Beşiktaş - Lokomotiv Moskova maçını yazar yorumları
UEFA Avrupa Ligi H Grubu'nda Beşiktaş evinde konuk ettiği Lokomotiv Moskova ile 1-1 bereabere kaldı. HTSPOR yazarları bu mücadeleyi yorumladı
ALİ GÜLTİKEN | POZİSYON HATASI
Bu grubun içerisinde, getirdiğimiz final noktasını kendi hatalarımızla öteledik... Beklediğimiz gibi oyuna hükmettik. Topa sahip olduk. Rakibe baskı yaptık. İkinci topları da kazandık. Rakibi hırpaladık. Pozisyonlar ürettik. Golü de bulduk. 65. dakikaya kadar da rakibe oynayacak fırsat vermedik. Sonra, rakibe müsaade ettiğimiz bir 10 dakikalık bölüm var. İkinci topları aldılar. Çıkmakta zorlandık. Baskı yedik. Baskıyı, normal olarak skoru tutmak adına yiyebilirsiniz. Bu birçok maçta olabilir. Bunu oyun stratejisi olarak da yapabilirsiniz. Fakat bu tür durumlarda bireysel hatalara dikkat etmek gerekir. Pozisyon hatası yapmamak ve dikkatli olmak çok önemlidir. Maalesef bu kadar elimizde tuttuğumuz oyunu, bir pozisyon hatasıyla, İsmail’in ofsaytı bozduğu pozisyonda elimizden kaçırdık. Üzülmemek elde değil... Tabii ki bu maçta her şey bitmiş değil. Ancak Beşiktaş kazansaydı, her şey lehine bitmiş olacaktı. Bu gruptan çıkmayı garantileyecekti.
Yani işin özünde, bu grubun Beşiktaş adına final maçı bu karşılaşmaydı. Bu pozisyon hatasında ötürü, artık Lizbon’daki son maça kadar kesin bir sonuç almak mümkün değil. Çünkü bütün matematik hesapları o maçı gösteriyor. Lizbon’daki maçta alacağımız sonuçla, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Ama yazık olan, o maça kalmadan bu karşılaşmanın sonucunda bu işi noktalama safhasındayken bunu yapamamış olmaktı.
Maçın ilk 10 dakikasında Moskova biraz kıpırdadı. Sonrasında ise oyunda hep Beşiktaş var. Özellikle sol kanatta oyunu çok zorladı. Moskova’yı kendi yarı alanına kapattı. Sosa, Gomez, Gökhan Töre ve Oğuzhan’la çok da güzel işler yaptı. Rakibin kontra silahları olan Niasse ve Samedov’u da bu bölümde iyi kilitleyerek rakibinin kontra şanslarını kapattı. İkinci yarıda Quaresma değişikliğiyle de kilidi açtı. Quaresma, hem hareket getirdi hem de çok şık bir gol attı. Yani kendisinden beklenenleri ortaya koydu. Golden sonra, skoru sağlama alma adına yapılan bir Necip değişikliği var. Skoru tutmak adına, dönem dönem başvurulan bir tercih. Ama skoru tutmak için önce bazen topu kendi takımında tutmak gerekiyor. Beşiktaş, gol sonrasında topu kendi inisiyatifinde tutamadığı için rakibinin oynamasına biraz fazla müsaade etti. Hiç olmayacak bir şekilde, bir kazayla karşı karşıya kaldı. “Kaza” diyoruz, çünkü futbol özellikle defans oyuncuları için çok dikkat isteyen bir şey. Hem pozisyon olarak hem de takım taktiği olarak bazı şeylere sadık kalmak gerekiyor. Bunlardan biraz uzaklaştığınızda, özellikle Avrupa arenasında faturayı önünüze koyuyorlar.
MUTLAK HAKİMİYET
Oyuna hakim olmak, maça hükmetmek, pozisyonlar üretmek ve bu grubun en iyi takımlarından biri olabileceğini oyun içerisinde birçok defa teyit etmek güzeldi.
'DOĞRU' YER SORUNU
Uluslararası arena ile Türkiye Ligi arasındaki en büyük farklardan bir tanesi; taktik, disiplin ve takımların her bölgede doğru pozisyon almasıdır. Bunu yapamadığınızda farkı kalenizde görürsünüz.
KARTAL YİĞİT | FUTBOL SONUÇ OYUNU
Maç Beşiktaş adına aynı Rusya’daki gibi oynandı. Kapanan ve ani çıkan Moskova’nın kilidini açmaya çalışan ancak ilk maçtaki gibi özellikle ilk 45 dakikada başarılı olamayan bir takım vardı sahada. Kartal adına kendi alanından çıkarken yapılan top kayıplarıyla geçen bir ilk yarı ve orta sahadaki dirençsizlik pahalıya patladı. Gökhan Töre ve Olcay’ın tanınmayacak halleriyle kenarların etkili şekilde kullanılamaması, buna paralel olarak Gomez’in topla buluşturulmaması çok önemli 2 puanın kaçmasına neden oldu.
