Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem 3. Sayfa 3 korkunç gölge! Fotomodel Hülya vahşice öldürüldü! Ne kesik başı bulundu ne de katili! | Son dakika haberleri

        Yıl 1991... Takvimler 15 Şubat'ı gösteriyordu. İstanbul soğuk ve kasvetli kış günlerinden birini yaşıyordu. Şehrin lüks ve elit yerleşim yerlerinden biri olan Etiler Levazım Siteleri'nde, akşam saatlerinde her zamanki gibi sokakta oyun oynayan çocukların dikkati, o bölgede daha önce hiç görmedikleri yabancı bir otomobile takıldı.

        HAREKETLİ DAKİKALAR

        Çevreyi kolaçan eden aracın içinden aceleyle inen üç gölge, sitenin hemen yakınındaki boş arsaya doğru karanlıkta hızlı adımlarla ilerledi. Ellerindeki ağır, buruşuk bir çuvalı hızla arsaya bırakıp arkalarına bile bakmadan otomobile binerek olay yerinden uzaklaştılar. Çocukların bu gizemli ve şüpheli durumdan kaçmayıp hemen polise haber vermesi, İstanbul Cinayet Büro dedektiflerini Türkiye genelinde aylarca konuşulacak, sırlarla dolu korkunç bir vahşetin tam ortasına çekecekti.

        REKLAM

        KAN DONDURAN MANZARA

        Kısa sürede olay yerine intikal eden asayiş ve cinayet ekipleri, çocukların gösterdiği boş arsadaki çuvalın etrafını şeritle çevirdi. Deneyimli dedektifler buruşuk çuvalın ağzını açtıklarında, meslek hayatlarında nadiren karşılaşacakları kan donduran bir manzara ile karşılaştı. Çuvalın içinden genç bir kadına ait cansız beden çıktı.

        BAŞI OLMAYAN KADIN CESEDİ

        Vahşetin boyutu ise çuvalın tamamen açılmasıyla netleşti; talihsiz kadının başı, vücudundan bir balta yardımıyla acımasızca kesilerek ayrılmıştı. Olay yeri inceleme uzmanlarının yaptığı ilk ve en kritik tespit, cesedin henüz sıcak olduğuydu. Bu durum, katillerin cinayeti çok kısa bir süre önce, muhtemelen başka bir yerde işlediğini ve tanınmasını engellemek amacıyla kadının başını da yanlarına alarak cesedi buraya attıklarını gösteriyordu.

        ETRAFTA KESİK BAŞ ARAMASI

        Cinayet Büro dedektifleri, vahşice katledilen kadının kesik başının katiller tarafından panikle yakın bir çevreye, belki de sitenin çalılıklarına veya çöplerine atılmış olabileceği ihtimali üzerine hemen harekete geçti. Bölge abluka altına alındı; el fenerleriyle arsadaki her taşın altına, her kuytu köşeye bakıldı. Ancak yapılan tüm aramalara rağmen ne balta ne de talihsiz kadının başı bulunabildi.

        REKLAM

        VE İLK SORU: BU KADIN KİMDİ?

        Polisin karşısında akıllara durgunluk veren bir vahşet, çözülmesi gereken devasa bir muamma duruyordu: Bu talihsiz kadın kimdi? Kimler tarafından, nasıl bir kinle öldürülüp buraya atılmıştı? Bir cinayeti çözmenin ilk kuralı maktulün kim olduğunu bulmaktı ve dedektiflerin ilk işi, bu başsız bedenin sahibini tespit etmek olacaktı.

        PARILTILI DÜNYANIN FOTOMODELİ ÇIKTI

        Cinayet masasının deneyimli dedektiflerinin, kimliği belirsiz bu cesedin sırrını çözmeleri için ellerinde sadece başsız kadının parmak izleri vardı. Tek umutları parmak izinin polis arşivinde olması ihitmaliydi. Bunun için hemen parmak izi ve arşiv taramalarına başladı. Yapılan titiz incelemeler acı gerçeği kısa sürede gün yüzüne çıkardı. Vahşice katledilen bu kişi, İstanbul sosyete gecelerinin vazgeçilmez yüzlerinden biri olan, bir dönem İsviçre’de de podyumlara çıkan 35 yaşındaki ünlü fotomodel Hülya Özel’di.

        SORUŞTURMA GENİŞLETİLDİ

        Bu bilgi üzerine Cinayet Büro Amirliği, Hülya Özel’in müzik ve magazin dünyasından ünlü sanatçılarla olan yakın ilişkilerini mercek altına aldı ve dönemin medyasında geniş yankı uyandıran bir "sanatçı operasyonu" başlattı. Birçok tanınmış ismin ifadesine başvurulacağı duyuruldu. Ancak soruşturmanın en büyük kördüğümü Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporla başladı. Uzmanlar, genç kadının başının ölüm gerçekleştikten sonra kesildiğini net bir şekilde tespit etse de, baş kısmı ortada olmadığı için ölümün tam olarak hangi yöntemle (boğulma, zehirlenme veya darp) gerçekleştiğini belirleyemedi.

