Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Ramazanda Sağlıklı Yaşam Osmanlı’dan modern şehirlere ramazan davulculuğu geleneği | Sağlık Haberleri

        Akıllı telefonların alarm seslerine rağmen, Ramazan gecelerinde davulun ritmi hâlâ sokakları dolduruyor. Osmanlı döneminden bugüne taşınan Ramazan davulculuğu, modern hayatla gelenek arasındaki dengeyi gözler önüne seriyor.

        RAMAZAN DAVULCULUĞUNUN TARİHSEL GELİŞİMİ

        Ramazan ayı, Müslüman toplumlarda ibadet, paylaşma, birlik ve manevi derinlik ile birlikte kültürel pratikleri de tetikler. Bu pratiklerden en dikkat çekenlerinden biri, Ramazan davulculuğu geleneğidir. Hem Osmanlı coğrafyasında hem de diğer İslam toplumlarında yüzyıllardır sürdürülen bu kültürel örüntü, bugün hâlâ yaşamaya devam ediyor.

        REKLAM

        OSMANLI DÖNEMİNDE BAŞLANGIÇ VE KÖKENLER

        Ramazan davulculuğunun kökeni net bir tarihle belirlenemese de Osmanlı dönemine kadar uzandığı düşünülmektedir. Birçok kaynak, bu geleneğin yaklaşık 150 yıl veya daha fazla bir süre önce Osmanlı topraklarında başladığını belirtir.

        Günümüz anlamıyla Ramazan davulculuğunun başlangıcı, saatlerin ve alarmların yaygın olmadığı bir dönemde, insanları sahura kaldırmak için sokaklarda davul çalarak duyuru yapan kişilerin ortaya çıkmasıyla ilişkilendirilir. Özellikle bekçiler, ellerine davul alarak mahallerde dolaşır, davul ritmi ve manilerle sahur vaktini hatırlatırdı.

        Bu geleneğin temelinde yatan motivasyon, insanların sahur vaktinden haberdar olması, oruç için hazırlanması ve toplumsal düzenin sağlanmasıdır. Davul sesi, teknolojinin olmadığı dönemlerde bir çeşit zaman gösterici görevini de üstlenirdi.

        KÜLTÜREL ROL VE TOPLUMSAL İŞLEV

        Ramazan davulculuğu, sadece bir uyanma çağrısı olmanın ötesine geçmiş ve toplumda pek çok sosyokültürel işlev kazanmıştır:

        REKLAM

        Toplumsal birlik ve ritüel: Davulun ritmi, geceyi birlik içinde yaşama hissiyle bağlar; komşular sahur için birlikte uyanır ve bu ortak deneyim, toplum bağlarını güçlendirir.

        Manevi atmosfer: Davulcuların söyledikleri kısa maniler, Ramazan’ın ruhunu ve kutsal atmosferini yansıtır.

        Geleneksel kimlik: Özellikle Osmanlı tarzı kıyafetlerle düzenlenen davulculuk, geçmiş ile bugün arasında bir kültürel köprü görevi görür.

        Bu gelenek, teknolojik gelişmelere rağmen günümüzde hâlâ sürdürülen bir uygulamadır ve birçok mahallede belediyeler tarafından organize edilir.

        OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE UZANAN GELİŞİM

        18. ve 19. YÜZYIL: BAŞLANGIÇ VE YAYGINLAŞMA

        Davulculuk, Osmanlı kentlerinde özellikle büyük şehirlerde sahur vaktini duyurmak amacıyla yaygınlaşmaya başladı. Bu dönemde davulcular genellikle bekçiler arasından seçilirdi ve sokak sokak dolaşarak ritmik vuruşlarla halkı uyandırırdı.

        REKLAM

        20. YÜZYIL: MODERNLEŞME VE DEVAM

        yüzyıla gelindiğinde bile davulculuk, yerini tamamen teknolojik alarmlara bırakmadı. Özellikle kırsal ve küçük yerleşimlerde geleneksel davulcukların sesi hâlâ Ramazan’a özgü bir habercilik görevi görüyordu.

        21. YÜZYIL: KENTSEL ORGANİZASYON VE KORUMA

        Bugün, büyük şehirlerde ramazan davulcuları resmi izinlerle organize edilir; belediyeler ve mahalle muhtarlıkları bu kültürel pratiği yaşatmak için koordinasyon sağlar. Davulcular, geleneksel kıyafetler giyer, belirli rotalarla sahur saatinde sokakları dolaşır.

        Hatta bu uygulama, binlerce kişiyi içeren geniş bir organizasyon hâline gelmiştir; örneğin İstanbul’da yüzlerce hatta binlerce davulcu Ramazan boyunca görev yapmaktadır.

        RAMAZAN DAVULCULUĞUNUN DÜNYA GENELİNDEKİ YANSIMALARI

        Ramazan davulculuğu yalnızca Türkiye’de değil, birçok Müslüman toplumda farklı biçimlerde yaşar. Arap kültüründe buna mesaharati, Hindistan’da seheriwala denir ve temelde aynı amaca hizmet eder: sahur vaktini duyurmak.

        REKLAM

        Bazı toplumlarda davul yerine zurna ya da başka müzik enstrümanlarıyla yürüyüşler yapılır, ancak davul sesi Ramazan’ın simgelerinden biri olarak evrensel bir nitelik kazanmıştır.

        GÜNÜMÜZDE ELEŞTİRİLER VE GELECEK

        Günümüzde ramazan davulculuğu, teknolojinin yaygınlaşmasıyla bazı eleştiriler alsa da kültürel bir miras olarak değerini korumaya devam ediyor.

        Bazı mahallelerde ekonomik nedenlerle davulculuk uygulaması zorlaşabilir veya gençler bu geleneğe yeterince ilgi göstermeyebilir; yine de pek çok yerde bu ritüel canlı tutuluyor.

        Ramazan davulculuğu, Osmanlı’dan günümüze ulaşan “zamanı hatırlatma”, toplumsal birlik, manevi atmosfer ve kültürel kimlik unsurlarını birleştiren zengin bir gelenektir. Modern hayatın değişen ritmine rağmen, bu kadim uygulama hâlâ Ramazan’ın ayırt edici bir parçası olmayı sürdürüyor.

        Görsel Kaynak: shutterstock - istockphoto

        ÖNERİLEN VİDEO

        Motosiklet kazasında yaralanan Nurullah, 3 günlük yaşam savaşını kaybetti

        Mardin'in Savur ilçesinde kullandığı motosikletin devrilmesi sonucu yaralanan Nurullah Filiz (18), tedavi gördüğü hastanede 3 gün sonra hayatını kaybetti. (DHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