Kimse Harvard Üniversitesi’nde bir grup öğrencinin sosyalleşmek için kurduğu sitenin 2 milyar kullanıcıya erişeceğini tahmin edemezdi. Facebook başta herkesin ilgisini çekti. Fakat kullanıcılar tüm hayatını Facebook’tan paylaştıkça güvenlik şüpheleri arttı. Patlak veren skandalsa malumun ilamıydı. Danışmanlık şirketi Cambridge Analytica’nın bir uygulamayla 87 milyon Facebook kullanıcısının verilerine eriştiği ortaya çıktı. Veriler siyasilerle paylaşılıyordu. Konu bize uzak görünebilir ama öyle değil. Türkiye’de yaklaşık 50 milyon kullanıcı var. Konuyu bir bilgi gizliliği uzmanıyla, Marc Rotenberg’le konuştuk. Rotenberg hukukçu, Georgetown Üniversitesi’nde ders veriyor. Elektronik Gizlilik Bilgi Merkezi’nin (EPIC) başında. Zuckerberg aleyhine kampanya yürüttü, dava açtı. Yani yıllardır Facebook’un ensesinde.

- Facebook’un kullanıcılarını izinsiz takip etmesinin boyutu ne?

Hem kullanıcılarının hem de kullanıcısı olmayan şahısların detaylı bir profilini çıkarıyor ve saklıyor. Tuttukları veriyi ölçmek çok zor. Ama Facebook’ta her bir sayfaya tıkladığınızda kaydediyorlar. Ya da Messenger’da her mesajlaştığınızda... Dahası görüntülü görüşmeleriniz bile kaydediliyor. Kullanıcıların tahmin ettiğinden çok daha fazla bilgi kayda geçiyor.

‘FACEBOOK KULLANMAYANLARIN DA BİLGİLERİ TOPLANIYOR’

- “Kullanıcı olmayanların da bilgileri kaydediliyor” dediniz. Nasıl?

Mesela kişiler listeniz yoluyla. Bu listede Facebook kullanıcısı olmayan kişilerin isimleri olabiliyor. Facebook ya da uygulamalar bu listeleri ele geçirebiliyor ve pek çok bilgi elde edebiliyorlar.

‘KİŞİ ETİKETLEYEREK KİMLİKLERİ FACEBOOK’A VERİYORSUNUZ’

- Yani bir dağın başında, teknolojiden uzak yaşamıyorsanız Facebook neredeyse herkesi izliyor!

Kesinlikle. Çok ciddi olduğunu düşündüğümüz bir durum daha var. Facebook yüz tanıma için çok gelişmiş teknikler geliştirdi. Bir fotoğraf paylaşıyorsunuz. Önce görüntüyü tespit ediyor, sonra veritabanıyla karşılaştırıyor. Kullanıcılar da Facebook’a yardım ediyor. Her seferinde bir arkadaşınızı etiketlediğinizde, Facebook’a şu bilgiyi veriyorsunuz: “Evet, bu kişi benim arkadaşım.” Yüz tanıma sistemleri sayesinde, kimliğini açık etmek istemeyen kişilerin kimliğini belirleme kapasitesine sahip bir başka şirket yok! Çok büyük güvenlik açığı.

- Facebook yapay zekâ kullanarak benimle ilgili neler öğrenebilir?

Öncelikle yapay zekâ kelimesinin sihrini bu konudan ayırmamız gerek.

- Algoritma diyelim o zaman...

Evet. Aslında bahsettiğimiz şey pek çok bilgiyi analiz etmek için bilgisayar gücünü kullanmak. Facebook aslında reklamveren şirketlere karşı kullanıcılarının ticari değerini artırmaya çalışıyor. Tam da bu nedenle yatırımcılar şirkete çok değer veriyor. Facebook’un 2.2 milyar kullanıcısı var, her kişiden yılda 40-50 dolarlık reklam geliri elde etse şirket 80 ya da 100 milyar dolarlık bir değere ulaşıyor. Eğer bir kullanıcı 50 yerine 70 dolarlık bir gelir getirirse şirketin değeri de artar. Facebook bu nedenle sürekli reklam verici şirketlere, kullanıcısına bir ürün aldırmakta ne kadar etkili olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.

‘BİLGİNİZİ GİZLİCE REKLAMVERENE SATIYOR’

- Tüketici profili çıkarmak için özellikle hangi bilgilere ulaşıyorlar?

Mesela yeme alışkanlıklarınız. Vejetaryensiniz, Facebook’ta hikâyenizde ya da Messenger’da birileriyle “Burada çok iyi bir vejetaryan restoran buldum” bilgisini paylaştınız. Facebook, arkadaşlarınızla paylaştığınız o bilgiye bakıyor ve “Aha şimdi bu kişiye vegan restoranların reklamlarını göstermeye başlayacağız” diyor. Yani sizin bilginizi reklamverene satıyor.

