Yaşlı nüfusla birlikte sosyal güvenlik tehlikesi
Ülkemizin ulusal güvenlik riskleri arasında sayılan doğurganlık hızının düşmesi ve nüfusun yaşlanmasına sosyal güvenlik tehlikesi de eklendi. Böyle giderse 2050'de Türkiye'nin 65 yaş üstü nüfusu yüzde 22.1'e yükselecek; çalışan nüfusu ise yüzde 61.9'a düşecek. Önlem alınmazsa sosyal güvenlik açıkları sürdürülemez boyutlara ulaşacak
ABONE OLNüfus Politikaları Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı. Önemli kararların alındığı toplantından sonra açıklama yapan Cevdet Yılmaz, “Yakın zamanda Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminde büyük sıkıntılar yaşanacak. Döndürülemez bir noktaya gelecek” dedi.
Türkiye'nin, bugün 86 milyonu aşan nüfusuyla Avrupa'da birinci sırada yer almasına karşın demografik açıdan bir yol ayrımında olduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi:
"2017'de 2.08 olan doğurganlık hızımız, 2024 itibarıyla dünya ortalaması olan 2.25'in çok altında; 1.48 düzeyindedir. Bu düşüş hızıyla dünyada son 10 yılda doğurganlık hızı en fazla azalan 5'inci ülke konumundayız. Gelinen bu nokta, Sayın Cumhurbaşkanımızın 20 yıl önce yaptığı en az 3 çocuk çağrısının ne denli hayati bir erken uyarı ve stratejik bir öngörü olduğunu bugün çok daha net göstermektedir. Diğer taraftan, 2024 yılı itibarıyla ülkemizin yaşlı nüfus oranı, 10.6 ile tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşırken, bazı illerimizde bu oran, yüzde 20'nin üzerine çıkmaktadır. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı, 2017 yılında 10 iken, 2024 yılında bu düzeyi yakalayan tek ilimiz Şanlıurfa olmuştur. 2017 yılında toplam doğurganlık hızı 57 ilde nüfusun kendini yenileme oranı olan 2.1'in altında iken 2024 yılında bu sayı 71'e yükselmiştir."