Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Aziz Yıldırım’ın kendisi açısından tarihinin en başarısız basın toplantısı hakkında yazıldı, çizildi, söylendi. Benim açımdan uzun uzadıya yazmaya gerek görecek bir sonuç çıkmadı. Söyleyeceğimi 3 yıl önce söyledim. Vizyonu-misyonu bitmiştir. Kendi elleriyle büyüttüğü F.Bahçe, artık onun yönetebileceği kapasiteyi aşmıştır. G.Saray’ın en az 1 yıldızı kendisinin hediyesidir. Tabii ki her takım her sezon şampiyon olamaz. Ama stadını 2006’da tam olarak bitirmiş; yayın gelirini ikincil sıraya düşürmüş ve en az 5 yıl boyunca bu büyük maddi farkla sezonlara başlamış kulübün, ekonomik büyüklük farkını sportif başarıya dönüştürememesi tam anlamıyla yetersizliktir. Aziz Bey, futbolda başarısız bir yönetim göstermiştir. Masa tenisi, voleybol başarıları elbette önemlidir ama hiçbir taraftar masa tenisi şampiyon olduğu için şampiyonluk turuna çıkmaz. Futbol şubesi yetersizse işler iyi gitmemiş demektir. Ama son toplantıda bir kez daha vurguladığı, daha önce Ali Yıldırım’dan da duyduğumuz, son olarak Mahmut Uslu’dan da dinlediğimiz “Şampiyon oluruz olmayız önemli değil..” gibi absürt cümle üzerine bir kelam edeyim: Fenerbahçe, dünyada sportif başarıyı lanetleyen tek spor kulübü haline gelmiştir. Ne demek ‘oluruz, olmayız önemli değil..’ Madem önemli değil Vitor Pereira’yı kovmayın o zaman..

Ama daha önce defaatle duyduğumuz, hiç sorgulanmayan sportif başarıyı önemsiz bulan yönetim anlayışı ile dünyada zaten tek olan Aziz Bey’e bu yetmemiş olacak ki bir kez daha dünyada ilk ve tek olmaya soyundu ve taraftarını-camiasını ‘kalmakla’ tehdit etti. Dünyada ‘gitmek’le; ‘gidersem buralar yıkılır’ cümleleriyle tehditler görmüştük ama ilk kez “Yoksa kalırım” ile bir tehdit duydum. Bundan büyük itiraf olur mu?

DAHA BUNLAR ALİ KOÇ’UN İYİ GÜNLERİ

Ali Bey size bu köşeden seslenmiştim. Siz olsanız olsanız Kennedy olursunuz. Size “O bertaraf edilsin de ben başkan olayım” diyen Lyndon Johnson olmak yakışmaz demiştim. Değerlendirmeniz farklı oldu. ‘Aziz Bey’in payandası’ imajını verdiniz. Önce sizin işe aldığınız profesyonellerin görevlerine son verildi. Burhan Karaçam ile finansal durumu görüşmek üzere gittiniz, Aziz Bey’le tartıştınız. Sonra kongrede “Benden sonra Ali Koç” diyen Aziz Bey’den, “Ergun Özen’i gördüm, gel başkan ol dedim” lafını duydunuz. Nihayet UniFeb üzerinden kurucusu olduğunuz 1907’ye yapılmış görünümlü; aslında bizzat size olan son salvoyu aldınız. Bence “F.Bahçe başkanlığı düşüncem artık tamamen kapanmıştır” açıklaması yapmazsanız korkarım ki bunlar daha iyi günleriniz.


ANADOLU TAKIMLARI, TÜRK HOCALAR, SİZ NE YAPARSINIZ?

Tam 6 yıl önce Ertuğrul Sağlam’ın Bursaspor’u ligi şampiyon bitirdi. O yıl, yayın ihalesi yeni yapılmıştı. 400 milyon dolarlık futbol pastası olduğu günden bu yana ligde şampiyonlar bu yıl da dahil hep 3 büyüklerden çıktı. Trabzonspor bir kez ikinci oldu. Bu sezon da dahil son 5 yıl boyunca Türkiye Kupası’nı hep 3 büyüklerden biri kazanmış olacak. Bu sürede finallerde iki kez Bursaspor bir kez de Trabzonspor finalist olmuş. Bursaspor’un bir finalistliğinde ve aradaki tek farklı finalist takım olan Eskişehirspor’un bu başarısında hoca Ertuğrul Sağlam’mış. Yani son 6 yılda 1 şampiyonluk ve 2 Türkiye Kupası finali gören Ertuğrul Sağlam dışında zirvelerde hep 5 takım yer almış. 3 büyükler, Trabzon ve Bursaspor. Şimdi ben de soruyorum: Her sene bu yıl Konya’nın yaptığı gibi müthiş çıkış yakalayan takımlarımız var elbet. Ama bunu istikrarlı kılacak Anadolu takımları nerede? Sağlam’ın Eskişehirspor’unu çıkaralım son 5 yılda lig ve kupada zirveye hep şampiyonluk görmüş 5 takım oynamış. Gelirleriniz arttı daha da artacak, neredeyse hepinizin stadı yapıldı, yapılıyor. İyi de siz boşluk doldurmaktan başka ne yapıyorsunuz ey geri kalan 13? Ve siz Türk hocalarımız; sahi ne yapıyorsunuz?