- Örneğin bir sağlık endişem var. Ya da cinsel kimliğimi saklıyorum ama ona göre paylaşımlar yapıyorum. Kısacası Zuckerberg annenizden bile çok şey biliyor, değil mi?

Annenizle ilişkinizi bilemem tabii ama kesinlikle daha çok şey biliyor. Büyük resim çok ilginç, gizlice profilimiz çıkarılıyor. Google ve Facebook’a karşı doğru düzgün bir kontrol mekanizması da yok, elimizde sadece kamuoyu baskısı var.

‘İSTİHBARAT BÜYÜK İHTİMALLE FACEBOOK’TAN BİLGİ ALIYOR’

- Zuckerberg bu bilgileri sadece ticari amaç için mi kullanıyor? Olayın istihbarat boyutu ne?

Tabii ki kolluk kuvvetlerinin Facebook bilgilerine erişme mevzusu da var. Facebook insanlar hakkında muazzam bir bilgi kaynağının üzerinde oturuyor. Mesela bir arkadaşınız şizi fotoğrafta etiketliyor, hangi saatte nerede olduğunuz bilgisini de ekliyor. İstihbaratın, polisin Facebook’a gidip “Bu noktada şu saatte bir suç işlendi. O saatte orada olan herkesin isimlerini istiyoruz” demesi büyük ihtimal.

‘KULLANICILARI DEĞİL REKLAMVERENLERİ KORUYOR’

- Facebook siyasetçilerin de iştahını kabartıyor. Çünkü seçmen profiline erişmek istiyorlar. Cambridge Analytica skandalında gördüğümüz de bu değil miydi?

Evet. Amerika’da insanlar bilgi güvenliği konusunda artık çok endişeli çünkü seçim döneminde maruz kaldıkları bilgilerin bir kısmı gerçekten manipüle edilmişti. Bir başka konu da şu: Facebook kullanıcıları hakkında çok şey biliyor ama müşterileri söz konusu olunca neredeyse kör. Reklamları sayfamızda görüyoruz ama o reklama kimin para verdiğini, neden onun bana gösterildiğini bilmiyoruz. Facebook reklamverenlerini müşteri olarak görüyor. Bu nedenle onların mahremiyetini koruyor.

- Tüm bu düzenin içerisinde uygulamaların yeri ne?

Reklamverenler bilgiye doğrudan erişmiyor. Facebook’a gidiyor ve “Reklamımızı göstermek istediğimiz hedef kitle bunlar” diyorlar. Ama uygulama geliştirenler Facebook’taki bilgilere doğrudan erişebiliyor. Yıllar boyunca biriktirdikleri bilginin miktarını bir düşünün. Pek çok kişinin anlamadığı şu: Bir uygulama indirdiğinizde, uygulama sadece sizin kişisel bilgilerinizi değil arkadaşlarınızın bilgilerini de ele geçiriyor. Yani arkadaşlarınızın bilgilerini altın tepside sunuyorsunuz. Bence uygulama geliştiricilerinin bilgilere erişimi minimuma indirilmeli.

‘FACEBOOK SİTEDEN ÇIKTIKTAN SONRA DA SİZİ TAKİP EDİYOR’

- Facebook’un çevrimiçi faaliyetleri çevrimdışı olanlarla eşleştirdiğini biliyoruz. Bu nasıl işliyor?

Az evvel Facebook reklamverenlere ne kadar etkili bir araç olduğunu kanıtlamaya çalışıyor, gelirini böyle artırıyor demiştim. Eşleştirme meselesi de bununla ilgili. Reklamverenlere “Bakın sizin reklamınızı gören kullanıcılar gidip sizin ürününüzü satın aldı” sözünü kanıtlamak istiyor. Peki nasıl yapıyor? Reklamı gören kişinin profilini ve bilgilerini milyarlarca kredi kartı kayıtlarıyla karşılaştırıyorlar. Yani reklamı gören kullanıcının o alışverişi yaptığını kanıtlıyorlar. Kimse bahsetmiyor ama Facebook meselesi sadece, o sitede çevrimiçi olarak ne yaptığınızla ilgili değil. Aynı zamanda Facebook’tan çıkıp bir başka internet sitesine girip orada kullandığınız kredi kartıyla da ilgili. Bir kahve aldığınızda, o reklamı veren kahve şirketine dönüp “Bakın reklamımızı gördüğü için kahvenizi satın aldı” diyor.

 

FELAKET SENARYOSU: TEKNO-OTORİTER DEVLETLER

- Zuckerberg’in kongrede verdiği ifadeleri nasıl buldunuz?

