğan şehir hayatından koptu gitti köye yerleşti. Böyle evlilik yürümez, zaten uzun zamandır herkes konuşuyor ayrılıyorlar diye. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

O.B.: Şehir hayatı ve doğal hayat çatışması mı bu acaba? Eşi sakin hayatı seçti diye Belçim Hanım da bunu seçmek zorunda değil ki, ev bakması normal geldi bana.

B.İ.: Kadir’in dediği gibi ben de kendileri çıkıp ‘Boşanıyoruz’ demeden boşanacakları dedikodularına inanmam. Köy-şehir hayatı dengesi kurmuşlar. Yaşam tarzlarını değiştirmeye çalışmak yerine birbirine saygı duyarak evlilik birliği kurmuşlar. Ben Yılmaz Erdoğan’ın sinema, tiyatro ve yapım camiası içindeki koşuşturma ve dedikodulardan yorulup daha iyi yazmak için sakin bir hayatı seçtiğini düşünüyorum. Ama birkaç yıla o sakinlikten sıkılıp yeniden kente döneceğini de iddia ediyorum.