Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

"AK Parti'de bayrak değişimini hayata geçiriyoruz. Herkesi partimiz saflarına katılmaya davet ediyorum. Kendisini geliştiren herkese tüm kapılar açıktır. AK Parti hiçbir zaman eskimeyecek, enerjisini, icraat kabiliyetini kaybetmeyecek bir partidir. Büyük kongre sürecini bu vasfa uygun şekilde yürütmenizdir. Partimiz şahısların partisi değildir, milletin partisidir. Asıl olan medeniyet, kültür, kalkınma davamızın güçlenmesidir. Şahıslar gelir geçer ama dava baki kalır. Kuruluşundan bugüne davamıza katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Kongrelerimizde görev alacak tüm arkadaşlarımızın bu şuurla hareket edeceğine inanıyorum.

 

"DİZ ÇÖKERTEMEDİLER"

Sahip olduğumuz büyük hazinenin kıymetini bilmek zorundayız. Kendi içimizdeki kavgalarla, çekişmelerle o kadar meşguldük ki hedeflere odaklanmadık. Önce rahmetli Menderes, ardından rahmetli Özal, ardından Türkiye bu kısır adımları atabilecek hamleler yapabildi. Türkiye demokraside ve ekonomide gösterdiği atılımla bölgesinde ve dünyada etkili bir ülke konumuna yükseldi. Pek çok engeli aşmak, pek çok saldırıyı bertaraf etme mecburiyetinde kaldık. Tuzaklarla, engellerle karşılaştık.

 

Biz tuzaklara düşmeyerek içeride neyle uğraşırsak uğraşalım asıl hedeflerimizden uzaklaşmadık. Vesayet planlarından Gezi olaylarına, 17/25 Aralık'tan çukur eylemlerine ve 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde bu gaye vardı. İçeride başarılı olamayınca sınırlarımızda dizayn ettikleri olaylarla çıktılar. Demokrasimize ve bağımsızlığımıza saldıran FETÖ'yle mücadelede bizi yalnız bıraktılar, ekonomiyi silah gibi kullanmaktan geri kalmadılar. Türkiye'nin dizleri üzerine çökeceklerini sandılar. Bu saldırıların hepsini boşa çıkardık. 

"16 BİN TERÖRİSTİ ETKİSİZ HALE GETİRDİK"

Tehditleri kaynağında kurutmak için harekete geçtik. Sınırlarımız içinde 7 bin 500, sınırlarımız dışında 8 bin 500 toplam 16 bin teröristi etkisiz hale getirdik. Terör örgütünün merkezi yapılanmasını Kuzey Irak'ta hapsettik. Suriye'de oluşturulmaya çalışına terör koridorunu da sınırımızın batı tarafında kestik. Astana sürecinin parçası olarak İdlib'de insani trajedinin önüne geçtik. Şimdi de Fırat'ın doğusunda Barış Pınarı harekatını başlattık. Türkiye'nin yaptığı diğer operasyonlar gibi amacımız Suriye'nin toprak bütünlüğüne katkıda bulunmaktır. PKK'nın YPG'nin bu işgalini görmeyenler şu anda bizim Suriye'nin birliği, beraberliği için attığımız adıma laf ediyorlar. 

DEAŞ'a karşı verdiğimiz mücadeleyi bu konuşanların hangisi verdi? Bunlar kendi ülkelerinden Suriye'ye DEAŞ'ı ihraç ettiler. Fransa'dan, Almanya'dan, Hollanda'dan Suriye'ye geldi. Biz 5 bin 500 DEAŞ'lı geldikleri yerlere gönderdik. Bunlar dürüst değil. Bunlar sadece laf üretiyorlar, biz iş üretiyoruz. Şu an bu mücadeleyi tüm onurumuzla sürdürüyoruz.

"EY SUUDİ ARABİSTAN, EY MISIR..."

Önce Suudi Arabistan'dan başlayacağım. Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen'i bu hale kim getirdi? Yemen şu anda ne durumda? 10 binlerce insan ölmedi mi? Ey Suudi Arabistan önce siz bunun hesabını verin. Yemen fakr-u zaruret içinde. Bunun hesabını verin. Kalkıp da bizim attığımız terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadelede siz bize laf edemezsiniz. Hele Mısır, sen hiç konuşamazsın. Sen ülkende demokrasi katili olan bir kişisin. Yüzde 52 ile seçilmiş Mursi'yi mahkemede çırpınarak ölmesine sen neden oldun. Belki de operasyon yaptın. Ailesine bile defin için müsaade etmedin, sen böyle bir katilsin.

Rejimin tutarsızlıkları işimizi zorlaştırdı. Rejim 8-9 yıl önceki rejim olsaydı bugün işler belki daha kolay olacaktı. Bizlerin Suriye halkına sevdamız tartışılamaz. Bizim derdimiz DEAŞ, YPG/PYD gibi terör örgütleriyledir. Bizim Kürt kardeşlerimizle sorunumuz yok. Ey Avrupa Birliği kendinize gelin. Bizim şu andaki operasyonumuzu bir işgal hareketi diye nitelersiniz işimiz kolay. Kapıları açar 3,6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz. Siz hiç samimi olmadınız 1963'ten bu yana oyaladınız.

"ESAD'I UYARDIK..."

