Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Sıkıcı ve sonuçsuz derbimiz bitti. Derbiden akılda kalan aslen iki tarafın da trollerinin 0-0 kesatlığından; vasatlığından pek de şikayetçi olmamaları.

Fenerbahçeliler 5 sezondur Telekom'da yenilmeme serisinin 6. sezona çıkmasıyla yetiniyor. Bazıları maçın hakimi olduklarını falan sanıyorlar. Oysa Fenerbahçe son 7 maçtır G.Saray'ı yenemiyor. O tüm teknik adamların üzerinde baskı unsuru olan lanet olası "Kadıköy'de falanca zamandır bizi yenemiyorlar" eğlenceliği geçen sezon bitti. Aslen Aykut Kocaman'ın ilk sezonuna kadar durum şuydu: "Kadıköy'de hep biz kazanıyoruz.." Kocaman ile ilk beraberlik gelince "Yenilmiyoruz"a evrildi. Nitekim şimdi de 0-0'a "6 senedir Telekom'da da yenilmiyoruz" demeye, bu durumla övünmeye başladı.

Ben Fenerbahçe'nin G.Saray'a yenilmeyi göze alıp yenmeye oynatacak bir hocanın özlemindeyim. Belki Erol Bulut o hocadır. Ancak son dönemlerde Ersun Yanal hoca da dahil G.Saray'ı yenmeye en yakın hoca Erwin Koeman'dı. Neden, çünkü zaten care taker'dı ve gideceğini biliyordu. Rahattı ve 2-0'dan 3-2 maçı almasını Skrtel'in direği sıyıran vuruşu engel oldu. O günden bu yana "Aman yenilmeyelim" oyunları izledik.

Ben artık şu "G.Saray'a yenilmeyelim de ne olursa olsun" mantığının azalarak bitmesini, mağlubiyeti getirebilecek riskleri göze alıp galibiyete oynatacak bir teknik adam takımı istiyorum. İnşallah Erol Bulut o benim aradığım hoca olur. Ancak bu "Yav yine yenilmedik" mantığı bana gına getirdi. Bu yarım sevinçler yerine tam bir sevinç uğruna gerekirse mağlubiyet acısı çekelim. Yeter ki yarım kalmış, kekremsi tatlarla tatmin olmayalım.