Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Neşe ŞENOL / HT CUMARTESİ

ABD Kansas City’de bir genç, gazeteleri dolaşıp çizdiği karikatürleri satmaya çalışıyordu. Ne yapsa da bütün kapılar yüzüne kapandı. Sadece mahalli kiliselerden birinin rahibi, onu faaliyetlerini resmetmesi için işe aldı. Böylece resim çizip uyuyabileceği yeri de buldu. Kaldığı garaj farelerle kaynıyordu. Bir gün o resim çizerken bir fare yuvasından çıkıp oynamaya başladı. Bizim çizer fareyi izlemeyi alışkanlık haline getirdi hatta onu evcilleştirdi. Öyle ki küçük fare resim sehpasının üstüne çıkıyordu. Size hikâyesini anlattığım genç adamı ve fareyi belki de ondan daha iyi tanıyorsunuz. Çizer Walter Elias Disney, fare de bizim Mickey Mouse (Miki Fare). Bir garajda yokluk içinde doğan bu fikir şimdi dünya çapında. Disney başından geçenleri her defasında şu sözle anlatırdı: “Her şey bir fare ile başladı...” Dans eden fındık faresinin adı önceleri Mortimer’di ama Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ismi Mickey oldu. Mickey Mouse, (Miki Fare) kısa sürede çok sevildi. Hatta çok geçmeden kız arkadaşı Minnie Mouse da (Mini Fare) pek çok macerada ona eşlik etmeye başladı. Geçen gün 87’nci yaşını kutlayan Mickey Mouse yani Miki Fare’nin Disney’e göre resmi doğumu 18 Kasım 1928. İlk kez New York’taki Colony Salonu’nda Steamboat Willi ile birlikte beyazperdeye çıkarak seyirciyle tanıştı. Başta Mickey için ‘’Zırdeli’’ ve “Dörtnala Gauço’’ adında iki sessiz çizgi film oluşturuldu. 1930’lardan sonra da bir karikatür bandı olarak sevenleriyle buluşuyordu. 1955’ten itibaren “The Mickey Mouse Club” (Miki’nin Kulüp Evi) serisiyle televizyon izleyicisiyle de buluşmaya başladı. İnsan özellikleriyle, ilk sesli çizgi film “İstimbot Willie’’ ile ünlü olan, sonraları kısa metraj çizgi filmin yıldızı haline dönüştü. Bir Hollywood yıldızının doğuşundan farksız!

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