Beşiktaş ilk yarıda belki de bu sezonun en anlaşılmaz futbollarından birini ortaya koyunca Lokomotiv Moskova’yı da cesaretlendirdi. Manuel Fernandes’in belki de uzun zaman sonra ilk kez yeteneklerini böylesine başarılı bir şekilde sergilemesi Kartal’ın orta saha ve savunmasını abondone etti. Her zaman “Çift kişilik oynuyor” diye methiyeler dizilen Atiba bile ayakta zor durunca orta saha tamamen rakibe teslim oldu. Pozisyon üretmekte yaşanan sıkıntı Siyah- Beyazlı futbolcuları strese sokarken top alamayan Gomez adeta çıldırdı. Alman panzeri bu sıkıntısını gidermek için kendi işini kendi yapmaya kalkınca bu kez ilerde zaman zaman büyük boşluklar oluştu. Böylesine bir dağınık görüntü içerisindeydi Beşiktaş özelikle ilk bölümlerde. Şenol Güneş hakemin ilk yarıyı bitiren düdüğünün hemen ardından Quaresma’yı ısınmaya gönderince Beşiktaş’ın havası birden değişti. Quaresma girer girmez tıpkı Rize’de olduğu gibi kritik bir gol attı. Sağ kanada hareketlilik getiren Ricardo bu performansını sonuna kadar sürdüremeyince kanatlar yine eski haline döndü.
1-0 öne geçtikten sonra ikinciyi getirememek ve baskıya rağmen üretken olamamak dünkü can sıkıcı sonucu getirdi. Tabii son dakikada Ersan o kafayı gol yapsa ya da top Cenk’e gelse bu olumsuzluklardan bu kadar bahsetmeyecektik ama futbol sonuç oyunu.
Lokomotivli oyuncular kendi evlerinden çok daha farklı, istekli ve üretkendiler. Hücumu çok daha fazla düşündüler. Hele geriye düştükten sonra beklenilenin aksine demoralize olmadılar. Golü de Beşiktaş savunmasının topyekün hatasıyla attılar. Belki yine bir kontratakta galip bile gelebillirlerdi. Liderliklerini pekiştirdiler.
Açıkcası Avrupa arenası Beşiktaş adına iyi gitmiyor. Son üç maçtır beraberliklere abone olan bir ekip var ortada. Üstelik ikisi de kendi sahasında.
Geçen yılın ‘Bilicli Beşiktaş’ı ile ‘Şenol Hoca’nın Avrupa karnesi arasında fark oluştu. Bu fark da başkan Fikret Orman’ın hayallerine darbe vuruyor! Aman dikkat!
RİCARDO QUARESMA
Oyuna girdikten sonra takıma getirdiği hareketlilik ve attığı golle gecenin göze çarpan adamıydı. Portekizli’den tek beklenti aynen devam etmesi!
DİRENÇSİZLİK
Beşiktaş’ın orta alandaki dirençsizliği dün gece çok fazla göze battı. Destek yeterli olmayınca, Atiba bile her zamanki halinden çok uzak kaldı.
BÜLENT YAVUZ | İKİ TAKIMIN DA 1'ER PENALTISI GÜME GİTTİ
Beşiktaş çok önemli fırsatı maalesef değerlendiremedi. Bence 1-1’lik skor maçın hakkıydı. Hakem Felix Zwayer önemli hatalar yaptı. UEFA’nın çok şey beklediği Alman hakem, maalesef verdiği ve veremediği kritik kararlarla maçın kırılma noktalarında her iki takımın tepkilerine maruz kaldı. 40. dakikada köşe vuruşunda Beşiktaşlı oyuncunun kafa vuruşunda top kaleye doğru yönelirken, Niasse topu resmen eliyle çeldi. Ancak hakem, yüzde yüzlük penaltıyı vermedi. Sarı kartlı oynayan Ersan Gülüm, 52. dakikada rakibin umut vaadeden atağını engelleyince hakem faul verdi ama Ersan’a ikinci sarı kartı çıkartamadı. 72. dakikada Oğuzhan’ın eline gelen top çok açık bir penaltıydı. Hakem bunu da vermeyince tabiri caizse ‘Ne etliye karıştı ne de sütlüye...’ Türkiye’de Felix gibi onlarca hakem var. Türk hakemleri hata yapınca yerden yere vuruluyorlar. Takımlarımızın Avrupa’da oynadığı maçlardaki hakem hataları, görüldüğü üzere Türk hakemlerini de mumla aratabiliyor. ‘Yabancı hakem gelsin’ diyorlar. Böyle hakemler gelecekse hiç gelmesin daha iyi.