Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Süper Lig Beşiktaş Spor yazarları, Beşiktaş'ın Bodo/Glimt mağlubiyetini değerlendirdi - Beşiktaş Haberleri
        1

        CEM DİZDAR: ÖNCE HOCA SONRA YÖNETİM KAYBOLDU

        Bodo pratikti. Kale alanını gözlüyor ve kaleye ‘Altı pas içinden’ ulaşmaya çalışıyorlardı. Bunu ilk devre bir kez başardılar da... Burak Yılmaz, ikinci devreye Rosier yerine Onur Bulut’u göndererek başladı ama takımı ikinci golü de Onur’un boşalttığı alandan yedi. Bu da Beşiktaş’ın ligin başında bu yana görünen organizasyon sorunlarının tezahürlerinden sadece biriydi.

        2

        Sezon başında da devamında da Beşiktaş futbolun talep ettiği düzeni tutturamadı. Ancak kimi maçlarda öncelikle rakiplerin güçsüzlüğü ve buna bağlı örneğin Vincent Aboubakar ya da Mert Günok gibi oyuncuların kişisel gayretiyle kazanınca sorunlar ‘Görünmez’ sanıldı. Ama futbol buna izin vermez. Önce teknik direktör kayboldu ardından yönetim! (FANATİK)

        3

        FATİH DOĞAN: YANGIN BÜYÜK

        Başkan Ahmet Nur Çebi 6 Ekim'de kongre kararı almadan Eylül'de "Transferlerimize kimse kötü diyemez. Başarılıyız ve %99 şampiyon olacağız" iddiasında bulunuyordu. Ne oldu da bu takım hale geldi? Gerçeklikten uzak sanal yönetim yaklaşımları, siyah-beyazlı camiayı, taraftarı duygusal travmaların, sinir boşalmaların içine itti. Dün de olduğu gibi maç bitmeden umudunu bitiren taraftar düne kadar yönetime kustuğu öfkeyi ilk kez teknik adama ve futbolculara yöneltti.

        4

        Üstelik maçın ve oyunun bitmesini dahi beklemeden! İsyan sarmalına gitmiş taraftarın "Burası Beşiktaş herkes kendine gelsin", "Formayı çıkarın, çıplak oynayın", "Süleyman Seba'nın sızladı kemiği", "Rezil ettin bizi Ahmet Nur Çebi", "İstemiyoruz Burak Yılmaz'ı istemiyoruz" gibi tezahüratları karanlık gecenin özetiydi. (SABAH)

        5

        ATTİLA GÖKÇE: DAĞINIK TAKIM, GECİKEN OYUN

        Sahi, Kovid kadar etkili ve korkunç olmasa da ortalığı kırıp geçiren müthiş yıpratıcı bir hastalıktan söz ediliyor. Beşiktaş’ta 8 futbolcu galiba bu hastalığa yakalanmış. Galiba diyorum.. Çünkü kamuoyunu ciddiye alıp açıklama yapmıyor sağlık ekibi. Sadece Mert’in soğukkanlı kurtarışlarına tanık oluyoruz. O da bir süpermen değil ama.. 38’de Noumbagne’nin vuruşunu önleyemiyor… 49’da bir tane daha atıyor Noumbagne..

        6

        Dağınık, etkisiz ve verimsiz oyunun ardından beklenmedik şeyler oluyor. Burak Yılmaz, Rosier-Onur değişikliğiyle açıyor oyunu. 53’te Rasicha-Rebic, Bakhtiyor-Tayfur değişiklikleri… 74’te Gedson-Salih… Daha iyi, daha diri, daha istekli Beşiktaşl izliyoruz. O bozulan kimya başka bir şekilde göz ve gönül okşuyor. 64’te Rebic’in asisti ve Tayfur’un golü geliyor. Burak Yılmaz da taraftar da nefes alıyor. Grupta hesap kötü kapanıyor ama kongreye kadar çok zor işi var Beşiktaş’ın. (MİLLİYET)

        7

        ALİ GÜLTİKEN: KAOTİK SÜREÇ HERKESİ ZEHİRLEDİ

        Kişisel performanslara veya teknik direktör seçimleri üzerinden yorum yapılacak zamanlar da geride kaldı. Beşiktaş o kadar gerçeklikten kopmuş vaziyette. Bunu yalnızca oyuncular ve teknik adam üzerinden okumak da yeterli olmuyor. Bu sürecin emareleri Beşiktaş'ta çok net görülmüş olmasına rağmen bunu anlayamayan veya bu sürecin Beşiktaş'a bu kadar zarar verebileceğinin farkında olmayan bir anlayışın sonuçlarını görüyoruz.

