Tolgay, Oğuzhan ve Cenk'in talipleri var!
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, yaklaşan transfer dönemi öncesinde açıklamalar yaptı.
Şampiyonlar Ligi'nde G Grubu'nda yer alan siyah-beyazlılar, Devler Ligi'nde yoluna namağlup olarak devam ederken camiada hedef yükseltildi.
Fanatik'e açıklamalar yapan Başkan Orman Cenk Tosun, Oğuzhan Özyakup ve Tolgay Arslan'la ilgili konuştu.
3 oyuncunun da talipleri olduğunu vurgulayan Orman, planlarından bahsetti. İşte Orman'ın açıklamaları:
"Cenk’in de Oğuzhan ve Tolgay’ın da talipleri var. Ancak öyle iyi çocuklar ki... Bu çocukların hepsi pırlanta gibi. Satmaya kıyamam!"
"Ancak biz bir profesyonel takımız. Şimdilik Ocak ayına kadar sadece tüm maçları kazanmaya odaklandık."
"Ara transfer dönemi geldiğinde duygusallığı bir kenara koyup her şeyi değerlendiririz. Zamanı gelince oturup tekliflere bakarız”
Öte yandan Fotomaç'ta yer alan habere göre Oğuzhan Özyakup için teklifleri değerlendirme noktasına gelen siyah-beyazlıların kapısını çalan ilk kulüp Everton oldu.
Premier Lig'de Ronald Koeman'la yollarını ayıran Everton, sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Oğuzhan için menajerler aracılığıyla teklifte bulundu.
İngiliz ekibinin milli oyuncuyla ilgilendiği ve görüşmelerde bulunmak için resmi yetki belgesi istendi.
Beşiktaş yönetimi Oğuzhan ve menajeri ile görüşme yapılabilmesi için Everton'a belgeyi verdi.
İki taraf arasında yapılacak görüşmelerden bir anlaşma çıkarsa, siyah-beyazlılarda Oğuzhan için rakamı belirleyecek.
Teklifi İngiltere'den değerlendiren Daily Star gazetesinden Simon Mulloch, "Everton. 4-5-1 sistemiyle oynuyor ancak halen gol yollarında zorlanıyor. Rooney'yi kullanmakta da zorlanıyorlar, Oğuzhan takımı ayağa kaldırabilir" yorumunu yaptı.
İNGİLTERE GEÇMİŞİ VAR!
Hollanda'da Zaandam'da dünyaya gelen Oğuzhan, 2008 yılında Arenal'in altyapısına transfer olmuştu. Milli futbolcu 2011 yılında ise A Takım'a yükseldi.
Oğuzhan İngiltere günleri için FourFourTwo'ya şunları demişti:
"Henüz 15 yaşımdaydım. İlk üç ay U-16 ve U-18 arasında gidip geldim. O yaşta tek paslarla çift kale maç yapıyorlardı. İdmanda dar alanda maç yaparken yasaklar koyuyorlardı. İlk kural ileriye oynamaktı. Çok sıkışırsan geriye oynayabilirsin, onda da tek pas yapmak zorundasın."
"Bir gün dediklerini yapmadım, hoca herkesin içinde bana bağırdı. Biraz bozulmuştum. Sonra odasına çağırıp oyun felsefelerinin bu olduğunu anlattı. O günden beri ileriye oynamaktan başka bir şey düşünmüyorum. Bu sayede de hücumda bir adım ötesini görebiliyorum."