Esad'ı uyardık, rejimin tercihi zor kullanmaktan yana oldu. Kendi halkını öldüren, katleden bir insanla karşı karşıyayız. O giderse, yerine kim gelir diye sonra liderler var... DEAŞ'ı sen getirirsen diyecek bir şeyim yok, bırakalım Suriye halkına. Suriye halkı da DEAŞ'ı getirecek kadar aklını peynirle yememiştir. Yıllar süren iç çatışmalarda 12 milyon Suriyeli evlerini terk etti. Yarısı da ülke dışına gitme zorunda kaldı. Ülkemizde yaklaşık 4 milyon Suriyeliye evsahipliği yaptık. Utanmadan, sıkılmadan 'Biz Kürtlere karşıymışız'. Terbiyesizlik yapmayın.

Bizi eleştiren bazı Arap ve Avrupa ülkeleri acaba kaç Suriyeliye kucak açtı? Bu soruların cevabını bekliyoruz. Terör örgütünün kontrolü altındaki yerlere kimse dönmek istemiyor. Bölücü örgütü himaye eden müttefiklerimize kararlılığımızı anlatıyoruz. Bu mücadelenin altında bizim bu sınırötesi harekâtımızın altında güneyimizde bir terör devleti kurulmasını engellemek var. Biz buna çalışıyoruz. Buna fırsat veremeyiz, eyvallah edemeyiz. Bunun daha ileri noktası var, dilim varmıyor.

"NATO'YA SESLENİYORUM..."

Uzun bir zaman boyunca beklediğimiz adımlar atılmamış, oylama taktiklerine başvurulmuştur. Parayla kullanılan bir örgütün hükmünün olamayacağı bellidir. NATO üyelerine sesleniyorum. Başta ABD. Biz Türkiye'yiz. Biz NATO üyesi ülkesiyiz. 5'inci maddeyi gayet iyi biliyorlar. Bu terör örgütleri NATO üyesi Türkiye'ye saldırırken siz buna sessiz kalamazsınız. NATO üyesiyseniz. NATO'ya karşı olan edinimlerini yerine getiren ülkelerden birisi Türkiye'dir. Siz Türkiye'yi birkaç tane zibidi terör örgütüne tercih etmeyeceksiniz öyle mi? Buna eyvallah edemeyiz. Dolayısıyla bunun da gereğini yapmaya mecburuz. Kim olursa olsun... Bütün bunlara rağmen meseleyi suhuletle çözmek için sabrettik. Sonuçta kendi göbeğimizi kendimizin kesmesinden başka çare kalmadığını gördük. 

"109 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ"

Dün saat 16.00 itibariyle hava kuvvetlerimiz önceden belirlenen hedefleri vurmaya başladı. Ardından topçularımız hedefleri imha etti. 22.30 civarında kara birliklerimiz devreye girdi. Şu anda operasyon Tel Abyad ve Resulayn'da devam ediyor. Harekat başladığı saatten şu ana kadar 109 terörist öldürüldü. Terör örgütü ve yandaşları harekata gölge düşürmek için yalan yanlış haber yaymaya başladı. Tabi, teslim olan ve yaralananlar da var. 

Suriyeli kardeşlerime çağrıda bulunmak istiyorum; PYD saflarını terk edin, kendi namuslarını korumak için harekete geçecek herkese kucağımız açıktır. Biz bu operasyonda hiç kimsenin kılına zarar gelmesini asla kabullenemeyiz. Bize karşı silah kullananları hedef alıyoruz. Hiçbir Suriyeli kardeşimiz korkmasın. Barış Pınarı isminde rastgele bulmadık. Biz Suriye'de kalıcı barışı tesis etmek için bu adımları atıyoruz. 

DEAŞ'LILAR NE OLACAK?

DEAŞ'ın en çok zarar verdiği ülkelerden biri Türkiye'dir. En somut başarıları kazanan ülke de Türkiye'dir. Hiç kimsenin ülkemize söyleyecek tek sözü olamaz. DEAŞ tehdidi lafını ağızlarından düşürmeyenlerin bu örgüte ne tür destek verdiklerini gayet iyi biliyoruz. Ülkemiz üzerinden Suriye'ye geçmeye çalışan DEAŞ sempatizanları konusunda bildiklerimizi anlatsak bunların sokağa çıkacak yüzü kalmaz. Kamplarda tutulan DEAŞ'lılar soruluyor. DEAŞ'ın başımıza bela olmasını istemediğimiz gibi, dünyanın da duçar olmasını arzu etmeyiz. DEAŞ'lılara ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız. Cezaevinde tutulması gerekenleri cezaevinde tutacağız, uyruğu belli olanları geri göndereceğiz. Kadın ve çocukları da kendi toplumlarına kazandırma gayretinde olacağız.

Tarihi hakikatler şunu gösteriyor; bizim birbirimizden başka dostumuz yok. Son dönemde Suriye'de, Irak'ta, Filistin'de yaşananlar bu hakikatin bir örneğidir. Tüm mazlumlara birlik ve beraberlik çağrısında bulunuyoruz. Ayrım yapmadan 4 milyon muhaciri misafir ediyoruz. Bizim inancımız, medeniyetimiz bunu emrediyor. Barış Pınarı Harekatı ile şanlı tarihimize yeni bir altın sayfa ekleyeceğiz. Rabbimin bize fethi müjdeleyeceğine inanıyorum. Mehmetçiklerimizi uğurladık. En kısa zamanda bu fetih müesser olur, böylece Suriye'ye refah, huzur gelir. Bizler de emin adımlarla yolumuza devam ederiz."