Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Sema EREREN/GAZETE HABERTÜRK-PAZAR

İsviçrelilerin bile şu sıralar en çok mücadele ettiği hastalık Dang virüsü. Virüsü yenmekten çok, salgının yayılmasına sebep olan sivrisineklerle boğuşuyorlar, işin çığırından çıkmasına ramak kaldı. Havanın doğru dürüst soğumaması, kar yağmaması, nemin yükselmesi sivrisineklerin sayısının dolayısıyla da salgın hastalık ve ölümlerin artışına sebep olacak. Sivrisineğin cüssesi nedir ki, ufacıklar ama dünyada insan ölümüne en çok sebep olan canlılar onlar. Ve insanlık öncesi yıllardan beri varlar. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yılda 1 milyona yakın kişiyi öldüren sivrisinekleri yakından inceledik.

NEREDE YAŞAR?

Sivrisinekler herhangi bir su kaynağında üreyebilse de durgun suları sever, soğukta yaşayamazlar. Bu böceklerin yaşam döngüsü yumurta, larva, pupa ve ergin dönemlerden oluşuyor. İlk 3 aşama suda, ergin dönem karada geçer. Dişi yumurtasını bırakır. Daha sonra larva oluşur. Larva büyüdüğünde derisinden sıyrılır, tüyleri dökülür, ‘pupa’ olur. Pupa bir şey yemez, fakat birkaç gün sonra derisi çatlar ve yetişkin sivrisinek çıkar. Süs havuzları, bataklıklar ve nemli bölgeleri sevenler. Aman dikkat!

KURBANA DOLAMBAÇLI YOLLARDAN HÜCUM!

1 cm’lik vücudu olan sivrisineğin 6 ayağı vardır; başlıca bölümleri hortum, baş ve karındır. İğneye benzeyen hortumuyla beslenir. Petek gözleri, gözlerinin biraz altında duyarlı kıllarla kaplı 2 anteni vardır ki bu aynı zamanda burnudur. Sivrisinekler beslenme kurbanına kavisli şekilde yaklaşır. Harekete geçmesiyle hedefe konması 5-30 saniye sürer. Ayaklarındaki duyu organlarıyla besinin sıcaklığını, şeker oranını anlar ki şeker ne kadar fazlaysa o kadar sever. Duyu organları yeteri kadar uyarıldığında hortumunu indirir. Sivrisinek deriyi delmeye başlamadan hortumunun iki yanındaki duyu organlarını yaklaşık 75 derecelik bir açıyla kaldırır. İğnesinin kan emmeye başlayacak hale gelmesi 50 saniye, kan emmesi 150 saniye, iğnesini çıkarması 5 saniye. Sivrisinek ayaklarının tümü olmadan beslenemez ama 3 ayakla beslenebilir. 1-2 ayağı varsa da kanatlarından birini kullanarak beslenir.

SİZİ EMEN ASLINDA DİŞİ!

Sineklerin temel enerji kaynağı şeker. Şeker enerji üretmek, kan ise yumurtalar için gerekli. Erkekler yumurtlayamadığı için ısırmaz, sadece erişkin dişiler ısırır. Dişilerin bunun için keskin, gagamsı çıkıntısı ve emme borusu var. Erkek sivrisinekler de insanın cazibesine kapılıp hortumunun ucuyla deriyi yoklayabilir ama kan emmez. Kimi sivrisinek türleri insan yerine hayvan kanı arar.

NEDEN KAŞINIR DURURUZ?

Sivrisinekler sokacağı canlıyı gözleriyle ve o canlının yaydığı kızılötesi radyasyonla tespit eder. Soktuğu yerde bıraktığı salyası, emdiği kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde içerir, kaşıntıya neden olan bu salyadır. İngiliz araştırmacı Dr. Gillett, kaşıntının sinek ısırdıktan 3 dakika sonra başladığını ve 1 saat sürdüğünü söylüyor. Yüzde 85’imiz sinek ısırıklarından kolay etkilense de kaşıntı yaşa, cinsiyete, ısırılma sayısına, ısırılmalar arası zaman aralıklarına, ısıran sivrisineğin tür ve yaşına, sivrisineğin iğnesini tam olarak doyuncaya kadar tutup tutmadığına göre değişir...

YOK BEN TOKUM!

