• Canlı Yayın
  • 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlık ve Spor Bayramı kutlu olsun
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Galatasaray’da şimdi herkes “Ne olacak bizim halimiz?” diye kara kara düşünüyor. Bence düşünmeli de... Özellikle Galatasaray’ın genel kurulu. Seslerini çıkarmaya hakları yok. Tabii tehlikenin farkında olanları, sürekli krizi uyaranları, duyarlı Galatasaraylılar’ı bunun dışında tutuyorum. Benim sözümün gittiği yerler belli. Hemen örnek veriyorum. Adnan Polat’ın zorla düşürüldüğü o kongrede bir konuşma hatırlıyorum. Sayın Mehmet Karlı. Daha sonra kendisini çok yakından takip ettim. Pırıl pırıl bir beyin. Gelecekte bu ülkenin önemli isimlerinden birisi olacağından hiç şüphem yok. Ama o kongrede kişilik değiştirmiş bir durumdaydı. Polat yönetimini Emile Zola’dan söz ederek “İtham ediyorum” diye üç kere üst üste bağırarak ibra etmeyeceğini söylemesi hala konuşulur. Şimdi ben kendisine ve diğer arkadaşlarına ve Karlı’yı ayakta alkışlayan tüm Galatasaray genel kuruluna soruyorum. Madem bu kadar hassastınız, son mali kongrede Ünal Aysal ağabeyinizin Galatasaray’ı bugünkü felakete götüren o bütçesini nasıl ibra ettiniz? O yıllar boyunca yapılan onca hatalara, çılgın harcamalara ‘gık’ çıkarmadınız. Hadi onu bırakın, ibra ederken hiç mi yüreğiniz sızlamadı? Göz göre göre eliniz nasıl havaya kalktı? Yarın sizden daha gençler yine Emile Zola’dan yola çıkıp işaret parmaklarını gözünüze sokarak “Sizleri itham ediyorum” derse ne yanıt vereceksiniz? O yüzden ben de bir gazeteci olarak, nezih ve herkesin gözü gibi baktığı ülkemizin en önemli kulüplerinden birini bu hale getirdiğiniz ve buna izin verdiğiniz için sizleri itham ediyorum. Ve özellikle sayın Duygun Yarsuvat, kongreye kadar Aysal’ın bütçesini ayıracağını söylüyordu. Çünkü sıkıntıyı görmüştü. Peki neden son günde birden bütçeler birleştirildi? Artık bunun da yanıtının verilme zamanı geldi. Bu ilişkiler yumağı Galatasaray Kulübü’nün geleceğinden, isminden, ruhundan daha mı önemli?

BU PARAYA NE OLDU?

G.Saray’ın bu duruma düşmesinin detayları çok fazla. Ama ben çok basit bir hesap yapacağım. Sonrasına siz karar verin. Kulübün yıllık geliri 200 milyon dolar. Ünal Aysal dönemi 3.5 yıl sürdü. Yani toplam 700 milyon dolar. Sermaye artırımından 160 milyon dolar geldi. Üç yıl banko Şampiyonlar Ligi katılımı var. Rakiplerin katılamaması ile gelen paranın toplamı kaba hesapla 100 milyon dolara yakın. Toplam 960 milyon dolar. Uçuk bir rakam. Peki birkaç yılda bu kadar para kazanan bu kulüp nasıl bu hale düşebilir? Bu kadar paranın transferlere gitmesi mümkün değil? Bağımsız bir denetçiler kurulu acilen araştırmalı. Takke düşüp altında kimler olduğu ve bu paraların nerelere harcandığı ortaya çıkarılarak hesap sorulmalı. Öyle halının altına süpürülmemeli. Bu acımasızlığın bedelini birileri ödemeli. Tüm bu olacakları G.Saray’da başkan yardımcılığı da yapan ve gazetemizin yazarı Fatih Altaylı ve Habertürk’ün diğer yazarları Meriç Müldür ile Serdar Ali Çelikler zamanında tek tek yazdı. Aysal yönetimi bizi yasaklarla sosyal medyanın önüne attı, davalar açtılar. Sadece bugün yaşananları tespit ettikleri için. Şimdi Aysal ve bugün buralara gelinmesinde büyük katkıları olan yönetimdeki arkadaşları ne düşünüyorlar acaba.

HT SPOR yayın yönetmeni Halil Özer, Dursun Özbek'in açıklamalarını yorumladı;

İSMİN ÇAKIR İSE BİR ŞEY OLMAZ!
Eskişehir-Fenerbahçe maçının hakemi Alper Ulusoy’a 7.2 puan verdiler. Haklı olabilirler. Üç tane net hata var. Maçın kaderine etki yapacak hatalar. Zaten bu hakemimizin açıkça bir görme problemi var.

Peki o zaman ben de soruyorum. Beşiktaş- Kasımpaşa maçında 10 saniye içinde üç tane buz gibi, kapkara hata yapıp penaltı yaratan, Trabzonspor-Galatasaray maçında Denayer’in elini görmeyip penaltıyı heba eden Cüneyt Çakır, nasıl oluyor da bol keseden bu kadar yüksek not alıyor. Kasımpaşa maçından 8.3, Trabzonspor maçından 8.2 alan Cüneyt Çakır’ın bu şekilde kayırılmasının diğer hakemler arasında sıkıntı yarattığı, dengelerin iyice bozulduğu, iç huzursuzluğun arttığı, konsantrasyonun iyice dağıldığı, her türlü dedikoduların alıp yürüdüğü, bu hatalardan büyük yaralar alan kulüplerin isyanının durdurulamaz bir noktaya geldiğinin farkında değil misiniz? Çakır’ı koruyacağız diye hakemlik elden gidiyor, yabancılar geliyor haberiniz yok!