Teravih namazı tek başına kılınır mı? Teravih namazı evde kılınır mı?
İslam dininde bin aydan daha hayırlı olduğu kabul edilen Ramazan ayı 2 Nisan Cumartesi günü başlayacak. Bu senenin ilk teravih namazı ise bu akşam kılınacak. Vatandaşlar teravih namazının evde tek başına kılınıp kılınamayacağını araştırıyor. İşte konuya ilişkin detaylar...
Sözlükte rahatlatmak, dinlendirmek anlamlarına gelen tervîha kelimesinin çoğulu olan teravih, dinî bir terim olarak, Ramazan ayında, yatsı namazı ile vitir namazı arasında kılınan nafile namaz demektir. Peki, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkede olan Teravih namazı evde kılınabilir mi? İşte konuya ilişkin ayrıntılar...
TERAVİH NAMAZI EVDE KILINABİLİR Mİ?
Teravih namazını cemaatla kılmak sünnet-i kifâyedir. Bir memlekette yahut bir mahallede oturan insanların bir kısmı teravihi mescidlerde cemaatle kılarlarsa teravihi cemaatla kılma sünneti yerine getirilmiş olur. Bu durumda başkaları için teravihi tek başına kılmak câiz olur. Ne var ki teravih namazı uzun olduğundan tek başına kılanda, yanılma veya ihmal durumu olabilir. Hiç olmazsa evlerde ev halkıyla cemaat olup birlikte kılınırsa, böyle bir mahzur da ortadan kalkmış olur.
Teravihi cemaatla kılmanın sünnet olması, Peygamberimizin fi'li ile sabittir. Resûlüllah Efendimiz, Ramazan'ın 23, 25 ve 27. geceleri mescide çıkarak Sahâbe-i Kirâm'a teravih kıldırmıştır. Her gece kıldırmamasının sebebi ise, teravihi cemaatle kılmanın vâcib olduğu sanılmaması içindir.
TERAVİH NAMAZINI CEMAATLE KILMANIN HÜKMÜ
Nafile namazların tek başına kılınması daha faziletli olduğu hâlde, teravih namazının cemaatle kılınması Hz. Peygamberin (s.a.s.) uygulamasıyla sabittir. Nitekim Hz. Peygamber teravih namazını birkaç defa cemaate kıldırmış, ancak daha sonra farz olur düşüncesiyle cemaate kıldırmaktan vazgeçmiştir (Buhârî, Salâtü’t-Teravih, 1; Müslim, Salâtü’-Müsâfirîn, 177).
Hz. Ömer halife olunca, halkın dağınık bir şekilde teravih namazı kıldıklarını görüp, tekrar cemaatle kılınmasının daha uygun olacağını düşünmüş ve sahabeyle istişare ederek bu namazın yeniden cemaatle kılınmasını başlatmıştır. Halkın vecd içinde bu namazı kıldıklarını görünce, “Ne güzel bir âdet oldu” diyerek memnuniyetini belirtmiştir (Buhârî, Salâtü’t-Teravih, 1). Hz. Ali de, bu uygulama sebebiyle “Ömer mescitlerimizi teravihin feyziyle nurlandırdığı gibi, Allah da Ömer’in kabrini öyle nurlandırsın.” (Müttakî, Kenzü’l-ummâl, XII, 576) diye dua etmiştir.