13 etkili tedbir
Şanlıurfa Siverek'te eski bir öğrencinin okula girip silahla ateş açarak 16 öğrenciyi yaralamasının üzerinden 24 saat geçmeden Kahramanmaraş'ta bir öğrencinin silahlı saldırısında 9 kişi öldü, 13 kişi yaralandı. Türkiye'de çok nadir görülen bir tablo olarak tanımlanan ve alışık olmadığımız türden gelişmelere işaret eden bu silahlı öğrenci saldırılarına karşı şüphesiz ki alınması gereken acil tedbirler var. Geçmiş yıllarda okullarda öğretmene saldırı, öğrenci kavgaları ve bıçaklama, tekil silahlı saldırı olayları görülmesine rağmen, çok sayıda ölümle sonuçlanan planlı okul katliamları neredeyse yoktu. Habertürk'ten Bülent Aydemir yazdı..
Türkiye’de sistematik veya seri saldırı modeli bugüne kadar görülmedi. Bu durum herkesi doğal olarak endişeye sevk etti. Acaba bireysel silahlanmanın yaygın olduğu ve şiddet kültürünün yaygınlaştığı ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde görülen yaygın okul saldırıları ülkemize mi sıçrıyordu?
Her şeye rağmen Türkiye’de böyle bir şiddet ve eylem kültürünün olmadığını söyleyebiliriz. Bunun birçok nedeni var: Öncelikle ülkemizde bireysel silahlanma oranı düşük. Okullara silah sokmak görece olarak zor.
Kültürel olarak okul içi şiddet daha çok bireysel/ani patlama şeklinde görülüyor. Okul idareleri ve polisin güvenlik refleksi genelde hızlı ve sonuç alıcı biçimde cereyan ediyor. Bu tabloya rağmen 24 saat içinde iki farklı kentteki okullarda yaşanan bu olay, yeni bir ürkütücü trendin başladığına mı işaret ediyor? Bakanlıklar ve ilgili kurumlar hemen gerekli refleksleri gösterdi ve benzer olayların tekrarlanmamasına dönük önlemler alınmaya başladı. Öncelikle iki olayda da silahların aileden temin edilmesi dikkat çekiyor. Olayların failleri öğrenci ve eski öğrenci. Motivasyonları ise belirsiz. Psikolojik bir durum ve bireysel kriz ihtimali çok yüksek. İkinci olayda diğerinden etkilenme söz konusu olabilir. Risk dışarıdan çok içeriden ve öğrenciden kaynaklı.
NELER YAPILABİLİR?
Bu olayların hemen ardından güvenlik, psikolojik, sosyolojik ve rehabilitasyon amaçlı bir dizi tedbir konuşulmaya başlandı. Öncelikle her okula bir okul polisi veya güvenlik görevlisi konulması, geçmişte de gündeme gelmiş, siyasi partilerin vaatleri olarak kayda geçmişti. Okul polisi, caydırıcılık sağlayacağı gibi ilk müdahaleyi de hızlandıracaktır. Ancak okul polisi tek başına çözüm değil, öğrenciden gelecek iç tehditleri okul polisi her zaman önleyemez.
Daha etkili ve bütüncül bakış açısıyla bazı önlemler alınabilir:
- Özellikle büyükşehirlerdeki okullara girişte X-Ray / çanta kontrolü getirilmesi
- Turnikelerle kontrollü giriş sağlanması - Şüpheli davranış gösterenlere karşı kamera + yapay zekâ destekli analize gidilmesi
- Okullarda rehberlik servislerinin güçlendirilmesi ve risk gruplarının yakından takip edilmesi
- Zorbalık sergileyen, izole ve tehdit dili kullanan riskli öğrencin takip edilmesi
- ABD’de yaygın olarak kullanılan tehdit değerlendirme ekiplerinin devreye alınması
- Ailelerle görüşülerek evde bulundurulan ruhsatlı silahlara öğrencinin erişiminin engellenmesi
- Çocukların silaha ulaşımının engellenmesi
- Öğrencilerin korkmadan bildirim yapabileceği sistem kurulması
- Öğrenciden gelen, “Arkadaşım saldırı planlıyor” gibi sinyallerin ciddiye alınması
- Akran zorbalığıyla mücadelenin artırılması
- Okullarda sosyal-duygusal eğitim verilmesi
- Okullarda kriz yönetimi eğitimi verilmesi
- Aktif saldırgan tatbikatları, sınıf kilitleme ve kaçıp planı tatbikatları, öğretmenlerin ve idarecilerin eğitim gibi faaliyetlere hız kazandırılması