Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından naaşının nerede defnedileceği konusunda hayli tartışmalar yaşandı. Yer olarak Atatürk'ün daha önce "anıt yeri" diye nitelendirdiği eski ismi Rasattepe olan Anıttepe seçildi. Anıt Kabir için 1941 yılında bir yarışma açıldı. İkinci Dünya Savaşı'nın kasırgalı günlerine rağmen Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya gibi ülkelerden toplam 49 ülkeden proje geldi. Bunların arasından en çok beğenilen üç proje arasında Prof. Emin Onat ile Doç. Orhan Arda'nın "25" numaralı projesi kabul edildi.

AYDIN MİLLETVEKİLİ'NİN ÖNERİSİ KABUL EDİLDİ

İnşasına 9 Ekim 1944 tarihinde başlanan ve takvimler 1 Eylül 1953'ü gösterdiğinde tamamlanan Anıtkabir'in yerini Aydın Milletvekili Mithat Aydın önermişti. Atatürk'ün kabrinin Ankara Kalesi, Altındağ ve Gazi Orman Çiftliği alternatiflerini eleyerek tam Çankaya'da karar kılınmıştı ki, Aydın Milletvekili Mithat Aydın devreye girdi. Daha sonra "Anıttepe" olarak adlandırılacak olan Rasattepe'yi önerdi. Komisyon üyelerinin de burayı gördükten sonra Aydın'a hak vermeleri üzerine Anıtkabir'in Rasattepe'de inşa edilmesi kararı alındı.

ATATÜRK VASİYETİNDE YER İSMİ VERMEMİŞTİ

Atatürk'ün vasiyetinde toprağa verileceği yer ile ilgili bir talebi olmamıştı. Ancak sağlığında Ankara gezisinde Rasattepe'yi işaret edip, "Bu tepe ne güzel bir anıt yeri" sözleri, yanındakilerine daha sonra yapılacak Anıtkabir için ilham vermişti.

ANITKABİR'İN MİMARI PROF. ONAT ANLATIYOR

Anıtkabir projesinin nasıl meydana getirildiğini Prof. Emin Onat şöyle anlatmıştı: Atatürk’ün başardığı devrimlerin en önemlilerinden biri, şüphe yok, bize geçmişin gerçek değerini göstermek olmuştur. Osmanlı devri şereflerle dolu bir devir olmakla beraber, itiraf etmek gerekir ki skolastik ruhun hüküm sürdüğü kapalı bir âlemden ibaretti. Gerçekte ise tarihimiz, bir zamanlar Ziya Gökalp’in “ümmet devri” dediği bir içe kapanmış medeniyetten ibared değildi. Akdeniz milletlerinden bir çoğu gibi, tarihimiz binlerce yıl önceye gidiyor. Sümerler’den ve Hititler’den başlıyor ve Orta Asya’dan Avrupa içlerine kadar birçok kavimlerin hayatlarına karışıyor.

O YOLDAKİ 24 ARSLAN NEYİ İFADE EDİYOR?

Anıtkabir, bilinen siluetinin yanı sıra bilinmeyen bir çok gerçeği de 50 yıldır derinliklerinde saklıyor. Yapımı 9 yılda tamamlanan yaklaşık 150 bin ton ağırlığındaki Anıtkabir, heykellerinden süslemelerine, kulelerinden kabartmalarına kadar pek çok özel anlamlarla yüklü…
Aslanlı yoldaki 24 arslan heykeli “24 oğuz boyunu”, aslanların çift olması “birlik ve bütünlüğü”, kedi gibi yatar pozisyonda olmaları ise “barışseverliği” temsil ediyor. Aslanlı yolun taşları, Ata’nın huzuruna çıkanların “başının öne eğik” olması için 5 santimlik çim boşluğu bırakılarak döşenmiş.