        REKLAM

        İŞ İNSANI SEVGİLİSİ YAKIN TAKİBE ALINDI

        Soruşturmayı daha da derinleştiren dedektifler, Hülya Özel’in geçmişe dönük mali ilişkilerini ve defterlerini incelemeye aldı. Oklar, genç kadının patronu ve aynı zamanda sevgilisi olan İran uyruklu iş insanına dönmüştü. İddialara göre iş insanının Hülya Özel'e o dönemin parasıyla tam 60 milyon lira borcu vardı ve bu borç aralarında büyük bir krize neden olmuştu.

        Sürdürülen soruşturmanın ardından fotomodel Hülya cinayeti İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada görülmeye başlandı. Hülya’nın iş insanı sevgilisiyle birlikte toplam 3 kişi hakkında tasarlayarak adam öldürme suçundan idamları isteniyordu. Davanın en dikkat çekici anı ise tutuksuz yargılanan baş şüpheli sevgilinin hakim karşısındaki savunmasıydı. Suçlamaları kesin bir dille reddeden iş insanı "Hülya ile ilişkim oldu. Ama aramızda bir husumet yoktu. Fakat onun başını ben kesmedim, onu ben öldürmedim" diyerek suçsuz olduğunu iddia etti.

        SIR SEYAHATLER

        Mahkeme salonunda yankılanan ifadeler ve iddialar, dosyanın arkasındaki gizem perdesini her duruşmada daha da ağırlaştırdı. Duruşma salonuna gelen ve adaletin yerini bulmasını isteyen talihsiz kadının babası, mahkeme heyetine karanlık bir iddia da bulundu. Baba Özel, o gün gazetelere yansıyan duruşmadaki iddialarına göre kızının bu İranlı sevgilisinin yanında çalışmaya başladıktan sonra şüpheli ile sık aralıklarla tam 3 kez Yugoslavya, İsviçre ve Mısır’a gidip geldiğini açıkladı.

        REKLAM

        BERAAT KARARI ÇIKTI

        Acılı baba, "Birileri benim kızımı fena kullanmış. Hülya, bu gizemli yurt dışı seyahatlerinde bazı karanlık odakların uluslararası kuryeliğini yapmış olabilir, cinayet bu yüzden işlendi" diyerek olayın basit bir cinayet olmadığını, arkasında uluslararası bir şebekenin olabileceğini işaret etti. Ancak mahkeme, bu iddiaları destekleyecek somut delillerin dosyaya girmemesi ve mevcut bulguların yetersiz kalması sebebiyle, aylar süren yargılamanın sonunda tüm şüpheliler hakkında "delil yetersizliği" gerekçesiyle beraat kararı verdi.

        ACILI BABANIN FERYADI

        Bu karar gündeme bomba gibi düştü. Şüphelilerin tek tek beraat ederek salondan çıkmasıyla adeta yıkılan baba Özel, hukuki mücadelesini bırakmadı. Ancak verilen beraat kararı tüm umut kapılarını kapattı.

        Kızının cansız bedeninin, sanıklardan birinin evinin hemen birkaç sokak ötesinde bulunduğunu hatırlatan acılı baba, basına verdiği demeçlerde isyan etti: "Bu cinayetin üzerine yeterince gidilmedi. Kızımın haklarını savunsun diye kapısını çaldığım 7 farklı avukat da bana, hiç boşuna uğraşma' diyerek davayı almadı." Bu adalet arayışı sırasında sürekli meçhul gölgeler tarafından takip edildiğini ve baskı altına alındığını belirten baba Özel, kendisine sık sık gizli numaralardan, "Bu işi fazla kurcalama, yoksa kendi başına da büyük bela alırsın" şeklinde tehdit telefonları geldiğini dile getirdi.

        YILLAR GEÇTİ, NE KESİK BAŞI NE KATİLİ BULUNDU

        Etiler'in göbeğinde bir çöplük arazisine bırakılan çuvalla başlayan, lüks yaşam tarzından uluslararası kuryelik ve mafyatik iddialardaki ilişkilere uzanan fotomodel Hülya Özel vakası, 1991 yılında Türkiye gündemini sarsan bir cinayet dosyası oldu. Aylarca konuşulan ve suç tarihine en karanlık, en çözülemeyen faili meçhul dosyalarından biri olarak geçti. Hukuki açıdan zaman aşımı süreleri çoktan doldu, açılan davalar kapandı, şüpheli olduğu iddia edilen kişiler beraat kararı alarak serbest kaldı. O vahşi kış gecesinden bugüne uzanan karanlıkta, talihsiz kadının ne kesik başı bulunabildi, ne de katili...

        ÖNERİLEN VİDEO

        Hastaya yumruk attığı iddiasıyla doktora dava

        HATAY'ın Kırıkhan ilçesinde hastanenin acil servise gelen Mustafa Kuşkonmaz'a (31) yumruk attığı iddiasıyla doktor Furkan V. (33) hakkında 'Basit yaralama' suçundan dava açıldı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