Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Devletin ekonomik sisteme direkt müdahale ettiği, ihracat ve ithalata dair bazı kurallar getiren merkantilizm sonuçları nelerdir? Merkantilizm Osmanlı Devleti’ni nasıl etkilemiştir? Merkantilizm temel ilkeleri hakkında hazırladığımız bu yazımızı keyifle okumanızı dileriz. İşte, tüm detaylar…

Merkantilizm Nedir?

17 ve 18. yüzyıllarda özellikle Avrupa’da uygulanan bir ekonomik teori ya da doktrin olan merkantilizm; temel olarak ihracatı arttırıp ithalatı kısıtlamak üzerine bina edilmiştir. Ülkeye giren altın ve gümüş miktarını arttırmak ve bu madenlerin ülke dışına çıkmasını engellemek isteyen bu ekonomik sistem, bu şekilde dış ticaret fazlası vermeyi ve gelir ile giderleri dengede tutmayı hedeflemiştir.

Altın ve gümüş; merkantilizmin temelini oluşturmaktadır. Devletlerin servetleri, hazinelerinde bulunan altın ve gümüş miktarına bağlı olması sebebiyle merkantilizm, zenginliğin ve refahın artması için bu iki değerli madenin miktarına büyük önem vermiştir.

Merkantilizm Nasıl Ortaya Çıktı?

Merkantilizmin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan iki önemli olay; Coğrafi Keşifler ve Avrupa’da feodalizmin ortadan kalkması olmuştur. Keşifler öncesi toprağa dayalı bir ekonomik sistem hâkim iken, keşiflerle birlikte toprağın yerini para almıştır. Yeni ticaret yollarının ve yeni coğrafyaların keşfedilmesi ile birlikte buraların zenginlikleri, altın ve gümüş gibi değerli madenleri Avrupa’ya akmış; oluşan bu tablo da burjuva sınıfının güçlenmesine olanak sağlamıştır. Feodalizmin çökmesiyle birlikte hem ticarette hem de siyasette söz sahibi olan bu yeni sınıfla birlikte meydana gelen sermaye birikimi ise yeni bir ekonomik doktrin olan merkantilizmi doğurmuştur.

Merkantilizmin Temel İlkeleri

17 ve 18. yüzyıllarda Avrupa’nın temel ekonomik modeli olan merkantilizm temel ilkeleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Devletlerin ekonomik güçleri elinde tuttukları değerli madenlere (altın ve gümüş) bağlıdır. Devletlerin elinde tuttukları anapara bu iki madene bağlı olduğu için, bu madenlerin miktarları arttırılmalıdır.
  • Ülkeler bu değerli madenleri sürekli elinde tutmalıdırlar ve bunun için ihracat teşvik edilmeli; ithalat ise kısıtlanmalıdır. İhracatın teşviki ile altın ve gümüş miktarı arttırılmalı; ithalata getirilen kısıtlamalarla da bu madenlerin ülke dışına çıkması engellenmelidir.
Haberi Hazırlayan: Türker Üner
Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