Masmavi sularıyla Akdeniz meğer yıllar önce kuruyup çöle dönüşmüş
Tatil için gittiğiniz Akdeniz bir zamanlar kupkuru bir çukurdu. Sonra tek bir geçit yarıldı ve gezegenin gördüğü en büyük sel onu doldurdu.
Akdeniz bir zamanlar yoktu. Yaklaşık 5,6 milyon yıl önce neredeyse tamamen kurudu. Havzasının dibinde tuzla çamurdan başka bir şey kalmadı. Yazın serinlemek için daldığımız o mavi su, jeolojik ölçekte aslında oldukça yeni.
Sonra batı uçtaki kapı yarıldı ve içeri gezegenin tanık olduğu en büyük sel girdi.
Önce kapı kapandı sonra deniz buharlaştı
Akdeniz, Atlantik Okyanusu'na bugün dar bir geçitten bağlanıyor. O geçit kapanırsa Akdeniz'in başı dertte demektir çünkü bu havza aldığından çok daha fazla suyu buharlaştırır. Yağışlar ve nehirler ne taşırsa taşısın. Güneş fazlasını geri alır.
5,6 milyon yıl önce o batı kapısı yer hareketleriyle kapandı. Okyanusun beslemesi kesilince geriye sadece buharlaşma kaldı. Deniz seviyesi yıldan yıla düştü. Kalan suyun tuzu, su azaldıkça koyulaştı. Bu, tek bir kuşağın gözü önünde olup biten bir şey değildi. Tam 600.000 yıl sürdü.
Geriye havzanın dibine çöken tuz kaldı. Bugün o tabakaların kalınlığı yer yer kilometrelerle ölçülüyor. Bilim insanları bu döneme Messiniyen krizi diyor.
Anadolu'da da o felaketin imzası var
Deniz seviyesi yüzlerce metre aşağı düşünce, ona dökülen ırmaklar yataklarını çok daha derine kazmak zorunda kaldı. Mısır'da Nil, bugünkü deniz seviyesinin iki buçuk kilometre altına kadar bir kanyon oydu.
Aynı şey Akdeniz'e bakan başka topraklarda da oldu. Yunanistan'daki ve Anadolu'daki akarsular bu dönemde derin vadiler açtı. Çünkü hepsi aynı çöken denize doğru akıyordu. Türkiye'nin güney ve batı kıyılarının altındaki jeoloji, bir bakıma o kuraklığın kayıt defteri. Bugün gözle görünmüyor çünkü deniz geri gelince o vadilerin çoğu yeniden tortuyla doldu. Ama derinlerde, milyonlarca yıl önce kuruyan bir denizin izleri hâlâ duruyor.
Bir gariplik de şu. Kimi araştırmacı bu tabloya pek inanmıyor. Akdeniz'in hiçbir zaman büsbütün kurumadığını ve Atlantik'le zayıf da olsa bir bağın hep sürmüş olabileceğini düşünüyor.
Su geri geldiğinde
5,3 milyon yıl önce batı kapısı yeniden açıldı. Atlantik'in ağırlığı arkasında, okyanus yarık boyunca havzaya saldırdı.
Bunun yavaş bir doluş olmadığını biliyoruz. Suyun açtığı kanal hâlâ yerinde, Sicilya ile Tunus arasındaki deniz tabanında. Aaron Micallef ve ekibi 2024'te yayımladıkları çalışmada bu izi taradı ve dibinde selin oyduğu üç yüzden fazla erozyon sırtı buldu. Akıntı taban toprağını taraklamış gibi şekillendirmiş.
Tepe anında akış, Amazon Nehri'nin yüzlerce katına çıkıyordu. Akdeniz'in büyük kısmı bu tempoyla doldu. Kimi modellere göre birkaç yıl gibi şaşırtıcı kısa bir sürede. Bu olaya Zanclean seli deniyor.
Selin gerçekliğine dair kanıt güçlü. Asıl tartışılan, doluşun gerçekten birkaç yıla mı sığdığı yoksa binlerce yıla yayılan kademeli bir süreç mi olduğu. Sicilya tabanından çıkan veriler bu soruyu kapatmak yerine daha da açtı.