        8

        Camianın bu kadar reaksiyon ortaya koyduğu ve seçim sürecinin şartlarının oluştuğu bu kadar açık ve netken bu kadar uzatmak anlaşılır değildi. Bu öngörüsüzlük veya farklı hesaplar içerisinde olmak Beşiktaş'ı ve camiayı katlanılamaz duruma getirdi. Önümüzde bu ızdırabın yaşanacağı uzunda bir zaman var. Toparlanmak çok zor görünüyor. Bu durumu yaratanlar kendilerine sorumluluk payı çıkartacaklar mı veya bu camiadan özür dileyecekler mi bunu da zaman içerisinde göreceğiz. (SABAH)

        9

        İBRAHİM YILDIZ: DAĞINIK BEŞİKTAŞ

        Karşılaşmanın pozisyonları bir yana; erozyona uğrayan bir Beşiktaş izledik. Dağınıklık, pas hataları, oyundan kopma özellikle ilk yarı çok net olarak gözüktü. Orta sahası olmayan, rakip ataklarını durdurmak için çaba göstermeyen acemice hareketler yenilgiyi getirdi. İkili mücadele, fiziksel eksiklik, oyunun büyük bölümünde rakibe verilen üstünlük son haftalardaki başarısızlığın yansımasıydı. Belli ki, takım olarak motivasyon eksikliği yaşıyorlar. Teknik kadro bu konuda oyuncuları hazırlayamamış. Necip, Muleka ve sonradan oyuna giren Tayfur ve Rebic iyi oyunları ile sivrildiler.

        10

        Teknik sorumlu Burak Yılmaz, ikinci yarı yaptığı hamleler ile oyuna ortak olmak istedi. Atılan golün ardından kısa bir süre de olsa baskı kurdular. Pozisyonlar buldular. Bu tablo karşısında ister istemez akla gelen soru, bu oyuncular ilk 11’de neden oynamadı olacaktır. Avrupa defterini kapatan Siyah-Beyazlıların işi oldukça zor. Yönetimsel sorun sahaya çok net biçimde yansıyor. Taraftar da bunun farkında. Yönetime ve takıma yapılan tepkilerden bunu görmek mümkün. Herkes biliyor ki, sahadaki çöküşün tek sorumlusu yönetimdir. (HABERTÜRK)

        11

        ALİ ECE: BİR ZAHMET CEVAPLARI BEKLİYORUZ

        Bu sezonki Beşiktaş, bundan yıllar sonra spor yönetimi derslerinde ibret olsun diye okutulacak bir vaka: 15-20 milyon Euro harcayıp bir önceki sezondan daha kötü bir takım nasıl kurulabilir? Ligde kısa süre içinde havlu attıktan sonra Konferans Ligi’nde Bodo, Club Brugge ve Lugano’nun olduğu grupta 4. maçın sonunda nasıl 1 puan ile sonuncu sırada yer alınabilir? Şenol Güneş gibi kulübün 120 tarihindeki en başarılı hocalarından birisi yerine daha önce hiç teknik direktörlük deneyimi olmayan birisi göreve getirilebilir?

        12

        Saiss gibi üst düzey bir stoper yerine kariyerinde stoperde 5 maç bile iyi oynamamış Amartey transfer edilerek savunma hattının daha iyi olabileceğini kim, nasıl ve neden düşünür? Beşiktaş nasıl Konferans Ligi’nin en fazla gol pozisyonu veren takım olabilir? Bunda sorumluluğu olan yöneticiler varsa nasıl yeniden Beşiktaş’ın yönetmeye aday olabilirler? Bu kadronun kurulmasında hiçbir etkileri yoksa yazın ne iş yapmışlardır? (FANATİK)

        13

        UĞUR MELEKE: BEŞİKTAŞ'TAKİ DÜŞÜŞÜN SEBEBİ YÖNETİM ZAFİYETİ

        Kupadaki diğer temsilcimiz Beşiktaş’sa rahatlıkta 6-7 puan alabileceği Lugano-Bodo sürecini 0 çekerek tamamladı. Tabii ki siyah-beyazlıların düşüşünde ana başlık yönetim zafiyeti... Bir yönetim başarısız olduğu için gönderiliyor, ama ne hikmetse o ekipten Ahmet Nur Çebi yeni başkan oluyor. O yönetim de başarısız olduğu için gönderiliyor, yine o ekipten bir isim başkan adayı! Eğer Beşiktaş doğru yönetiliyorsa neden başkan değiştiriyor? Eğer doğru yönetilmiyorsa, neden başarısız yöneticiler başkanlıkla ödüllendiriliyor? (HÜRRİYET)

        14

        OĞUZHAN GENÇ: TÜKENMİŞLİK SENDROMU

        Başkan Ahmet Nur Çebi'nin seçimde aday olmayacağını açıklamasının ardından Beşiktaş tribünleri uzun bir süre sonra protestoyla değil destekle başladı. Ancak haftalardır süren sakatlık ve hastalık kabusunun Beşiktaş'ın yakasını bırakmaya niyeti yoktu. Antrenör Hari Vukas'ın maç başında "Hazır" dediği Aboubakar, daha ısınmada sakatlanıp yerini Cenk Tosun'a bıraktı. Antalyaspor maçının olay adamı Eric Bailly ise 11'de başlasa da bu kez baş dönmesi nedeniyle yarım saat dolmadan kenara gelmek zorunda kaldı.

        15

        Beşiktaş baskısını artırsa da İstanbul'da kendini iyice hissettiren soğuk gibi stattaki atmosfer de bozulmuştu bir kere. Böyle bir kaostan başarı çıkması zordu, öyle de oldu. Bodo, suni çimin ardından gerçek çimde de kazandı. Ekim ayında Süper Lig'e havlu atan Beşiktaş, kasım ayı başında da Avrupa'nın 3 numaralı kupasında da yokum dedi. Geride yine protestolar ve bu kabus daha ne kadar sürecek soruları kaldı. (HABERTÜRK)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