Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Turgut Uyar asker şair

        4 Ağustos 1927'de Ankara'da doğan Turgut Uyar, ortaöğrenimini maddi nedenlerden dolayı yatılı askeri okulda okudu.

        Turgut Uyar'ın şiire olan ilgisi çocukluk yıllarında başlarken ilk şiir denemesini ilkokul yıllarında yaptı.

        Ortaokul ve lise yıllarında roman da yazmaya başlayan Turgut Uyar, Alain - Fournier'in Fransız edebiyatının klasiklerinden sayılan 'Adsız Ülke'siyle Dostoyevski romanlarını okumasıyla 'Daha iyisini' yazamam diyerek roman yazmayı bıraktı.

        İlk şiiri, 1947'de 'Yedigün Dergisi'nde yayımlandı.

        Turgut Uyar, 1948'de Kaynak Dergisi'nin açtığı bir şiir yarışmasına 'Arz-ı Hal' adlı şiiriyle katılarak ikinci oldu.

        REKLAM

        Turgut Uyar, yüksek öğrenimini Askeri Memurlar Okulu'nda okurken annesinin isteği üzerine 1947'de Yezdan Şener ile evlendi.

        Mezun olduktan sonra memur olarak Posof'a atanan Turgut Uyar, ayrıca Terme ve Ankara'da da personel subayı olarak görev yaptı.

        1958'de bu görevden ayrılarak Türkiye Selüloz ve Kâğıt Sanayi'nin Ankara'daki şubesinde çalışmaya başlayan Turgut Uyar, 1967'de emekli olarak İstanbul'a yerleşti

        .png
        .png

        1960'ların başında eşinden boşanan Turgut Uyar, o dönem Cemal Süreya ile ilişkisi biten Tomris Uyar ile şiir üzerine mektuplaşmaya başladı.

        Bu mektuplaşmalar sonrasında 1969'da evlendiler.

        İlk eşi Yezdan Şener'den 3, Tomris Uyar'dan bir çocuğu olan Turgut Uyar 22 Ağustos 1985'te vefat etti.

        KİTAPLARI

        * Arz-ı Hal (1950)

        * Türkiyem (1952)

        * Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959)

        * Tütünler Islak (1962)

        * Her Pazartesi (1968)

        * Divan (1970)

        * Toplandılar (1974)

        * Kayayı Delen İncir (1982)

        * Toplu Şiirler (1981)

        * Büyük Saat (1984 )

        * Bir Şiirden (1984)

        ÖDÜLLERİ

        * Yeditepe Şiir Armağanı (1963)

        * Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü (1975)

        * Behçet Necatigil Şiir Ödülü (1981)

        * Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (1984)

        AKŞAMÜSTÜ RÜYASI

        Şimdi gemiler geçer uzaklardan

        Gönlüm güvertede sereserpedir.

        Işıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek

        Ne biletim ne param ne dostum var

        Pır pır eder yüreğim bakındıkça...

        -Uyan Turgut um, garibim, uyan Bura Terme'dir.

        Terme köprüsünden kamyonlar geçer,

        Irgatlar üç orada beş burada konuşurlar

        Bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı

        Cigaramı yakar evime dönerim...

        -Gidin gemiler, gidin

        Vardığınız yerlere selam edin

        Gün olur bütün kaygılardan uzak

        Ben de gelirim...

        ÇOK ÜŞÜMEK

        Bir Kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızın

        Urban içinde Üşüyüp Üşüyüp kaldığımızın

        Bir Kalır yanık yağlar yataklarda o oteller

        Meydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer

        O çok yalınç gerçekli gelip gitmeler

        Bir Kalır uzun duvarlar ve onların dipleri

        Bir Kalır Yılgın Adamların hep "Evet" dedikleri

        Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız

        Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız

        Tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün

        Bir Kalır uzun kitaplarda anısı çok Üşüdüğümüzün

        BİR GÜN SABAH SABAH

        Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,

        Uykudan uyandırsam seni:

        Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.

        Vapur düdükleri ötmededir.

        Etraf alacakaranlık,

        Köprü açıktır henüz.

        Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

        Yolculuğum uzun sürmüş oldukça

        Gece demir köprülerden geçmiştir tren.

        Dağ başında beş on haneli köyler,

        Telgraf direkleri yollar boyunca

        Koşuşup durmuş bizle beraber.

        Şarkılar söylemişim pencereden,

        Uyanıp uyanıp yine dalmışım.

        Biletim üçüncü mevki,

        Fakirlik hali. Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,

        Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım..

        Ver elini Haydarpaşa demişiz,

        Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,

        Hava hafiften soğuk,

        Deniz katran ve balık kokulu

        Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,

        Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

        Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,

        -Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.

        Saçların dağınıktır, mahmursundur.

        Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,

        Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,

        Uykudan uyandırsam seni,

        Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.

        Fabrika düdükleri ötmededir.

        PAZAR: Ataol Behramoğlu

        'KORONA GÜNLERİNDE ŞİİR'İN DİĞER ŞAİRLERİ

        REKLAM
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