İLLERDEN GELEN TOPRAKLARLA KABRİ ÖRTÜLDÜ

750 bin metrekarelik bir alan üzerinde aslanlı yol, tören meydanı, mozole ve on kuleden oluşan Anıtkabir, 907 metre yüksekte yer alıyor. Ata’nın kabri 40 tonluk yekpare mermerden yapılan sembolik lahtin yaklaşık 7 metre altındaki mezar odasında bulunuyor Türk milletinin kalbine gömdüğü Atatürk, Selçuklu-Osmanlı kümbet mimarisine göre yapılmış sekizgen şeklindeki mezar odasında “vatan toprağında” yatıyor. Vefatından 15 yıl sonra Etnoğrafya Müzesi’ndeki geçici istirahatgahından Anıtkabir’e nakledilen Ata’nın naaşı, tahnit işlemi çözülerek, Suriye’deki Caber Kalesi, Kore’deki Türk şehitliği, Selanik’teki doğduğu evin bahçesi, KKTC ve illerden getirilen toprakların harmanlandığı “vatan toprağına” İslami usullere göre kefenlenerek ve yüzü kıbleye bakacak şekilde defnedildi. Ata’nın kabrinin yer aldığı mezar odasına, Genelkurmay Başkanı’nın izniyle girilebiliyor.

ANITKABİR MÜZESİ'NDE SERGİLENEN ESERLER

Anıtkabir’deki Atatürk Müzesi de Ata’nın doldurulmuş köpeği Foks’tan, tıraş takımlarına, bastonlarından aldığı çok özel hediyelere kadar özel hayatını yansıtan pek çok nadide parçaya ev sahipliği yapıyor. Ata’nın anne ve babasının fotoğrafları, Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği eski yazı ve Latin harfleriyle basılmış iki nüfus cüzdanı, göğsünde taşımayı en çok sevdiği madalyalardan biri olan 1917’de Sultan 5. Mehmet Reşat’ın verdiği altın imtiyaz madalyası, Sovyet Mareşali Voroshilov ve İran Şahı Pehlevi’nin hediye ettiği değerli taşlarla süslü kılıçlar ve ince bir zevkin ürünü olan saatleri dikkat çekici parçalar arasında… Atatürk’ün hem baston hem de tüfek olarak kullanılabilen özel silahı, manevi kızları Sabiha Gökçen ve Afet İnan’a hediye ettiği çok özel tabancaların da sergileniyor.Anıtkabir’deki Atatürk Müzesi’nde ayrıca okumaya büyük önem veren Atatürk’ün özel kitaplığında bulunan Türk ve İslam tarihi, dil, edebiyat, sosyal bilimler, bilim ve teknik konularındaki Türkçe, Osmanlıca, Fransızca, İngilizce, Almanca, Rusça, Arapça, Farsça, Slav dillerindeki toplam 3 bin 118 kitap da sergileniyor.

HALKIN ANITKABİR'E İLGİSİ ARTARAK DEVAM EDİYOR

Dünyada birçok liderin ismi tarihe gömülürken Atatürk'ün kabrine nakledildiği tarihten günümüze geçen 66 yıldır halkın Anıtkabir'e olan ilgisi artarak devam etti. Devlet protokolünün milli bayramlarda yaptığı ziyaretin ardından halkın ziyaretine açılan Anıtkabir'e yığınlar adeta akın etti. Halkın Anıtkabir'e olan teveccühü milli bayramlarla da sınırlı değil. Anıtkabir belli özel programların dışında her gün ziyaret edilebiliyor.

ATA'NIN ANITKABİR MÜZESİ'NDEKİ BAZI ÖZEL EŞYALARI

 

Atatürk'ün nüfus cüzdanı

 


Kullandığı mühürlerden biri

Kalem koleksiyonundan

 

 

 


Kılıç takımından iki tanesi

Kişisel tabancalarından


Çeşitli zamanlarda aldığı madalyalardan bazıları

 


Yazı takımı



Tesbih koleksiyonundan


Üniforma ve ebiselerinden bazıları

 



 

Cep saati

 


Kullandığı bastonlardan bir örnek


Not tuttuğu defter

 

 

 

 

 

 Kendisine hediye edilen sevimli köpeği Foks...

 

Kullandığı arabalar...

Denize açıldığı kayık... (Orijinali İstanbul Deniz Müzesi'nde bulunmaktadır)

1881 -
1938