HABERTURK.COM

değiller

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal yılın ikinci Enflasyon Raporu'nu açıklıyor.  Enflasyon Raporu 2020-II Bilgilendirme Toplantısı, COVID-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında sanal olarak gerçekleştiriliyor. TCMB 2020 TÜFE tahminini yüzde 8.2'den yüzde 7.4'e indirdi.

 'TÜKETİCİ KREDİLERİ İVME KAYBEDİYOR'

TCMB Başkanı Murat Uysal'ın Enflasyon Raporu 2020-II Bilgilendirme Toplantısı'ndaki sunumunda öne çıkan noktalar şöyle:

Korona virüs ekonomileri bir çok kanalda etkileyerek küresel iktisadi faaliyetin sert bir şekilde daralmasına neden oldu

Mart ayı içerisinde hizmetler sektörünün hızla zayıflamasına neden oldu.

Türkiye'nin ülke risk primi artarken TL'de değer kaybı görüldü, kur oynaklığı arttı.

Tüketici kredileri son aylarda ivme kaybediyor.

Ülkemizde de 2. çeyrek için belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor.

Salgının etki alanı Orta doğu ve Afrika ile Rusya ile ihracat pazarlarımızın da önümüzdeki dönem zayıf seyretmesi bekleniyor.

YILIN İKİNCİ YARISINDA TOPLAM TALEP KADEMELİ OLARAK TOPARLANACAKTIR

Cari işlemler dengesinin yıl boyunca ılımlı seyredeceğini tahmin ediyoruz

Son dönemde TL'deki değer kaybına rağmen uluslararası emtia fiyatlarındaki keskin düşüşler enflasyon görünümüne olumlu yansıyor.

TCMB 2020 TÜFE TAHMİNİNİ YÜZDE 8.2'DEN  YÜZDE 7.4'E ÇEKTİ

2020 yılı için gıda enflasyon tahminini yüzde 9.5 olarak güncelledik.

TCMB 2021 TÜFE TAHMİNİ YÜZDE 5.4


ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ TEMMUZ AYINDAN İTİBAREN HIZLANACAKTIR

Toplam talep koşullarının enflasyonu düşürücü etki gösterecek.

Yakın dönemde uygulamaya konulan parasal genişleme salgın sonrası toparlanmaya katkı yapacak.

Normalleşmeyle birlikte arz üzerindeki etkiler ortadan kalkacak yılın ikinci yarısından itibaren talebin kademeli toparlanacağını düşünüyoruz.

Talebin enflasyon üzerindeki etkileri belirgin hale gelecek ve temmuzdan itibaren enflasyondaki etkisi hızlanacak.

Hızlı toparlanma için alınan önlemler kritik önem taşıyor. Parasal tedbirlerimiz ekonominin üretim potansiyelini ve finansal istikrarı desteklemeyi hedefliyor.

Likiditeyi desteklemek için yaptığımız DİBS alımlarını açık iletişimle belirlenen limitlerde gerçekleştiriyoruz. İhraçların likiditesinin artmasını bekliyoruz.

Söz konusu tedbirlerin yanı sıra alınan mali tedbirler ve kredi arzı kredi büyümesine ilişkin aşağı yönlü riskleri sınırlıyor.

Salgın öncesi dönemde cari dengede sağlanan belirgin iyileşme ve şirketlerin yabancı para borcundaki düşüş, kamu borçluluğundaki düşük seyir bu dönemde Türkiye ekonomisinin direncini artıran unsurlar olarak öne çıkıyor.

DALGALI KUR SİSTEMİ DEVAM EDİYOR BİR DEĞİŞİKLİK YOK

Bu süreçte tahmin belirsizliği yüksek düzeyde

Dalgalı kur sistemi devam ediyor bir değişiklik yok.

ALINAN TEDBİRLER İŞSİZLİĞİ AZALTICI KATKILAR YAPACAKTIR

Kur hedefi var mı? Bunun olmadığını son bir iki aylık kur gelişmelerinden görebiliriz.

Kademeli bir şekilde kurda bir değişim ve TL'de değer kaybını kademeli olarak gördük.

Diğer ülkelerde de değer kaybı var. Bu bize yaşanan seviyede bize herhangi bir kurda seviye savunma hareket tarzı içinde olmadığımızı gösteriyor.

Son gelişmelerle birlikte reel kur seviyesi son dönemlerin en düşük seviyelerine yakın seyrediyor

Kur seviyesiyle ilgili bir savunma mekanizmamız yok

Kurdaki istikrarı önemsediğimizin altını çizmek istiyorum

Cari dengede yıl genelinde ılımlı bir seyir bekliyoruz.

TL swap işlemleri BDDK'nın yaptığı düzenleme sınırlama var orda. Daha çok dalgalanma yaratan spekülatif pozisyonların belli bir vadeye sıkışmasını önlemek. Burada tamamen sınırlanmış değil ama oldukça düşük seviyeye çekilmiş durumda.

Swap görüşmelerimiz anlaşmalarımız farklı bir durum. Yeni anlaşmalar noktasında görüşmelerimiz devam ediyor.

Portföy hareketleri ve çıkışları konusunda oldukça pozisyonlanmanın azaldığını ekstra satış baskısının da azaltıcı bir etkisi oldu.

Koronavirüs salgını öncesinde genele yaygın kredilerde bir iyileşme vardı. Salgın sonrası bankalar tarafında likit kalma tercih edildi. Kamu bankalarında kredi büyümesi hızlı bir şekilde devam etti. Kredi kanallarının açık kalmasını çok önemli buluyoruz.

Kamu bankaları ve diğer bankalar likidite konusunda sıkıntılı değiller

Ana eğilimi dikkate alarak enflasyondaki düşüşün kalıcılığını sağlayacak para politikasındaki duruşumuzu devam edeceğiz

Tahvil alım portföyümüzü önden yüklemeli işlemlerimizi yapmaya başladık ve yüzde 10 limitine yaklaştık.

İşsizlik fonu üzerinden alınan tahviller bu limitin dışında.

Son dönemde yaşanan gelişmeler aslında piyasada fonlama ve likidite ihtiyacını artırdı. Daha kalıcı likidite ihtiyacını karşılamak amacıyla tahvil alımları öne çıkıyor. Sistemin likidite ihtiyacını gidermede daha uygun bir adım.

Özel sektör tahvilleri gündemimizde değil.

Bizim attığımız adımlar belli hedeflere odaklı ve öngörülebilir adımlar. Enflasyonda daha çok toplam talep koşulları ve Emtia fiyatlarının aşağı yönlü baskısı olmasını bekliyoruz önümüzdeki dönemde.

IMF İLE HERHANGİ BİR KAYNAK YA DA SWAP GİRİŞİMİMİZ YOK

IMF son dönemde etkin bir şekilde etkin olmaya çalışıyor. Teknik yönden destek verme adımlarımız var.

KORONAVİRÜS SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ!    

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri