Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Süper Lig

        ŞİMDİ şöyle bir durum var. UEFA kararını açıklamadan on ya da on beş gün önce Fenerbahçe'ye bir mektup gönderdi. Bu mektup oldukça ilginç bir mektup. Çok fazla detayını bilmiyorum. Ama özü şuydu:

        Fenerbahçe Kulübü olarak bu yıl yapılacak olan Şampiyonlar Ligi’ne katılacaksınız.

        Şaşırmaya gerek yok. Böyle bir mektup geldi. Ve bu mektup Fenerbahçeliler’in elinde. Ama on beş gün sonra UEFA Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne almadı. Peki o arada ne oldu? Ne yaşandı. Sadece şu var. UEFA yetkilisi Pierre Cornu İstanbul’a geldi. Hemen savcılığa gitti. Bu görüşme 1.5 saat sürdü. Doğal olarak “Savcı belki bir belge vermedi ama durum hakkında sözlü bir rapor verdi” diye düşünebilirsiniz.

        Hayır öyle olmadı. Savcılığın gizlilik kararı herkes için geçerli. UEFA yetkilisi için bile. O yüzden Cornu, Beşiktaş Adliyesi’nden bilgi alamadı. 1.5 saat orada kaldı, ertesi günde İstanbul’dan ayrıldı.

        Sonra da bu karar çıktı. İşte bu boşluk çok karanlık. Daha doğrusu Fenerbahçe için... Şu anda Fenerbahçe yönetiminin üstünde durduğu en önemli nokta bu boşluk.

        Fenerbahçe’ye göre de UEFA yetkilisi savcılıktan herhangi bir bilgi alamadı. Ama federasyon içinden bir jurnal olduğunu düşünüyorlar. Var mı yok mu bilemem. Ama Fenerbahçe’nin düşüncesi bu. Hatta şuraya kadar gideyim düşündükleri bir isim de var. Tam belirleyemedikleri için ismini de açıklayamıyorlar. Ama bu işin peşini bırakmayacaklar.

        Bu olay daha çok su götürür ve tartışılır. Bir gerçek daha var.

        UEFA’nın bambaşka bir teşhisi. Bu da çok önemli.

        Türkiye’de futbol dünyasının ne kadar kin dolu olduğunu, insanların birbirini ne kadar sevmediğini, nefret ettiğini, renk körlüğünün boyutlarının nerelere vardığını, spor ahlakı dışında kalan renk rekabetinin ne kadar vahşi bir durumda olduğunu, futbol

        dünyasının her marazadan çıkar beklentisi içinde olduğunu, insanlar birbirinin zarar görmesi için ne kadar büyük çabalar sarf ettiğini, rakiplerinin düştüğü durum nedeniyle insanların ne kadar büyük bir keyif aldığını ve hatta daha fazlasını istediğini

        anladı UEFA.

        Sanıyorum bu da en kötüsü oldu bizim için. Ama ne yazık ki bu gerçeği kimse değiştiremez. Biz buyuz. Ve teşhis kesinlikle doğru.

        TELEFONDA ERZİK VAR

        Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın Fatih Altaylı’nın programı TEKE TEK ÖZEL’e katıldığı akşam yaşananların perde arkası sonra çıkıyor.

        Programdan önce Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne gidemeyeceği belliydi. Ama Trabzonspor’un katılacağı belli değildi. Aydınlar ile o sırada beraberdik. Telefonu çaldı. Bir anda yüzü bembeyaz oldu. Sonra dışarıya çıktı ve Trabzonspor’un Fenerbahçe’nin yerine alındığını söyledi. O ilk telefonu açan ve haberi veren ismin Şenes Erzik olduğunu yeni öğrendik.

        Benim anlayamadığım bir şey var. UEFA her haltı yiyor ama Erzik “tarafım” diyerek hiç bir toplantıya girmiyor, sesini çıkarmıyor ama Trabzonspor’un katılacağını Aydınlar’a Erzik söylüyor. Madem konu dışındasın bu işi niye üstleniyorsun?

        Bırak UEFA arasın. Madem topa hiç girmedin buna da girme. Ayrıca Aydınlar böyle bir durumun Türkiye’de büyük bir tepki göreceğini, Trabzonspor'un soruşturma da dahil olduğunu, UEFA’nın bu kararla her şeye dinamit koyacağını ve duruma müdahale etmesini söylüyor.

        Erzik’in yanıtı yine “karışmam” oluyor. İnanılır gibi değil. Gerçekten çok garip bir durum. Sanıyorum Erzik’in bunları hepimize açıklaması gerekecek.

        Avrupa Şampiyonası Fransa’ya verilirken hiç karışmadın, Michel Platini’nin her türlü hokkabazlığına boyun eğdin, Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden kovarken yine karışmadın. O zaman biz niye “UEFA’da bizden birisi var” diye seviniyoruz.

        ANLAŞILMAZ

        Gürcan Bilgiç dün yazmıştı. Güzel de yazmış ve yüzde yüz haklı.

        Fenerbahçe’de Lugano gitti, Santos gitti. Niyang yolda. Bu nedir böyle? Neden gönderiyorsun bu oyuncuları? Geçen sene Şampiyonlar Ligi mi vardı.

        PAOK’a Ağustos ayında elendin, Avrupa’ya veda ettin. Sanki her sene Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ediyorsun. Bu sene bu lig oynanacak. Ve bu ligde Fenerbahçe’de oynayacak. Ve bu sene Fenerbahçe için her şeyden çok önemli. Sezon sonu eğer suçlu bulunup düşeceksen şampiyon olarak düşmek bir onur meselesi haline gelmeli.

        Zaten takımdaki Türk futbolcuların tamamı böyle düşünüyor. Gökhan Gönül sırf bu yüzden gitmedi. O zaman yabancıları neden satıyorsun? Acaba bizim bilmediğimiz başka hesaplar mı var? Suçlu bulunup düşersen o zaman satacaksın tabi. Bu süreci nasıl federasyon ve UEFA eline yüzüne bulaştırdıysa F.Bahçe yönetimi aynı şekilde sınıfta kaldı. Hem de sıfır alarak.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