Şekerli su emmiş dişi sivrisinek yaklaşık 3 saat kan aramaz. Bu sürede kanımıza yönelmesini engelleyen şeyin ne olduğu ispatlanamamış olsa da doymuş olduğu varsayılabilir. Aç sivrisinekler şekerli suyla doysalar da şekerli suyla kan arasında tercih yapmaları gerektiğinde dişilerin kanı, erkeklerin şekerli suyu tercih ettiği söyleniyor. Bu arada sivrisineklerin şekerli su ararken rastgele hareket etmedikleri, sadece belirli türde çiçeklerin bal özlerini topladıkları biliniyor.

NEDEN BAZILARI DAHA ÇOK ISIRILIR?

İnsanın kendine has kokusu sivrisinekleri cezbeder. Hedefe ulaşmadan 50 metre önce koku alabilir. Florida Üniversitesi’nden Dr. Jerry Butler, “10 kişiden birinin diğerlerine göre sivrisinekleri daha çok çektiğini” belirtiyor. Sivrisinekler, cilt yüzeyinizde steroid ya da kolesterolün yüksek olduğu insanlara saldırır. Yetişkinler, özellikle de gebeler çocuklara göre fazla karbondioksit verdiğinden daha fazla ısırılır. Folik asit de sinekler için önemli. Parfüm, deodorant gibi kokular bu kimyasalların izlerini silebilir ama bazen de sivrisineklere çekici gelir. Japonya’da yapılan bir araştırma da sivrisineklerin en çok 0 grubu kanı sevdiğini söylemişti.

EN TEHLİKELİLER

Kaplan sivrisineği yani ‘Aedes Aegypti’, gümüş rengi ve siyah çizgileriyle kaplanı andırır, birçok hastalığı taşır. Anofel sineği de yaklaşık 400 türü bulunan en tehlikeli sivrisineklerden. 30-40 türü sıtma yapan parazit taşır. En tehlikelisi de ‘Plasmodium Falciparum’ çünkü diğer sivrisinek cinslerinden de virüs taşır. Sivrisineklerin masumları da yok değil. Ev sivrisinekleri olan ‘Culex’in bazıları açlıktan ölse bile insan kanı emmez.

NASIL ÖLDÜRÜLÜR?

Anadolu Sağlık Merkezi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Türkoğlu, sivrisineklere bulaşan virüs ya da mikropların ‘kendi’ sinekleriyle yayıldığını söylüyor. Mesela sıtmayı bulaştıran sivrisinekle Zika’yı bulaştıran aynı değil. Hastalığın sivrisinekle bulaşması için, öncelikle hastalığa neden olan mikrobun sivrisineğin vücudunda gelişimini sürdürmesi gerekiyor. Sivrisineğin sokmasında deriye bıraktığı tükürükle virüsle bulaşır... Türkiye’de sivrisinekle bulaşan hastalıkların başında sıtma geliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yılda 300-500 milyon sıtma vakası yaşanıyor, her 30 saniyede 1 çocuk sıtmadan ölüyor. Afrika ve Güney Amerika’nın tropikal bölgelerinde ölüme sebep olan ‘sarı humma’ da sivrisinekle bulaşıyor. Nil humması, Lenfatik Filariazis (fil hastalığı) de sivrisinekle bulaşıyor. ‘Kırık kemik humması’ olarak bilinen ‘Dang humması’nın da sorumlusu bu kan emiciler ki şu an İsviçre’de 200 ‘Dang virüsü’ var, vaka sayısı 2014’e oranla 3 kat arttı. İsviçre Sağlık Bakanlığı, kışların ılık geçmesi, kar yağışının az olmasından kaplan sivrisineklerinin uzun süre hayatta kalabildiğini ve Dang hummasına sebep olduğunu açıklamıştı. Kaplan sivrisineği bu hastalık dışında Chikungunya virüsünü de taşıyor.

'ZİKA'YI BULAŞTIRAN SİVRİSİNEK TÜRKİYE'DE DE VAR AMA...'

Dünya Sağlık Örgütü’nün, küresel çapta acil durum ilan ettiği Zika virüsü de sivrisineklerden bulaşıyor. Uganda’da 1947’de Zika Ormanları’nda ortaya çıkan virüsü bulaştıran ‘Aedes’ sivrisinekleri Türkiye’de de var ama neyse ki Zika virüsü taşımıyor. Hamile kadınlara bulaşan virüsün, 2016’da 4 milyon kişiyi öldürebileceği söyleniyor