Her zaman dürüst değildi. Kongre üyelerinin bazıları çok iyi sorular yöneltti, o sorulara açık cevaplar verdiğini düşünmüyorum. Mesela “Facebook profilimizi istesek, hakkımızda toplanan tüm verileri bizimle paylaşır mısınız?” sorusu defalarca gündeme geldi. Bu soruya hep aynı yanıtı verdi: “Size ait bilgileri paylaşırız.” Bu çok ilginç çünkü kastettiği bizim gönüllü, açık olarak paylaştığımız bilgiler, yani “postlarımız”. Fakat asıl istediğimiz bilgiler mesela tıkladığımızda kaydedilen linkler.

- Hep Facebook’tan konuşuyoruz ama ya Twitter?

Twitter Facebook kadar bilgi yoğun bir site değil. Fakat Twitter da reklam alıyor, gelecekte kullanıcıları hakkında bilgi toplamak için daha çok şey yapacaktır.

‘GİZLİLİK AYARLARINI SÜREKLİ DEĞİŞTİRİYORLAR’

- “Kullanıcılar bilgilerini korumak için ne yapmalı?” yerine “Facebook nasıl korumalı?” denilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz. Neden?

Bir şirkete bilgilerinizi veriyorsanız, bilgi üzerinde kontrolünüzü kaybedersiniz ve şirketin onları koruyacağını düşünürsünüz değil mi? İlk zamanlarda gizlilik ayarlarının işe yarayacağını düşünüyordum. Fakat kısa süre içerisinde Facebook’un ayarları sürekli değiştirdiğini öğrendim. Kurum olarak meseleyi yargıya götürdük, çok ünlü bir dava.

- Hükümetlere ne öneriyorsunuz?

Avrupa Birliği’nin gizlilik yasaları herkese örnek olmalı. Çok karmaşık ama şirketler vatandaşlar hakkında bilgi topladığında bazı yükümlülükleri oluyor. Bireylere de “Eğer bazı bilgilerinizi paylaşıyorsanız, yasal haklarınız var” diyor.

- Kişisel bilgilerin güvenliği, yalan haberlerin yayılması gibi mevzuların önüne geçilemezse felaket senaryosu ne olur?

Demokratik kurumların geleceğinden endişeliyim. İleride kurumların çok küçülmesiyle beraber bu tür teknoloji şirketleri üzerinde kamu denetiminin kalmayabileceğini düşünüyorum. O zaman çok farklı bir sistemin içinde yaşarız.

- Nasıl bir sistem?

Bunun için güzel bir terim uydurmalıyım: Distopik, tekno-otoriter devlet!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

Sen de Düşüncelerini Paylaş!
2000
  • Misafir 16 Nisan 2018 Pazartesi 13:06
    Sosyal medya adı altında kullanılan tüm uygulamalar yasaklanmalıdır Çoğu insan bağımlı hale geldi evlilikler ilişkiler in çoğu bu uygulamalardan dolayı sonlanıyor.Cumhurbaşkanı bu konuyada el atar inşallah
  • Misafir 16 Nisan 2018 Pazartesi 12:24
    bu şirket bu zaten bu çocuğun değil abd devletinin
  • Misafir 16 Nisan 2018 Pazartesi 12:20
    keşke tüm dünyada sosyal ağlar çökse ve geri gelmese de insanlar akşamları çekirdek çitleyip sohbet edip tv izlese.milletin işi gücü sosyal ağ olmuş.
Tüm yorumları göster(43)
Kalan karakter : 2000
adblock
Adblocker kullanıyorsunuz.

Değerli okurumuz,
Farkında olarak veya olmayarak Adblocker (Reklam Engelleyici) kullanarak sitemizi ziyaret etmektesiniz. Habertürk olarak size en hızlı, en doğru ve en tarafsız haberleri sunmak için büyük bir ekiple çalışıyor ve yılda yüz binlerce haber üretip beğeninize sunuyoruz. Bizim de bu kapsamda maliyetlerimizi karşılayabildiğimiz tek gelir kalemimiz, internet reklamları.

Elimizden geldiğince bu reklamların sizi rahatsız etmemesi için azami özen göstermeye çalışıyoruz.

Bu kapsamda AdBlock (Reklam Engelleme) aracınızda haberturk.com alan adını beyaz listeye almanızı, veya bu alan adında engelleyiciyi kapatmanızı ve tüm internet sektörünün sağlıklı gelişimi için Adblock aracınızı kaldırmanızı rica ediyoruz.

Bunun karşılığında gösterdiğimiz reklamları okuma deneyiminizi rahatsız etmeyecek şekilde azaltacağımıza söz veriyoruz.