Bir döneme damgasını vuran ‘Yılan Hikâyesi’ adlı dizide canlandırdığı ‘Derya Komiser’ karakteriyle tanıdık Görkem Yeltan’ı. Yazar, yönetmen ve senarist kimliği de olan Yeltan, şu sıralar Feride adlı bir öğretmeni canlandırdığı ve başrolünü Emre Altuğ’la paylaştığı ‘Durak’ adlı psikolojik gerilim türündeki filmle gündemde. Bir yandan da ikinci kez yönetmen koltuğuna oturduğu ‘Bağcık’ adlı filmin çalışmalarıyla ilgileniyor. Uzun yıllardır çocuk kitapları ve şarkı sözleri de yazan Yeltan’la hem ‘Durak’ı hem de diğer projelerini konuştuk...

‘Durak’ neyi konu alıyor?

Alt metni güçlü bir hikâyeden yola çıkarak insanın kötülüğü sorgulama biçimini masaya yatırıyor. Film, gizli bir yapının, Tahir, Feride ve Nizam karakterlerini çağırmasıyla başlıyor. Bu çağrıyı kabul eden 3 karakter bir durakta buluşuyor. Bu durağın metaforik bir anlamı var. Bu 3 kişi daha sonra yaşam mücadelesine girişiyor. Ortak paydalarıysa geçmişlerindeki karanlık. Kurtulamadıkları bir gizem söz konusu. Film, kendi türündeki yerli yapımlardan farklı olarak şimdiye kadar irdelenmemiş bir konuyu psikolojik gerilim türünün içine taşıyor.

15 yılı aşkın bir süredir çocuk kitapları yazan biri olarak içinde şiddet öğeleri olan bir filmde oynamak nasıldı?

Çocuk edebiyatıyla ilgili biri olarak şiddet noktasında bir tezatlık söz konusuysa da bu filmde rol almak benim için öğretici bir tecrübeydi. Oyunculukta farklı karakterlere can vererek yaratıcılık alanımı genişletmek bana ilaç gibi geliyor. Oyunculuk bana yaşam gücü veriyor. Oyunculuğu ilk günkü aşkla yapıyorum.



'AKSİYON DOZU ÇOK YÜKSEK'

‘Durak’ın çekimleri nasıl geçti?

Toprak zeminde sürekli olarak koşma, atlama, yere düşme ve şiddet içeren sahneler çekildi. Aksiyon dozu çok yüksek bir film. Görüntü yönetmenimiz Sercan Sert’in performansına hayran kaldım. ‘Durak’ta etkileyici bir görsel dil de kullanıldı.

Geleceğe yönelik hayalleriniz neler?

Hayal kurmazsak bu gemiler nasıl yürüyecek? Söz ve kitap yazarlığı, edebiyat, resim, müzik, oyunculuk ve sinema alanında son nefesime kadar üretime devam edebilmeyi arzu ederim. En büyük hayalimse dünya barışı. Daha yaşanılabilir bir dünya hayali kuruyorum.

'AŞK DUYGULARIN EN BÜYÜĞÜDÜR'

Aşkı nasıl tanımlarsınız?

Oldukça geniş bir kavram. Aşkı yalnızca bir insana karşı duyulan sevgi olarak tanımlayamayız sanırım. Kimi zaman bir kitaba, kimi zaman bir yazara ya da hayal gücü geniş bir çocuğa hayranlığınızın da aşkla ilişkisi var. Aşk, duyguların en büyüğüdür.

Mehmet Güreli’nin seslendirdiği ‘Zamboni Sokağı, ‘Gecenin Yalnızlığı’, ‘Bile Bile’ ve ‘Van Gogh’ gibi pek çok şarkının söz yazarısınız. Güreli’nin hayatınızdaki yeri nedir?

'SİNEMA TARİHİNİ GÜRELİ'DEN ÖĞRENDİM'

Onunla müzik yolculuğumuz ‘Odamda Yolculuk’la başladı. Mehmet Güreli benim ustam, abim, hocam, arkadaşım, dostum. Çok kıymetli bir insan. Pek çok şeyin yanında sinema tarihini bile ondan öğrendim. Hem müzik hem sinema hem de diğer alanlarda kendisiyle beraber üretmeye devam edeceğiz.

Senaryosunu sizin yazdığınız, yönetmenliğini Mehmet Güreli’nin üstlendiği ‘Dört Köşeli üçgen’ filminin çekimleri bitti. Bu film hakkında neler söylersiniz?

Film, Türkiye’nin ilk felsefi romanından uyarlandı. Roman, Salah Birsel’e ait. Felsefi yatkınlığı ve Mehmet Güreli’nin anlatımı heyecan verici. Bu siyah-beyaz film, öncelikle festivallerde gösterilecek.

'SİNEMAMIZ EMEKLEME ÇAĞINDA'

Uzun yıllardır sizi dizilerde göremememizin özel bir nedeni var mı?

Çocuk kitapları, sinema filmleri, yönetmen olarak bulunduğum projeler, söz yazarlığı derken teklifleri değerlendiremedim. Yeni sezonda ekranda olacağım.

Sinemamızın mevcut durumu için neler söylersiniz?

Yaratıcı insan gücü fazlasıyla var ama Türkiye sineması emekleme çağında. Dünyaya baktığımızda bir Türkiye sinemasından bahsedemiyoruz ama itibarlı yönetmenlerimiz, bizi temsil edebilecek harika filmlerimiz var.

BAKMADAN GEÇME