Görünmez kadın olmayı hiç tercih etmedim
Esin Övet yazdı...
“GÖRÜNMEZ Adam”, “Fısıltı”, “Kulaktan Kulağa”, “Gölge Kadın” gibi isimler benim hatırladıklarım. Eminim daha hatırlayamadıklarım da var. Evet, gazetelerde, dergilerde hep böyle isimlerle köşeler gördük. Bana da çok kez, “Yazamadıklarını fake bir hesapla yaz” diye teklif ettiler. Asla fake bir yazar olmayı kabul etmedim.
Bunca yıldır bu işi yapıyorum iki şeye “Asla” dedim: Birisi televizyon programlarında 20 dakika magazin anlatmak, diğeri de ‘fake yazar’ olmak. O yüzden de cuma akşamı Yalan Dünya’da ima edilen “Görünmez Kadın” ben olamam. Yani olmamayı tercih ediyorum.
Aslında zekâ küpü Gülse Birsel dizi boyunca “O gazeteci”, “Görünmez kadın” diye sürekli inceden bir geçirme yaptı ama dizinin sonunda bombayı patlatıp “Bu bilgiyi bir gazeteci değil içimizdeki birisi veriyor” mesajı verdi. Yani Nurhayat’ın blog açıp bunları yazması konusunda da “Hümeyra”ya taş atıyor. Neyse ne.
Sonuç olarak cuma akşamı kulaklarım bir hayli çınladı. Kendi adıma söyleyecek olursam, öncelikle Gülse Birsel bana teklif etse kabul ederdim. En azından gerçek olurdu. Yan masada oturan kız ben olurdum.
Hiç de rahatsız olmazdım. Çünkü zaten bunu saklamıyorum. Çünkü zaten gördüğümü, duyduğumu cesurca gizlenmeden yazıyorum. Eğer Hümeyra haberini “Ben duydum” diye yazmayıp “Hümeyra oyuncu arkadaşlarına söylemiş” deseydim aslında hiç kimseyi rahatsız etmeyecekti. Sanırım hiç alışık olunmayan, yalansız, dolansız, dobra magazin yaptığım için rahatsızlık veriyorum. İstediğinizi söyleyebilir, yazabilirsiniz. Kusura bakmayın ama yazmaya da devam edeceğim.
Ha bu arada Gülse Birsel, eğer o gün duyduğum ve yazmadığım diğer olayları da merak ediyorsan onları da sana özel anlatayım da bir dahaki hafta senaryoya ekle. İşte o zaman “Yalan Dünya” seti nasıl karışıyor hep birlikte oturup izleyelim.